Türk spor tarihinin önemli isimlerinden biri olan eski millî boksör Kibar Tatar, 15 Kasım 1968 tarihinde Kars'ta dünyaya gözlerini açtı. Boks kariyerine genç yaşta adım atan Tatar, aynı zamanda ringlerde sergilediği üstün mücadeleyle Türkiye'nin uluslararası boks başarılarına büyük katkı sağladı. Ülkesini Seul Olimpiyat Oyunları'nda temsil ederek adını altın harflerle yazdıran sporcu, kariyeri boyunca hem kulüp bazında hem de millî formayla çok sayıda başarı elde etti. Aktif dövüş hayatını sonlandırdıktan sonra antrenörlüğe yönelerek boks dünyasına yeni şampiyonlar kazandırdı.
Fenerbahçe Yılları ve Türkiye Şampiyonlukları
Kibar Tatar, boks yaşantısının ilk adımlarını 1983 senesinde Fenerbahçe kulübünün çatısı altında attı. Sarı-lacivertli renklere kısa sürede uyum sağladı. Ringlerdeki yeteneğiyle adından söz ettirmeyi başardı. Tatar, 1985 yılında hem İstanbul şampiyonluğuna ulaştı hem de takımıyla beraber ilk Türkiye şampiyonluğunu kazandı. Bireysel olarak 57 kilo kategorisinde ringe çıkan genç boksör, sergilediği üstün mücadeleyle Türkiye birincisi olma başarısını gösterdi.
Bu büyük zafer, uzun sürecek bir egemenliğin sadece başlangıcıydı. Tatar, 57 kilodaki Türkiye şampiyonluğu unvanını 1995 yılına kadar aralıksız korumayı başardı. Sarı-lacivertli kulübün 1985 ile 1995 yılları arasında kazandığı bütün boks şampiyonluklarında başrol oynayan isimlerden biri oldu. Kulübüne sadakatle hizmet eden sporcu, bu süreçte kazandığı tecrübeyle millî takımın da en önemli parçalarından biri haline geldi.
Milli Takım Kariyeri ve Olimpiyat Deneyimi
Fenerbahçe'deki istikrarlı performansı büyük ilgi gördü. Bu sayede ay-yıldızlı formanın kapıları da aralandı. Millî takıma seçildikten sonra uluslararası arenada Türkiye'yi gururla temsil etti. Tatar, 1987 yılında Yugoslavya'da düzenlenen Balkan Büyükler Boks Şampiyonası'nda 60 kilo kategorisinde mücadele etti. Zorlu rakiplerini geride bırakarak ülkemize bronz madalya kazandırdı. Bu başarı, sporcunun uluslararası turnuvalardaki madalya serisinin önemli halkalarından biri oldu.
Genç boksörün kariyerindeki en büyük dönüm noktalarından biri ise 1988 yılında gerçekleşti. Tatar, Güney Kore'nin başkenti Seul'de düzenlenen Yaz Olimpiyat Oyunları'nda ringe çıkan dört Türk boksörden biri olma şerefine erişti. Olimpiyatlarda Porto Rikolu sporcu Héctor Arroyo ile karşı karşıya gelen temsilcimiz, mücadeleden 5-0 yenik ayrılarak turnuvaya erken veda etmek zorunda kaldı. Olimpiyat tecrübesinin ardından da millî takımdaki yerini koruyan sporcu, 1986 ile 1992 yılları arasında ay-yıldızlı ekibin değişmez isimlerinden biri olarak çok sayıda uluslararası turnuvadan madalyayla döndü.
Jübile ve Antrenörlük Hayatı
Uzun ve başarılarla dolu bir kariyerin ardından Kibar Tatar, 1998 yılında eldivenlerini asma kararı aldı. Boks camiasında yakından tanınan Eyüp Can ile yaptığı jübile müsabakasıyla aktif sporculuk hayatını resmen noktaladı. Ringlerden sporcu olarak uzaklaşsa da bokstan kopmayan Tatar, yuvası olan Fenerbahçe'de antrenörlük görevine başladı.
Tecrübelerini yeni nesillere aktarmayı misyon edinen Tatar, antrenörlük kariyerinde de büyük başarılara imza attı. Kendi yetiştirdiği sporcular arasında yer alan ve Avrupa Şampiyonluğu gururu yaşayan yeğenleri boks dünyasında isimlerini duyurdu. Kibar Tatar, hem sporcu hem de eğitmen olarak Türk boksuna unutulmaz katkılar sunmuş bir değerdir.
Öne çıkan bazı önemli dönüm noktaları şunlardır:
- 1985 yılında elde ettiği ilk Türkiye şampiyonluğu
- 1987 Balkan Şampiyonası'nda kazandığı bronz madalya
- 1988 Seul Olimpiyat Oyunları'na katılımı
- 1998 yılındaki jübile karşılaşmasıyla sporculuğu bırakması