Huriye Öniz Baha, 1887 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş, Türkiye'nin ilk kadın milletvekillerinden biri olarak adını tarihe altın harflerle yazdırmış öncü bir eğitimci, yazar ve siyasetçidir. Kadınların seçme ve seçilme hakkının elde etmesiyle birlikte 1935 yılında Diyarbakır milletvekili olarak Meclis'e giren 18 cumhuriyet kadınından biri olan Baha, hem pedagoji alanındaki derin birikimiyle nesiller yetiştirmiş hem de Türk çocuk edebiyatına yön vermiştir. Genç cumhuriyetin modernleşme hamlelerinde meclis sıralarında aktif görev alarak toplumsal dönüşüme yön vermiş, kadınların kamusal alandaki varlığının en güçlü sembollerinden biri haline gelmiştir.
Londra'dan Azınlık Okullarına Uzanan Eğitim Aşkı
Bahaddin Bey ve Ayşe Hanım'ın kızı olan Huriye Hanım, ilk ve orta öğrenimini Leylî Sanayi Mektebi çatısı altında tamamladı. Buradaki eğitiminin ardından özel dersler alarak kendini geliştiren genç kadın, eğitimcilik yolundaki ilk adımını Bursa Amerikan Mektebi bünyesinde Türkçe öğretmenliği yaparak attı. Öğrenme tutkusu onu sınırların ötesine taşıdı ve Londra Üniversitesi'ne bağlı Bedford Koleji'nde pedagoji eğitimi aldı. İngiltere'deki eğitim sürecinin ardından ülkeye dönen Huriye Hanım, İstanbul Kız Muallim Mektebi ile İstanbul İnas İdadisi bünyesinde pedagoji, uygulama dersleri ve ev idaresi dersleri vermeye başladı.
Savaş yıllarının getirdiği zorlu şartlar altında da sorumluluk almaktan geri durmadı. Balkan Savaşı sonrasında Anadolu'ya sığınan göçmenler için kurulan özel kurslarda aktif olarak dersler verdi. Bu dönemde toplumsal dayanışmaya katkı sağlamak amacıyla Hilal-i Ahmer Cemiyeti bünyesindeki kursu tamamlayarak gönüllü hastabakıcı oldu. Hayatını eğitime ve insani yardıma adayan Huriye Hanım, 1914 yılında resmi görevinden açığa alınsa da mesleki mücadelesine ara vermedi.
1926 yılı itibarıyla öğretmenliğe geri dönerek çok kültürlü eğitim ortamlarında dersler vermeyi sürdürdü. Bu dönemde sırasıyla şu eğitim kurumlarında Türkçe öğretmenliği görevini icra etmiştir:
- Beyoğlu 3. Rum Okulu
- Haydarpaşa Musevi Okulu
- Galata Musevi Erkek Okulu
- Hasköy Ermeni (Kalfayan) Okulu
- Feriköy Merametciyan Okulu
- Yeniköy Rum Okulu
Milletvekilliği adaylığı açıklanmadan hemen önce de Yeniköy'deki okulda görevine devam etmekteydi.
TBMM Sıralarında Bir Cumhuriyet Kadını
Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin ardından 1935 genel seçimlerinde önemli bir tarihi kırılma yaşandı. Huriye Hanım, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından milletvekili adayı gösterildi. Yapılan seçimlerde toplam 629 oy alarak TBMM V. dönem Diyarbakır milletvekili seçilmeyi başardı. Parlamento çalışmalarına katılan Huriye Hanım, yasama faaliyetlerinde son derece faal bir profil çizdi. Meclis bünyesinde özellikle Maliye Encümeni'nde görev alarak iktisadi konulara odaklandı.
Milletvekilliği süresince ülkenin iktisadi ve sosyal kalkınmasına yönelik hazırlanan pek çok kanun tasarısında doğrudan katkısı bulundu. İş Kanunu Lâyîhası, Orman Kanunu ve İzmir Vilayeti Turistik Yolların İnşası Hakkındaki Kanun gibi kritik yasal düzenlemelerin hazırlık komisyonlarında aktif şekilde çalıştı. Ayrıca havacılık sanayisinin temellerinin atıldığı Kayseri-Eskişehir Tayyare Fabrikası'na mütedavil sermaye aktırılması için tesis edilen geçici encümende de önemli sorumluluklar üstlendi. Toplumsal reformların hız kazandığı ve yeni bir kimlik inşasının gerçekleştiği bu tarihi süreçte, Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle birlikte "Baha" soyadını aldı.
Edebiyata Katkıları ve Son Yılları
Siyasi yaşamı Meclis'in beşinci dönemiyle sınırlı kalan cumhuriyet aydını, en büyük aşkı olan öğretmenliğe tekrar dönmeye karar verdi. Eğitimcilik kariyerine İtalyan Lisesi, Ticaret Lisesi, Erenköy Kız Lisesi ve Beyoğlu Kız Lisesi'nde Türkçe öğretmenliği yaparak devam etti. O, sadece sınıfta ders anlatan bir öğretmen değil, aynı zamanda çocuk ruhunu derinden kavrayan bir kalem ustasıydı. Cumhuriyet dönemi çocuk edebiyatının ilk özgün örnekleri arasında kabul edilen Köprüaıltı Çocukları adlı çocuk romanını edebiyatımıza kazandırdı. Bu eser, dönemin sosyal yapısını çocuk gözünden aktaran önemli bir kaynak niteliğindedir.
Ömrünü Türk eğitim sisteminin gelişimine, kadın haklarına ve çocuk edebiyatına adayan bu değerli şahsiyet, 2 Kasım 1950 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Geride bıraktığı öncü vizyon ve değerli eserler günümüzde de varlığını korumaktadır.
