Askeri tarih sayfalarında adı tank savaşlarıyla yan yana yazılan George Smith Patton, 11 Kasım 1885 tarihinde Kaliforniya'nın San Gabriel kasabasında doğdu. Amerikalı bu sıra dışı general, katı disiplin anlayışıyla II. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren en önemli komutanlar arasındadır. Görev hayatı boyunca zırhlı birliklerin gücünü savunan Patton, bu görüşlerini cephedeki başarılarıyla tüm dünyaya ispatlamıştır. Hem I. hem de II. Dünya Savaşı'nda kritik roller üstlenmiş, cephedeki cesaretiyle askerlerine ilham vermiştir. Sert mizacı ve kural tanımaz kişiliği, onu müttefikleri için de baş edilmesi zor bir figür haline getirmiştir. Tarihin akışını şekillendiren bu cesur komutan, 60 yaşında hayata veda etmiştir.
Çocukluğunda atalarının Amerikan Devrimi ve İç Savaşı zaferlerini dinleyerek büyüyen Patton, askeri bir geleneğe sahipti. Genç Patton, ABD Askeri Akademisi West Point'ten 11 Haziran 1909 tarihinde mezun oldu. 1910 yılında çocukluk arkadaşı Beatrice Banning Ayer ile hayatını birleştirdi. Askerliğinin yanı sıra sporla da ilgilenen Patton, 1912 Stockholm Olimpiyatları'nda ülkesini pentatlon branşında temsil etti. Özellikle eskrim disiplininde üstün performans göstererek beşinci olmayı başardı. Sahip olduğu bu beceriler sayesinde, 1913 yılında Kansas Mounted Service School bünyesinde Kılıç Ustası olarak öğretmenlik yaptı.
Olimpiyatlardan Cepheye: İlk Yılları ve Tank Savaşının Doğuşu
Askeri bir aile geçmişine sahip olan Patton, Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde teğmen rütbesiyle cepheye gitmiş ve Amerikan ordusunda tank birliklerinin kurulup yönetilmesinde öncü rol üstlenen ilk subay olmuştur. O dönem tanklar yeni bir silahtı. Patton bu gücü erken fark etti. Fransa'nın Bourg kentinde kurulan Amerikan tank okulunu bizzat organize ederek yeni nesil savaş stratejilerini geliştirdi. Eylül 1918'de Aziz Mihiel Muharebesi ile cephedeki ilk büyük sınavını verdi. Bu zorlu mücadelenin ardından katıldığı Meuse-Argonne savaşında ağır şekilde yaralandı. İyileştikten sonra Washington ve Hawaii gibi stratejik bölgelerde önemli görevler üstlendi.
Disiplin Abidesi ve Sicilya Savaşındaki Büyük Kriz
Pearl Harbor saldırısından sonra savaşa dahil olan Patton, 8 Kasım 1942'de Kuzey Afrika Cephesi'ndeki tank kolordusunun ve ardından Sicilya Harekâtı'ndaki zırhlı ordunun başına geçti. Kendisi son derece sert ve disiplinli bir askerdi. Subaylarına her gün tıraş olma ve savaşta kravat takma zorunluluğu getirdi. İri yapısı ve küfürbaz tavrıyla tanınan komutan, İngiliz kuvvetleri lideri Bernard Montgomery'den hiç hazzetmezdi. Sicilya'da ihtiyat kuvveti olmak yerine kendi başına ilerledi ve Montgomery'yi hedef şehirde karşıladı. Bu bağımsız hareketleri üstlerini kızdırsa da onu asıl sarsacak olay Sicilya'daki dispanser ziyareti olacaktı.
Moral vermek için gittiği dispanserde, fiziksel yarası olmayan fakat ruhsal olarak çöken bir askeri tokatlaması büyük bir krize yol açtı. Askerin kahramanlarla aynı yerde bulunmayı hak etmediğini haykıran Patton, tokat olayını rapor eden tabip albay yüzünden zor durumda kaldı. Tepkiler üzerine medya önünde askerden özür diledi. Bu olay nedeniyle 1943 yılında İtalya'nın iÿgali sırasında görevden uzaklaştırılarak kızağa çekildi.
Normandiya Sonrası ve Şüpheli Son
Normandiya Çıkarması sonrasında müttefiklerin Alman hatlarında tıkanması üzerine, Dwight David Eisenhower zırhlı ordular grubu komutanlığı için Patton'ı 1944'te göreve çağırdı. Çıkarma öncesi yaptığı meşhur "Kan ve Cesaret" konuşmasıyla savaşı kutsayan general, kaba ve küfürlü hitabetiyle tarihe geçti. Görevi devraldıktan sonra Alman hatlarını öylesine hızlı yardı ki lojistik birlikler ona yetişemedi. Eisenhower, generalin hızını kesmek için akaryakıt ikmalini durdurmak zorunda kaldı.
Aralık ayında Ardenler ormanında kuşatılan 101. Hava İndirme Tümeni'ni kurtarmak için kış şartlarında üç günde 150 kilometre kat etti. Bulge Savaşı'nda Mareşal Gerd von Rundstedt komutasındaki Alman ordularını bozguna uğrattı. Nazi Almanya'sına ilerlerken Çekoslovakya'yı geçince Josef Stalin'in protestoları üzerine geri çekilmek zorunda kaldı. Savaşın bitimiyle 2 Eylül 1945'te Bavyera valiliğine atanan Patton, Sovyet birliklerini Elbe Nehri kıyısında durdurdu.
Alman ordusunu yanlarına alıp Sovyetler Birliği'ni iÿgal etmeyi önerdikten kısa süre sonra Almanya'da şüpheli bir trafik kazası geçirdi. Kazadan şoförü ve yaveri yara almadan kurtuldu. Ağır yaralanan Patton, 21 Aralık 1945'te Heidelberg'de 60 yaşında öldü. Cenazesine emir almaksızın katılan 20.000 Amerikan askeri ona olan bağlılıklarını gösterdi. Naaşı önce Lüksemburg'un Hamm köyündeki mezarlğa defnedildi, ardından Kaliforniya'daki aile şehitliğine nakledildi.
Hayatı boyunca sözünü esirgemeyen efsanevi generalin tarihe geçen bazı sözleri şunlardır:
- "Tanrı düşmanlarıma acısın çünkü ben acımayacağım."
- "Arkamda bir Fransız ordusu olacağına, karşımda bir Alman ordusunun olmasını tercih ederim."
- "Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız başlayamazsınız."
