Necmettin Erbakan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 23. Başbakanı olarak 1926 ile 2011 yılları arasında yaşamış, ülkede yeni bir siyasi dönem başlatan önemli bir devlet adamıdır. Hem üniversite kürsülerinde başarılı bir akademisyen hem de sanayide uzman bir makine yüksek mühendisi olarak görev alan Erbakan, geliştirdiği Millî Görüş ideolojisiyle Türk siyasi hayatına uzun yıllar boyunca yön vermiştir. Siyaset sahnesinde başbakan yardımcılığı ve başbakanlık gibi en üst düzey makamlarda bulunan lider, aldığı kararlarla toplumsal dönüşümü tetiklemiştir.
Akademiden Siyasete Uzanan Yol ve Koalisyon Dönemi
Necmettin Erbakan, mesleki kariyerine makine yüksek mühendisi unvanıyla başlayarak akademik alanda önemli çalışmalara imza atmıştır. Mühendislik kariyerindeki teknik uzmanlığını akademik bir vizyonla birleştiren Necmettin Erbakan, ülkenin kalkınma hedeflerine bu doğrultuda katkı sunmuştur. Bilimsel kimliğini siyasi hedefleriyle birleştiren Erbakan, Türkiye’nin kalkınma mücadelesinde aktif bir rol oynamayı amaçlamıştır. Onun siyasi arenadaki ilk büyük yükselişi, 1974 yılında gerçekleşmiştir. Bu dönemde, Bülent Ecevit liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ile kurulan koalisyon hükûmetinde yer almıştır. Erbakan bu ortaklıkta başbakan yardımcısı ve devlet bakanı sorumluluklarını üstlenmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi ile yürütülen bu koalisyon ortaklığı, farklı siyasi akımların bir araya gelmesi açısından önemli bir deneyim oluşturmuştur.
Erbakan’ın bu dönemdeki başlıca siyasi gelişmeleri şunlardır:
- Cumhuriyet Halk Partisi koalisyonunda başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı yapması,
- 1974 Genel Affı kararını desteklemesi,
- Kıbrıs Harekâtı’na yönelik güçlü desteği.
Necmettin Erbakan, koalisyon hükümetinin aldığı 1974 Genel Affı kararına güçlü destek vermiştir. Aynı zamanda, Kıbrıs Harekâtı’nın gerçekleştirilmesinde ve kararlılıkla uygulanmasında çok aktif ve destekleyici bir tavır takınmıştır. Kıbrıs Harekâtı’na verilen güçlü destek, hem hükümetin hem de Erbakan'ın siyasi duruşunu pekiştirmiştir. Bu tarihi askeri operasyon, Erbakan’ın siyasi kimliğinin en belirgin dönüm noktalarından biri haline gelmiştir.
Başbakanlık Dönemi ve 28 Şubat Süreci
Necmettin Erbakan, kurucusu olduğu Millî Görüş hareketinin temsilcisi olarak 1996 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmuştur. Onun başbakanlık görevi, 28 Haziran 1996 tarihinde resmen başlamıştır. Bu süreçte Erbakan, ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını şekillendirmek amacıyla yoğun bir çalışma programı yürütmüştür. Ancak bu görev, Türk siyasi tarihinin en tartışmalı dönemlerinden birinin gölgesinde kalmıştır. Başbakanlık makamındaki hizmeti, 30 Haziran 1997 tarihine kadar devam edebilmiştir. Türkiye, bu dönemde 28 Şubat Süreci olarak adlandırılan olağanüstü askeri ve siyasi bir krizle karşı karşıya kalmıştır. 28 Şubat Süreci, Türkiye'nin siyasi dengelerini derinden sarsan bir askeri müdahale olarak tarihe geçmiştir. Bu süreçte yaşanan baskılar, demokratik teamüllerin askıya alınmasına yol açmıştır. Söz konusu süreçte Erbakan, başbakanlık görevinden istifa etmeye zorlanmıştır. Bu gelişmenin ardından, liderliğini yaptığı siyasi parti de mahkeme kararıyla kapatılmıştır. Ayrıca, Erbakan hakkında beş yıl süreyle siyaset yapma yasağı getirilerek siyasi faaliyetleri tamamen engellenmiştir. Siyaset yasağının uygulandığı bu beş yıllık dönemde Erbakan, doğrudan siyasi faaliyette bulunamamıştır. Bu karar, Millî Görüş hareketinin ve Erbakan’ın siyasi hayatında derin izler bırakan büyük bir darbe olmuştur.
Hukuki Mücadeleler ve Erbakan’ın Mirası
Siyaset yasağının yanı sıra Necmettin Erbakan, hukuki alanda da ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalmıştır. Kamuoyunda Kayıp Trilyon Davası olarak bilinen yargılama süreçleri, onun hayatındaki en zorlu sınavlardan biri olmuştur. Bu davanın sonucunda Erbakan, mahkeme tarafından 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Yaşadığı tüm bu yasal engellere, siyasi yasaklara ve cezalara rağmen Necmettin Erbakan, kurduğu ideolojik taban ve destekçileri üzerindeki etkisini hiçbir zaman yitirmeyerek siyasetin merkezinde kalmayı başarmıştır. Millî Görüş hareketi, onun belirlediği prensipler doğrultusunda Türk siyasetinde etkili bir aktör olmaya devam etmiştir. Akademisyen kimliği, yüksek mühendislik vizyonu ve sarsılmaz siyasi kararlılığıyla tanınan Necmettin Erbakan, karşılaştığı bütün zorluklara rağmen inandığı değerler uğruna mücadelesini 2011 yılındaki vefatına kadar sürdürmüştür. Onun bıraktığı miras, Türkiye’nin modern siyasi tarihindeki en köklü akımlardan biri olarak kabul edilmektedir.
