Hristiyanlık inancının odak noktasında yer alan ve İslamiyet'e göre en önemli peygamberlerden biri kabul edilen Hz. İsa, milattan önce 4 yılında Roma İmparatorluğu sınırları içindeki Beytüllahim'de dünyaya gelmiştir. İlahi bir tebliğle insanlığı hak yola davet etmek amacıyla görevlendirilen bu tarihi şahsiyet, tebliğ faaliyetlerini önce Celile'de, ardından Kudüs'te gerçekleştirmiştir. Olağanüstü doğumu ve mucizeleriyle bilinen Hz. İsa, milattan sonra 30 yılında, henüz otuz üç yaşındayken dönemin siyasi ve dini otoritelerinin baskıları altında çarmıha gerilme hadisesiyle dünya hayatını noktalamıştir. Bu büyük peygamber, ardında asırlar boyu milyarlarca insanı peşinden sürükleyecek devasa bir inanç sistemi bırakmıştır. Tarih boyunca insanlık onun getirdiği mesajları tartışmış ve kutsal kabul etmiştir.
Nasıra'dan Mısır'a Ulaşan İlk Yılları
Bakire bir anne olan Meryem'den mucizevi bir şekilde dünyaya gelen Hz. İsa'nın doğumu, Hristiyan aleminde her yıl yirmi beş martta Beşaret bayramı olarak kutlanır. Meryem ile nişanlı olan marangoz Yusuf, gebeliği öğrendiğinde önce sessizce ayrılmak istemiş, ancak rüyasında bir meleğin bunun Kutsal Ruh'tan olduğunu müjdelemesiyle evliliği sürdürmüştür. Rüyasında meleğin "Davut oğlu Yusuf, Meryem'i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruhtandır" dediği kaynaklarda belirtilir. Doğumun ardından Beytüllahim'de Müneccimler tarafından ziyaret edilen aile, Yahudiye Kralı Hirodes'in bebeğe zarar vereceği uyarısıyla hızla Mısır'a göç etmiştir. Kralın ölümünün ardından geri dönen aile, güvenlik endişesiyle Aşağı Celile bölgesindeki Nasıra kasabasına yerleşmiştir. Burada Yusuf'un yanında marangozluk öğrenerek büyüyen Hz. İsa, henüz on iki yaşındayken Kudüs'teki tapınakta kaybolmuş ve üç gün sonra bulunmuştur. Ailesinin endişeli arayışına karşılık, babasının evinde bulunması gerektiğini belirterek derin bilgeliğini ilk kez sergilemiştir. Bu olay, onun ileride yükleneceği büyük misyonun ilk işaretlerinden biridir. O dönemden sonra hayatı daha sakin geçmiştir.
İki Büyük Dindeki Yeri ve Mucizeleri
Tarihçiler ve dini metinler, Hz. İsa'nın yaklaşık otuz yaşlarında, İmparator Tiberius döneminde peygamberliğini ilan ettiğini aktarır. Tebliğine Genaseret gölü kıyısında başlayan ve hastaları iyileştirmesiyle ünlenen bu öğretmen, Yahya peygamber tarafından vaftiz edilmiştir. Batılı tarihçiler de onun Celileli bir marangoz ve şifa dağıtıcı olduğu hususunda hemfikirdir. Hristiyan inancına göre o, Kutsal Ruh vasıtasıyla dünyaya gelmiş, kiliseyi kurmuş ve insanlığın günahlarına kefaret olmak üzere çarmıhta can verdikten sonra dirilerek göğe yükselmiştir. İslam inancı ise onu Tanrı'nın seçtiği ulu'l azm peygamberlerden biri ve Mesih olarak konumlandırır. Kur'an-ı Kerim, onun babasız yaratılışını topraktan can bulan Hz. Adem'in yaratılışına benzeterek kutsal bir mucize olarak niteler. İslamiyet'e göre o, Hz. Muhammed'den sonraki en önemli peygamberdir. Bu yönüyle iki din için de birleştirici bir önem taşır. Onun gerçekleştirdiği mucizeler geniş kitlelerce kabul görmüştür.
Kudüs'teki Son Günler ve Çarmıh Hadisesi
Kudüs'te öğretileriyle büyük kitleleri etkileyen Hz. İsa, Yahudi din adamlarının tahrikleriyle karşı karşıya kalmıştır. "Halkı isyana teşvik etmek" iddiasıyla suçlanan peygamber, havarilerinden biri olan Yahuda'nın ihaneti sonucunda yakalanmıştır. Dönemin Romalı Kudüs valisi Pontius Pilatus'un emriyle tutuklanan peygamberin yargılanma süreci dramatik bir şekilde sonuçlanmıştır. Hristiyan inanışına göre Hz. İsa, milattan sonra 30 yılında çarmıha gerilerek hayatını kaybetmiş ve ardından dirilmiştir. Buna karşılık İslam inancı, onun çarmıha gerilmediğini, ona ihanet eden Yahuda'nın İsa zannedilerek asıldığını ve İsa'nın göüe yükseltildiğini savunur. Yaşamı boyunca dünyevi zenginliklerden tamamen uzak duran peygamberin, geceleri başını sokacağı bir evi veya birikmiş hiçbir mal varlığı bulunmamaktaydı. Hiçbir şeyi yarın için biriktirmez, nerede güneş batarsa orada konaklayıp ibadete koyulurdu. Gündüzlerini oruçla, gecelerini ise ayakta ibadetle geçiren bu kutsal figürün öğretileri, ölümünden 60-70 yıl sonra kaleme alınan şu dört temel kitapta toplanmıştır:
- Matta İncili
- Markos İncili
- Luka İncili
- Yuhanna İncili
