Türk tarihinin en hareketli dönemlerine tanıklık eden, hem cephede hem de meclis kürsüsünde ülkesine büyük hizmetler sunan Hasan Cemil Çambel, 1879 yılında Çanakkale topraklarında dünyaya gelmiştir. Cumhuriyet'in kuruluş harcında emeği bulunan bu çok yönlü şahsiyet, askerlikten diplomatlığa, siyasetten tarihçiliğe kadar uzanan geniş bir yelpazede iz bırakmıştır. Ayrıca vatan savunmasındaki kararlı duruşunu milli egemenlik mücadelesinde de sürdüren Çambel, Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın dostlarından ve fikir sofralarının değişmez simalarından biri olmuştur. Hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son demlerinde hem de genç Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasında aktif roller üstlenen aydın devlet adamı, 9 Aralık 1967'de İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur.
Cephelerden Diplomasiye Uzanan Askeri Kariyer
Hasan Cemil Bey, ilk ve orta öğreniminin ardından askeri eğitime yönelerek Kuleli Askeri İdadisi'ni başarıyla tamamladı. Buradaki eğitiminin ardından Harp Akademisi'ne adım atan genç subay, yüzbaşı rütbesiyle mezuniyetini kazandı. Askeri dehası ve çalışkanlığı sayesinde kısa sürede öne çıktı ve kurmay yüzbaşı olarak Almanya'ya gönderildi. 1902 senesinde eğitimini Prusya Harp Akademisi'nde başarıyla noktalayan Çambel, askeri bilgi birikimini uluslararası alanda geliştirme fşrsatı buldu. Bir dönem Karlsruhe kentinde General Hindenburg'un karargâhında görev alarak tecrübe kazandıktan sonra vatan topraklarına geri döndü.
Yurda dönüşünün ardınden Selanik bölgesinde Rumeli Genel Müfettişliği ile Jandarma Islahat Müfettişliği bünyesinde kritik görevler icra etti. Balkanlar'daki hareketliliğin arttığı o kritik yıllarda askeri kabiliyetlerini sergileme imkanı buldu. Hemen ardından patlak veren Balkan Savaşı sırasında Genel Karargâh bünyesindeki harekât şubesi müdürü sıfatıyla stratejik planlamalarda aktif görev üstlendi. 1913 yılında diplomasi koridorlarına geçiş yapan Hasan Cemil Bey, Berlin Büyükelçiliği Askeri Ataşesi olarak atandı ve burada devletini başarıyla temsil etti.
Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte askeri görevlerine geri dönen tecrübeli kurmay, Irak Cephesi'nde konuşlu 51. Tümün Komutanlığı vazifesine getirildi. Bu cephede askerleriyle birlikte çetin mücadelelerin yaşandığı tarihi Felâhiye Savaşı'nda kahramanca çarpıştı. 1917 senesinde cephe hattında yaralanması üzerine tedavisi ve diplomatik birikimi göz önüne alınarak yeniden Berlin Askeri Ataşeliği görevine sevk edildi. Aynı süreçte Şehzade Vahdettin'in Berlin'e gerçekleştirdiği resmi ziyarette askeri müşavirlik görevini yürüterek protokoldeki yerini aldı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasıyla kurmay albay rütbesiyle orduya veda etti. Anadolu'nun işgal altında bulunması ve bozulan sağlığı nedeniyle bir süre daha İsvişre ve Avusturya'da ailesiyle ikamet etti.
Cumhuriyet Dönemi, Siyaset ve Tarih Çalışmaları
Uzun süren gurbet yıllarının ardından, sağlığının düzelmesiyle birlikte 1924 yılında nihayet İstanbul'a dönen Hasan Cemil Bey, sivil hayatında da önemli sorumluluklar üstlendi. Haliç Vapur İşletmesi Şirketi bünyesinde 1925-1928 yılları arasında genel müdürlük vazifesini yürüttü. Sivil hayattaki bu yöneticilik deneyiminin ardından 1928 yılında Bolu milletvekili olarak seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne katıldı. TBMM bünyesinde 3. dönemden başlayarak 8. döneme kadar kesintisiz bir şekilde Bolu milletvekili olarak halkını temsil etmeyi sürdürdü.
Uzun soluklu milletvekilliği döneminde uluslararası diplomasi ve parlamento çalışmalarında öncü roller üstlendi. Bu doğrultuda meclis çatısı altında önemli komisyonlarda görev aldı ve derneklerin yönetimlerinde bulundu. Hasan Cemil Çambel, özellikle tarih araştırmalarına duyduğu derin ilgiyle bilinmektedir. Ülkemizin milli tarih bilincini oluşturmak amacıyla kurulan Türk Tarih Cemiyeti'nin kurucu kadrosunda yer almakla kalmadı. Aynı zamanda bu güzide kuruma uzun süre başkanlık da yaptı. Atatürk'ün akşam sofralarında gerçekleştirilen tarihi, felsefi ve siyasi sohbetlerin en saygın müdavimleri arasında yer alarak fikir üretimine katkı sundu.
Bu doğrultuda yürüttüğü askeri ve siyasi çalışmaların yanı sıra, aşağıdaki saygın kuruluşlarda aktif ve yönlendirici görevler icra etmiştir:
- Meclis bünyesindeki Dışişleri Encümeni üyeliği
- Uluslararası iş birliğini hedefleyen Parlamentolar arası Derneği üyeliği
- Küresel barış vizyonunu destekleyen Birleşmiş Milletler Derneği üyeliği
Seçkin Bir Aile ve Geleceğe Kalan Miras
Hasan Cemil Bey'in özel yaşantısı da en az askeri ve siyasi kariyeri kadar saygın ve köklü bağlarla örülmüştür. Berlin'de ataşelik yaptığı dönemde, dönemin Berlin Büyükelçisi olan İbrahim Hakkı Paşa'nın küçük kızı Ayşe Remziye Hanım ile hayatını birleştirdi. Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa ve Suat Hanım'ın kızı olan Ayşe Remziye Hanım ile yaptığı bu mutlu evlilikten dúnyaya gelen dört değerli evlat, babalarının izinden giderek Türkiye Cumhuriyeti'nin ilmi ve entelektüel gelişiminde son derece öncü roller üstlenmişlerdir.
Hasan Cemil Çambel'in yetiştirdiği, ülkemize değer katan çocukları şunlardır:
- Arkeoloji biliminde dúnyaca ünlü çalışmalar yürüten Zehra Halet Çambel
- Tıp ve kanser araştırmaları alanında uluslararası başarılara imza atan Perihan Çambel
- Hukukçu kimliğinin yanı sıra gazetecilik alanında iz bırakan Fatma Leyla Çambel
- Mühendislik ve akademi dünyasında saygın bir yer edinen Ali Bülent Çambel
Askeri dehası, diplomatik yetenekleri ve tarih araştırmalarıyla cumhuriyet kuşağının öncülerinden olan Hasan Cemil Çambel, ardında zengin bir entelektüel miras bırakarak İstanbul'da vefat etmiştir. Onun hem cephe hatlarındaki mücadelesi hem de Türkiye'nin modernleşme sürecindeki katkıları, gelecek nesillere rehberlik etmeye devam etmektedir.
