İslam dünyasının kaderini şekillendiren en önemli şahsiyetlerden biri olan Hz. Ebu Bekir, 573 yılında Mekke topraklarında dünyaya gelerek dürüstlüğü ve sarsılmaz inancıyla adını tarihe yazdırmıştır. Müslümanların ilk halifesi unvanını taşıyan bu büyük lider, İslam dininin ışığı altında Hz. Muhammed ile omuz omuza vererek dinin yayılması ve devletleşmesi sürecinde hayati roller üstlenmiştir. Cahiliye döneminin adaletsiz ortamında dahi yüce ahlakı ve putlara tapmayan temiz duruşuyla bilinen bu kişi, 632 yılında peygamberin vefatının ardından ümmetin idaresini eline almıştır. O, adaletin sarsılmaz temsilcisiydi. Bütün ömrünü inancı uğrunda harcadı. Toplumun her kesimi ona derinden güven duyardı. Yaşamı boyunca gösterdiği özveri ve sadakatle tanınan devlet adamı, üstlendiği kutlu görevin ardından 634 yılında Medine'de hayata gözlerini yummuştur.
İslam'ın İlk Yılları ve Sadakat Yolculuğu
Müslümanlıktan önceki adı Abdülkabe olan Ebu Bekir, İslamı seçtikten sonra bizzat peygamber tarafından Abdullah adıyla onurlandırılmıştır. Halk arasında ise deve yavrusunun babası manasına gelen meşhur lakabıyla tanınıyordu. Ticari yaşamında kırk bin dirhemlik büyük bir sermayeye sahip olan başarılı bir tekstil tüccarıydı. O, inancını bulduktan sonra bütün bu birikimini İslam'ın yücelmesi için harcamaktan hiç çekinmemiştir. Ahlaki temizliğiyle cahiliye döneminde bile örnek olan asil şahsiyet, dönemin kötü alışkanlıklarından tamamen uzak durmuştur. Onun yürekli daveti sayesinde ilk dönemin en önemli Müslümanları İslamı kabul etmiştir.
- Hz. Osman b. Affan
- Zübeyr b. Avvam
- Abdurrahman b. Avf
- Sa'd b. Ebi Vakkas
- Talha b. Ubeydullah
Mekke döneminde güçsüzlerin hamisi olan ünlü devlet adamı, müşriklerin zulmü altında ezilen köleleri kendi parasıyla satın alarak özgür ırakmıştır. Azad ettiği mazlumlar arasında Bilâl, Habbab, Lübeyne, Ebû Fukayhe ve Zinnire gibi isimler yer alır. Kendisi, Mekke şehrinde kan diyeti ve kefalet işlerinin idaresini yürüten saygın bir yöneticiydi. Hz. Hatice'den sonra Peygamber Efendimiz'e ilk iman eden kişi olma şerefine erişmiştir. İnancında hiçbir zaman en ufak bir duraksama göstermemiştir. Miraç mucizesi gerçekleştiğinde hiç düşünmeden Peygamber'in her sözünü onaylayarak es-Sıddık lakabını almıştır. 622 yılındaki tarihi hicret yolculuğunda ise peygamberin en sadık yoldaşı olmuştur.
Devlet Yönetimi ve Gazvelerdeki Rolü
Medine döneminde yeni devletin inşasına katılan Hz. Ebu Bekir, Mescid-i Nebi'nin inşasında aktif şekilde çalışmıştır. Ordunun güçlenmesi ve istihbarat sağlanması için tertip edilen birçok seriyyeye katılarak önemli görevler yürütmüştır. Peygamberin bizzat komuta ettiği Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, Mekke'nin fethi ve Huneyn gibi tüm büyük gazvelerde de hazır bulunmuştur. O, adeta bir vezir gibi şekillenen yönetim yapısında en yakın müşavir konumundaydı. Otuzdan fazla askeri harekata katılarak yüksek askeri tecrübe edinmiştir. Bedir Harbi sırasında oğlu Abdurrahman karşı safta yer alınca onunla çarpışmaktan çekinmemiştir. Bu olay, İslam toplumunun kan bağını aşan inancını gösterir. Bütün zorluklara rağmen doğruğundan asla taviz vermemiştir.
İlk Halifelik Dönemi ve Devlet Düzeni
632 yılında yüce Peygamber vefat ettiğinde, yönetim ihtilafını önlemek için büyük çaba harcamıştır. Toplantıda Hz. Ömer veya Ebû Ubeyde'yi aday gösterse de, Hz. Ömer'in hızlı hamlesiyle ilk biat ona gerçekleşmiştir. Mescid-i Nebi'de halkın huzurunda yapılan genel biatın ardından devlet başkanlığı makamına resmen oturmuştur. Göreve gelir gelmez karşılaştığı ilk büyük sorun, peygamberin defnedileceği yer hakkındaki tartışmalardır. Bu zor durumu, peygamberlerin vefat ettikleri yere gömüleceğine dair hadisi hatırlatarak çözümlemiştir. Yönetimi döneminde kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i ilk kez bir araya getirerek kitap haline (mushaf) getirtmiştir. İdari işlerde görev dağılımını titizlikle organize etmiştir. İşte yönetim kadrosu:
- Ebû Ubeyde: Devletin mali işlerinin yönetimi.
- Hz. Ömer: Yargı, adalet ve kadılık görevleri.
- Zeyd b. Sabit ve Hz. Ali: Resmî yazışma ve kâtiplik vazifeleri.
- Üsâme ve Halid b. Velid: şanlı orduların başkumandanlığı.
İçteki Bahreyn, Umman ve Yemen isyanlarını süratle bastırırken, dışta da Bizans ve İran ordularına karşı büyük zaferler kazanmıştır. Suriye ve Irak topraklarındaki birçok önemli şehir onun liderliğinde fethedilmiştir. Ordusuna verdiği öğütlerde kadınlara, yaşlılara ve çocuklara dokunulmamasını, ağaçların kesilmemesini emretmiştir. Bu insani yaklaşım, İslam adaletiyle fetholunan bölgelerdeki yerel halkların da takdirini kazanmıştır. Müslüman olmayan gayrimüslimler dahi huzur içinde yaşamıştır. Böylece geniş ülkelerde asayiş sağlanmıştır.
Vefatı ve Bıraktığı Miras
Kızı Hz. Ayşe'yi 626 yılında Hz. Muhammed ile evlendirerek peygambere olan akrabalık bağlarını da güçlendirmiştir. Sözlerinin yanlış anlaşılması veya hata yapma endişesiyle çok az hadis rivayet eden ashabdandı. Bizlere sadece yüz kırk iki hadis ulaştırmıştır. Yermük Muharebesi devam ettiği esnada Medine'de amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Yatağa düştüğünde cemaate namaz kıldırması için Hz. Ömer'i görevlendirmiştir. Yapılan geniş istişareler neticesinde de kendisinden sonraki halife olarak yine onu belirlemiştir. 23 Ağustos 634 tarihinde, 61 yaşında iken bu fani dünyaya veda etmiştir. Defnedilme vasiyeti gereği, yaşamı boyu ayrılmadığı Hz. Muhammed'in omuz hizasında toprağa verilmiştir. Böylece iki kadim dost, kabirlerinde de yan yana gelmiştir.