Türk sinemasının üretken yönetmen ve senaristlerinden Engin Ayça, 24 Şubat 1941 tarihinde Balıkesir'de dünyaya gelmiştir. Eğitim hayatını tamamladıktan sonra sinema sanatına kuramsal ve pratik katkılar sunan sanatçı, özellikle yönettiği özgün kurmaca filmler ve belgesel yapıtlarıyla tanınmaktadır. Türkiye'deki sinema kültürünün gelişmesi amacıyla dergicilikten akademisyenliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Ayça, sektöre kazandırdığı nitelikli eserlerle iz bırakmıştır.
Eğitim Hayatı ve Sinema Dünyasına İlk Adımlar
Ortaöğrenimini prestijli Galatasaray Lisesi bünyesinde tamamlayan Engin Ayça, sinemaya olan ilgisini akademik düzeye taşımak amacıyla İtalya'ya gitmiştir. Başkent Roma'da bulunan Instituto Superiore Dell Opinione Publica ile sinema dünyasında saygın bir yeri olan Centro Sperimentale Di Cinematografia okullarında sinema yönetmenliği eğitimi alarak bu alanda vizyonunu genişletmiştir. İtalya'da aldığı bu eğitimler sayesinde dünya sinemasının teorik yaklaşımlarını yakından inceleme şansı elde etmiştir. Yurt dışındaki eğitiminin ardından Türkiye'ye dönen Ayça, 1970 ile 1974 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Foto Film Merkezi çatısı altında çalışmıştır.
Aynı dönemde yayıncılık alanında da adımlar atmıştır. 1973-1975 yılları arasında Atilla Dorsay ve Nezih Coş ile birlikte, dönemin etkili sinema yayınlarından biri olan Yedinci Sanat dergisini çıkarmıştır. Toplam 24 sayı yayımlanan bu yayının yanı sıra sanatçının yazıları, sinema çevrelerince yakından takip edilen Ve Sinema dergisinde de yer almıştır. Bu süreç, onun sinemaya dair düşünsel derinliğini pekiştirmiştir.
Televizyon Yılları ve Belgesel Çalışmaları
Engin Ayça, 1974 yılından itibaren TRT İstanbul Televizyonu bünyesinde yönetmen olarak görev yapmaya başlamıştır. Bu çatı altında 1986 yılına kadar çok sayıda belgesel filme ve kültür programına imza atmıştır. Kanal bünyesindeki çalışmaları sırasında toplumsal konulara odaklanmıştır. Bu dönemin öne çıkan çalışmaları arasında Tuh Sana ve tarihi dokuyu ele alan Süleymaniye, Zeyrek ve Karatepe isimli belgesel filmler yer almaktadır. TRT'deki bu uzun soluklu çalışma dönemi, yönetmenin belgesel dilini ve görsel estetiğini yetkinleştirmesine zemin hazırlamıştır.
Televizyon yönetmenliğinin yanı sıra sinema dünyasındaki pratik deneyimini de artıran Ayça, 1974 yılında Türk sinemasının efsanevi ismi Yılmaz Güney'in yönettişi Arkadaş filminde asistan olarak görev almıştır. Bu tecrübe, onun bağımsız sinema kariyerinin temellerini sağlamlaştırmıştır. 1987 yılına gelindiğinde TRT bünyesindeki görevinden ayrılarak tamamen kendi sinema projelerine odaklanma kararı almıştır.
Yönetmenlik Dönemi ve Akademik Çalışmaları
Uzun metrajlı kurmaca filmler üretmeye yönelen Engin Ayça, sinema yolculuğuna kararlılıkla devam ederken hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği üç önemli yapıta imza atmıştır:
- 1987 yılında izleyicilerle buluşan ve ilk uzun metraj denemesi olan Bez Bebek,
- 1990 yapımı dramatik yönü güçlü Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu,
- 2007 yılında vizyona giren ve olgunluk dönemi eseri olarak kabul edilen Suna.
Film üretiminin yanı sıra sinema yazarlığını da sürdüren Ayça, çeşitli gazete ve dergilerde eleştiriler kaleme almış, röportajlar gerçekleştirmiş ve çeviriler yapmıştır. Dünya sinema literatüründen iki önemli kitabı Türkçeye kazandırmıştır. Bunlar, Sergey Ayzenştayn imzalı Sinema Dersleri ile Giorgio Vincenti tarafından kaleme alınan Sinemanın 100 Yılı adlı yapıtlardır. Yazar, ayrıca 2016 yılında, farklı dönemlerde kaleme aldığı sinema yazılarını derleyerek Şu Sinema Dedikleri isimli kitabını okurlara sunmuştur. Değerli yönetmen, birikimini genç nesillere aktarmak amacıyla Marmara Üniversitesi Sinema-Televizyon Sanat Dalı bünyesinde öğretim görevlisi olarak da dersler vermiştir. Marmara Üniversitesi'ndeki öğretim görevliliği rolüyle de pratik ve teorik birikimini sinema öğrencileriyle paylaşmıştır.