İçeriğe Atla
Keçecizade Fuad Paşa fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Keçecizade Fuad Paşa Kimdir?

Tanzimat döneminin dahi sadrazamı Keçecizade Fuad Paşa (1815-İstanbul), Kırım Savaşı ve mülteci krizinde üstün diplomatik dehasıyla Osmanlı'yı korudu.

Diğer adlar: Mehmed Fuad, Mehmed Fuad Efendi

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Keçecizade Fuad Paşa Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı dönemlerinden biri olan Tanzimat devrinde, devletin kaderini tayin eden en önemli üç siyasi aktörden biri olan Keçecizade Fuad Paşa, 17 Ocak 1815 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı Mehmed Fuad olan bu dahi diplomat, köklü bir aileden geliyordu; babası ünlü şair Keçecizade İzzet Molla, dedesi ise Rumeli Kazaskeri Mehmed Salih Efendi'ydi. Anne tarafı da Osmanlı tarihinin kudretli isimlerinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya dayanmaktaydı. İlk eğitimini aile geleneğine uygun olarak ilmiye sınıfında alan Mehmed Fuad, Arapça ve Farsça öğrenerek Müderrislik unvanını elde etti. Ancak yenilikçi vizyonu onu, Fransça eğitimli ve Fransça ile olan ilişkilerde diliyle öne çıkacağı Tıbbiye Mektebi'ne yönlendirdi. Burada kazandığı Fransça lisan becerisi, onun gelecekteki parlak hariciye kariyerinin en sağlam temellerinden birini oluşturdu. Okulu doktor yüzbaşı olarak tamamladıktan sonra ilk görev yeri olan Trablusgarp'a tayin edildi.

Trablusgarp dönüşünde, dönemin büyük ıslahatçısı Koca Mustafa Reşid Paşa'nın teşvikiyle siyasi hayata adım attı. 1837 yılında Bab-ı Ali Tercüme Kalemi'nde memuriyete başlayan Fuad Efendi, dil yeteneği sayesinde basamakları hızla tırmandı. Sadece iki yıl sonra, 1839'da mütercim-i evvelliğe yükseldi. Diplomatik dehasını uluslararası alanda kanıtlaması gecikmedi; 1840 Şubat ayında Londra Büyükelçiliği Başkâtipliği vazifesiyle İngiltere'ye gönderildi ve burada iki yıl boyunca önemli tecvübeler kazandı, bir dönem maslahatgüzar olarak da görev yaptı. 1844 yılında, Padişah I. Abdülmecit'in özel mektubunu İspanya Kraliçesi II. Isabella'ya (Elizabeth) sunmak üzere Madrid'e elçi olarak gönderildi. Aynı seyahat kapsamında Portekiz'e geçerek buranın genç kraliçesine padişahın selamlarını iletme vazifesini de üstlendi. İber Yarımadası'nda geçirdiği bir yılı aşkın süre, onun Avrupalı diplomatik çevrelerde tanınmasını sağladı.

Temmuz 1845'te ülkeye dönerek Dîvân-ı Hümâyun tercümanlığı koltuğuna oturan seçkin bürokrat, 18 Şubat 1847'de ise Dîvân-ı Hümâyun amedcisi oldu. Avrupa'daki 1848 ihtilallerinin dalgaları Eflak'a ulaştığında, asayişi tesis etmek üzere fevkalade yetkilerle Bükreş'e gönderildi. Bu süreçte yaşanan mülteci krizi, Osmanlı Devleti ile Avusturya ve Rusya İmparatorluklarını savaşın eşiğine getirdi. Osmanlı'ya sığınan Macar ve Leh milliyetçilerinin iadesini reddeden Babıali, Rusya Çarı I. Nikola nezdine Fuad Efendi'yi fevkalade murahhas büyükelçi unvanıyla gönderdi. Petersburg'a 5 Ekim 1849'da varan diplomat, Çar ile yürüttığü kritik müzakereler neticesinde krizi barışçıl yollarla çözmeyi başardı. Bu muazzam zaferin ardından 29 Kasım 1849'da sadâret müsteşarlığına yükseltildi ve 11 Nisan 1850'de başkente döndüğünde padişah tarafından İmtiyaz Nişanı ile ödüllendirildi.

