Fransız romantik döneminin en seçkin simalarından biri olan ünlü besteci ve müzisyen Charles-François Gounod, 17 Haziran 1818 tarihinde Paris'te sanatla yoğrulmuş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ressam bir baba ile piyanist bir annenin oğlu olan sanatçı, ilk eğitimini annesinden alarak müzik dünyasına adım attı. Klasik melodileri güçlü dramatik yapılarla birleştirerek opera sanatına yepyeni bir yön vermeyi başardı. Yeteneği sayesinde genç yaşta Paris Konservatuvarı'na kabul edilen Gounod, bestelediği başyapıtlarla adını dünya müzik tarihine altın harflerle yazdırdı.
Sanatla İç İçe Bir Gençlik ve Eğitim Yılları
Gounod'un babası François Louis Gounod resimle uğraşırken, annesi Victoire Lemachois ise yetenekli bir piyanistti. Bu yaratıcı atmosferde büyüyen Charles, ilk piyano derslerini annesinden aldı. Abisi Louis Urbain ise ileride başarılı bir mimar olacaktı. 1836 yılında Paris Konservatuvarı kapılarından giren genç yetenek; Fromental Halevy, Ferdinando Paer, Henri Berton, Pierre Zimmerman ve Jean Lesueur gibi dönemin en büyük öğretmenleriyle çalışma şansını yakaladı. Konservatuvardaki üstün çabaları ona 1839 yılında prestijli Prix de Rome ödülünü getirdi. Eğitimini böylece zirvede tamamlayan besteci, burs kapsamında İtalya'ya geçti. İtalya'da kaldığı üç yıl boyunca org çalarak geçimini sağladı ve dinsel müzik üzerine derinleşti. Yolu daha sonra Avusturya ve Prusya'ya düştü. Burada Bach'ın eserlerini savunan ve onun üzerinde derin bir iz bırakan Felix Mendelssohn ile tanıştı.
Ruhani Arayışlar ve Operada Yükseliş
Paris'e 1843 yılında dönen besteci, dini duygularının etkisiyle bir dönem rahiplik mesleğini düşüncelerinde taşıdı. Bu amaçla 1847'de St Sulpice ruhban okulunda teoloji ve felsefe üzerine dersler almaya başladı. Ancak içindeki müzik tutkusu ağır bastı ve bir yıl sonra okulu bırakarak tamamen sanata yöneldi. Konservatuvardaki eski piyano profesörünün kızı Anna Zimmerman ile 1851 yılında dünya evine girdi. Bu evlilikten Jean isminde bir oğlu ve Jeanne adında bir kızı dünyaya geldi. Besteci, 1856 yılının Ocak ayında şövalye unvanıyla Legion of Honor (Onur Lejyonu) nişanına layık görüldü.
Bestecinin ilk büyük sahne denemesi olan Sapho adlı opera eseri 1851 yılında sahnelense de başarısızlıkla sonuçlandı. Gounod yılmadı; 1852 yılında cemaat okullarına şan eğitimi müfettişi olarak atandı. Aynı dönemde popüler koro topluluğu Orphéon de la Ville de Paris'in yönetimini üstlendi ve bu görevi 1860'a kadar sürdürdü. Ayrıca hastalanan kayınpederinin yerine geçerek özel müzik dersleri de veriyordu. Nihayet 1859 yılında sahneye koyduğu Faust operası, ona hak ettiği büyük ünü kazandırdı. Faust, Almanya'da Fransız eseri olarak görülürken Fransa'da ise Alman eseri denilerek eleştirilse de müzikseverlerin gönlünü fethetti. Goethe'nin anısına hürmeten bu eser Almanya'da Margarethe ismiyle sergilendi.
Savaş Yılları, Londra ve Son Nefes
Büyük üstat Hector Berlioz'un 1869'daki vefatı ardından Gounod, genel olarak Fransa'nın önde gelen bestecisi kabul edilmeye başlandı. Ancak 1870'te patlak veren Fransa-Prusya Savaşı, hayatının seyrini değiştirdi. Prusya ordusunun Paris'e doğru ilerlemesi üzerine ailesiyle birlikte İngiltere'ye sığındı. Barış sağlanınca ailesi Paris'e dönmesine rağmen, o Londra'da kalarak amatör şan sanatçısı Georgina Weldon'un evinde yaşadı. Burada bulunduğu 1871-1872 yıllarında bir piyano süiti olan Suite burlesque'i yazmaya başladı. Ancak ilk bölümü tamamladıktan sonra süitin geri kalanını yarıda bıraktı. Bu eseri piyanist Madame Viguier'e ithaf etmişti. Mayıs 1874'te Fransa'daki ailesinin yanına döndü.
Gounod hayatının son dönemini Saint-Cloud'da kilise müzikleri besteleyerek, anı ve denemelerini kaleme alarak geçirdi. 15 Ekim 1893 günü kilisede org çaldıktan sonra eve döndüğünde, bebekken ölen torunu Maurice'in anısına bir Requiem sahnesi üzerinde çalışırken felç geçirdi. Üç gün komada kalan 75 yaşındaki büyük sanatçı, 18 Ekim 1893 tarihinde yaşama veda etti.
Charles Gounod'un En Önemli Eserleri
Fransız müzik kültürüne yüzlerce seçkin parça armağan eden usta sanatçının dikkat çeken ürünleri şunlardır:
- Faust (1856-1861 yılları arasında tamamlanan dünyaca ünlü başyapıtı)
- Romeo ile Juliyet (1865-1867 yılları arasında bestelenen ünlü opera)
- Sappho (1851, 1858 ve 1884 versiyonları ile ilk sahne eseri)
- La Nonne sanglante (Kanlı Rahibe - 1852-1854 operası)
- La Reine de Saba (Saba Melikesi - 1861-1862 operası)
- Ave Maria (1859 - Dünyaca popüler kısa parçası)
- Funeral March of a Marionette (1879 popüler kısa parçası)
- Petite Senfoni (1885 - Dokuz Üflemeli Çalgı İçin)
%20by%20Nadar.jpg?width=640)