Türk siyaset dünyasının en dikkat çeken isimlerinden biri olan eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, 1934 yılında Adapazarı'nda dünyaya gözlerini açtı. Bakanlık görevinden çarpıcı istifasına, yargı dünyasından parlamento koridorlarına kadar uzanan bu hareketli yaşam serüveni, 23 Kasım 2021 tarihinde Ankara'da geçirdiği kalp yetmezliğiyle nihayete erdi. Vefatı, Türk siyaset camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Akyazı ilçesinde Gürcü kökenli bir ailenin çocuğu olarak gözlerini açan Güneş, çocukluk ve gençlik yıllarını bu topraklarda geçirdi. Eğitim hayatındaki başarısı, onu ilerleyen yıllarda ülkenin en kritik yönetim kademelerine taşıyacak olan ilk kıvılcımı yaktı.
Hukuk ve Akademiden Cumhuriyet Senatosuna
Güneş, lise eğitiminin ardından hukuk alanına yönelerek Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki eğitimini başarıyla tamamladı. Mezuniyet sonrasında Nallıhan Cumhuriyet Savcısı olarak göreve başladı. Bu süreçte adalet mekanizmasının işleyişine önemli katkılar sundu. Hukuk alanındaki saha tecrübesinin ardından Sakarya Mühendislik Akademisi bünyesinde öğretim görevlisi olarak dersler verdi. Aynı zamanda serbest avukat olarak da çalışmalarını yürüttü. Mesleki tecrübeleriyle Sakarya'da tanınan bir isim haline gelen Güneş, yerel düzeydeki bu birikimini ulusal siyasette temsil gücüne dönüştürmeyi hedefledi. Hukukçu kimliği ve akademisyenlik geçmişi sayesinde toplumun farklı kesimlerinin güvenini kazanan deneyimli isim, 12 Ekim 1975'te gerçekleştirilen seçimlerde Cumhuriyet Senatosu Sakarya Üyesi seçilerek parlamento çatısı altına girdi. Senato üyeliği görevini, ülkenin askeri bir müdahaleyle sarsıldığı 12 Eylül 1980 tarihine kadar büyük bir özveriyle yerine getirdi.
Tecrübeli siyasetçinin kariyeri boyunca üstlendiği başlıca roller şunlardır:
- Nallıhan Cumhuriyet Savcılığı
- Sakarya Mühendislik Akademisi Öğretim Görevliliği
- Cumhuriyet Senatosu Sakarya Üyeliği
- XVIII. ve XXII. Dönem İstanbul Milletvekilliği
- İçişleri Bakanlığı
İçişleri Bakanlığı Dönemi ve Senato Skandalları
Güneş'in siyasi kariyerindeki en hareketli evre, üstlendiği İçişleri Bakanlığı vazifesiyle birlikte başlamış oldu. Ancak bakanlık günleri beklenmedik bir krizle kesintiye uğradı. Dönemin popüler sinema oyuncusu Aynur Aydan ile yaşadığı aşk ilişkisinin basına sızması, siyasi dengeleri tamamen altüst etti. Ortaya çıkan bu büyük skandalın ardından Güneş, hükümetin zarar görmemesi adına 5 Ekim 1979 tarihinde bakanlık görevinden istifa etti. Bu olaydan kısa bir süre sonra parlamento çatısı altında bir başka sarsıcı gelişme daha yaşandı. Tarihler 25 Kasım 1979'u gösterdiğinde, Senato genel kurulu oldukça gergin bir tartışmaya sahne oldu. Eşine yönelik ağır ithamları duyan Güneş, öfkesine yenik düşerek Ömer Naci Bozkurt, Ata Bodur ve Naci Gacıroğlu ile fiziki arbedeye tutuştu. Kavga esnasında silahını çekerek havayı iyice geren eski bakan, bu olayın ardından günlerce gazete manşetlerinden düşmedi. Olayın yankıları uzun süre devam etti.
İstanbul Milletvekilliği ve Son Yılları
Bakanlıktan sonra da siyasetten kopmayan deneyimli devlet adamı, sonraki yıllarda yapılan genel seçimlerde İstanbul'dan milletvekili adayı oldu. Seçmenin desteğiyle parlamentoya yeniden giren Güneş, XVIII. ve XXII. dönemlerde İstanbul Milletvekili olarak yasama faaliyetlerinde etkin roller üstlendi. Aktif siyasi kariyerini noktaladıktan sonra da ülke meseleleri hakkında fikirlerini paylaşmaya devam etti. Bu doğrultuda 2014 yılında televizyon dünyasına yeni bir adım atarak izleyicilerin karşısına çıktı. Halk TV ekranlarında Agah Oktay Güner ve Sadettin Tantan ile ortaklaşa hazırladığı 'Bakan Bakana' adlı televizyon programında Türkiye gündemini derinlemesine ele alan eski bakan, programdaki çarpıcı analizleriyle izleyicilerin beğenisini topladı. Evli ve iki çocuk babası olan siyasetçi, ömrünün son yıllarını Ankara'da, ailesinin yanında sakin bir şekilde geçirmeyi tercih etti. Uzun ve fırtınalı geçen bir ömrün ardından, 23 Kasım 2021 tarihinde hayata veda eden Güneş'in vefatı derin üzüntü yarattı. Vefatının ardından Ankara'dan uğurlanan eski İçişleri Bakanı'nın naaşı, vasiyeti ve ailesinin aldığı karar doğrultusunda memleketi Sakarya'nın Karapürçek ilçesinde düzenlenen cenaze merasimiyle dualar eşliğinde ebedi istirahatgahına tevdi edildi.