Diplomasi Arenasında Parlayan Bir Yıldız

Bursa'daki bir aylık romatizma tedavisinin ardından İstanbul'a dönen başarılı devlet adamı, Encümen-i Dâniş kurulunda dâhilî üye olarak yer aldı. Reformcu kişiliğiyle 6 Nisan 1852'de Mısır'daki idari düzenlemeleri görüşmek üzere Kahire'ye gönderildi. Mısır Valisi I. Abbas Hilmi Paşa ile yürüttığü çetin müzakereler sonucu, Mısır'ın yıllık vergisini 60 bin keseden 80 bin keseye çıkarma başarısını gösterdi. Bu başarının hemen ardından, 9 Ağustos 1852'de Hariciye Nazırlığı görevine getirildi. Kırım Savaşı'nın en sıcak günlerinde dış politikayı başarıyla yönetti ve savaşı nihayete erdiren Paris Antlaşması müzakereelerinde Osmanlı delegasyonunun başında yer aldı. Fransa yanlısı diplomatik çizgisi nedeniyle İngiltere'nin siyasi baskıları sonucu 1856'da görevinden uzaklaştırılsa da, 1858'de yeniden aynı makama dönmeyi başardı. 1860 yılında patlak veren Lübnan ve Suriye isyanlarını bastırmak amacıyla Şam Valisi olarak görevlendirildi; sert ve kararlı adımlarla asayişi yeniden sağladı.

Sadrazamlık Yılları ve Mali Reform Girişimleri

Sultan I. Abdülmecit'in vefatı ürerine tahta çıkan Sultan Abdülaziz döneminde de yıldızı parlamaya devam eden Fuad Paşa, 15 Temmuz 1861'de yeni kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye başkanlığına atandı. Çok geçmeden, 22 Kasım 1861'de ilk defa Sadrazamlık makamına getirildi. Hazineyi doğrudan kontrolü altına alarak, yedi yıldır biriken büyük mali buhranı aşmak için kapsamlı bir reform programı hazırladı. Bütçe açığını kapatmak amacıyla hazırladığı kapsamlı raporda şu kritik tedbirleri önerdi:

  • Kağıt paranın tedavülden kaldırılarak para biriminin istikrara kavuşturulması,
  • Devlet harcamalarındaki israfın önlenerek tasarruf tedbirlerinin sıkılaştırılması,
  • Devlet gelirlerini artırmak amacıyla tuz ve tütüne yeni vergiler konulması.

İngiltere'den alınan dış borçlanma ile kağıt parayı tedavülden kaldırmayı başarsa da, Rumeli'deki milliyetçi hareketlerin yarattığı istikrarsızlık ve giderlerin kontrol altına alınamaması sebebiyle 2 Ocak 1863'te istifa etti. Kısa bir süre sonra, 1 Haziran 1863'te Seraskerlik unvanını da koruyarak ikinci kez sadrazamlık koltuğuna oturdu.

Siyasi Duruşu ve Nice'teki Son Günler

İkinci sadrazamlığı döneminde talihsiz olaylar da yaşayan paşa, Şehzadebaşı'ndaki konağının yanması ürerine taşındığı yeni konağının da yanmasıyla sarsıldı. Bunun ürerine Sultan Abdülaziz, kendisi için Beyazıt'ta kâgir bir bina inşa ettirerek tahsis etti. Devlet idaresindeki dik duruşuyla bilinen Fuad Paşa, Sultan Abdülaziz'in Mısır Hidivi İsmail Paşa'nın kızıyla evlenme niyetine karşı çıkınca 5 Haziran 1866'da sadrazamlıktan azledildi. Ancak diplomatik tecrübesine duyulan ihtiyaç nedeniyle 1867'de üçüncü kez Hariciye Nazırlığına getirildi. Kalp rahatsızlığı nedeniyle kışı geçirmek üzere gittiği Fransa'nın Nice kentinde, 12 Şubat 1869 tarihinde 54 yaşında hayatını kaybetti. Naaşı, Fransız hükümetinin tahsis ettiği bir savaş gemisiyle İstanbul'a getirilerek Sultanahmet'teki Peykhane Caddesi'nde inşa ettirdiği caminin haziresine defnedildi. İmparatorluğun en zorlu döneminde sergilediği diplomatik deha, ardında derin bir miras bıraktı.

Sıkça Sorulan Sorular

Keçecizade Fuad Paşa kimdir?

Tanzimat döneminin dahi sadrazamı Keçecizade Fuad Paşa (1815-İstanbul), Kırım Savaşı ve mülteci krizinde üstün diplomatik dehasıyla Osmanlı'yı korudu.

Keçecizade Fuad Paşa ne zaman doğdu?

Keçecizade Fuad Paşa, 17 Ocak 1815 tarihinde doğdu.

Keçecizade Fuad Paşa nerede doğdu?

Keçecizade Fuad Paşa İstanbul doğumludur.

Keçecizade Fuad Paşa ne zaman vefat etti?

Keçecizade Fuad Paşa 12 Şubat 1869 tarihinde hayatını kaybetti.

Keçecizade Fuad Paşa hangi alanda tanınır?

Keçecizade Fuad Paşa, Sadrazam olarak tanınır.