İngiliz sinema oyuncusu, senarist ve yönetmen Charlie Chaplin, 16 Nisan 1889 tarihinde Londra'nın Walworth bölgesinde, müzikhol sanatçısı bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Vücut dilini ustalıkla kullanarak slapstick komedi tarzını baştan yaratan sanatçı, sinema dünyasında çığır açan politik ve toplumsal yapımlarıyla tanınmaktadır. Kendi yarattığı efsanevi Şarlo karakteriyle dünya çapında büyük bir ün kazanan Chaplin, yaşamı boyunca sinemanın sessiz dönemini şekillendirmiştir. Fikirleri nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri'nden sürülmesine rağmen, 1975 yılında İngiltere'de 'Sir' unvanı alarak onurlandırılmıştır. Hayatı boyunca dört kez evlenen Koç burcu sanatçı, 25 Aralık 1977 tarihinde İsviçre'de 88 yaşında uykusunda hayata gözlerini yumuştur.
Zorlu Bir Çocukluktan Tiyatro Sahnelerine
Sanatçının müzikhol oyuncusu olan anne ve babası Hannah ile Charles, o henüz üç yaşındayken yollarını ayırdı. Ayrılığın ardından annesi ve ağabeyiyle Lambeth'e yerleşti. Çocukluğu yetimhanelerde ve yatılı okullarda geçti. Alkolik olan babası o henüz 12 yaşındayken öldü. Bu kaybın hemen ardından şizofreni rahatsızlığı yaşayan annesinin akıl hastanesine yatırılması, onun hayatını tamamen zorlaştırdı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen sahne tozunu erken yuttu. Henüz beş yaşındayken annesinin yanında küçük bir rolle ilk kez sahneyle tanıştı. Önemli rolünü 'Eight Lancashire Lads' oyununda aldı. Ağabeyi Sydney'in yardımıyla Londra Hipodromu'ndaki 'Cinderella' oyununda iş bularak kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Daha sonra sırasıyla 'Jim: A Romance of Cockayne' ve 'Sherlock Holmes' oyunlarında rol aldı. Bu yapımlarda canlandırdığı gazete dağıtıcısı çocuk rolü, onun ilk düzenli sahne işi oldu. Tiyatro sahnelerindeki bu erken başarıların ardından, 1908 yılında Fred Karno'nun ünlü vodvil topluluğuna katılma kararı aldı. Karno'nun 1910 ve 1912 yılları arasındaki Amerika turnelerine katılan sanatçı, burada komedi becerilerini geniş kitlelere sergileme ve slapstick tarzını geliştirme fırsatı buldu. Bu seyahat sırasında oda arkadaşı, daha sonra Stan Laurel adıyla efsaneleşecek Artur Stanley Jefferson idi. Turne sonrasında Stan ülkesine dönerken, genç Chaplin kariyerini sürdürmek için Amerika'da kalmayı seçti.
Şarlo'nun Doğuşu ve Beyaz Perdede Devrim
Amerika'daki gösterileri esnasında Keystone Film Şirketi'nin yapımcısı Mack Sennett tarafından keşedildi. Bu keşif üzerine 2 Şubat 1914 tarihinde 'Making A Living' filmi için aldığı rol teklifini kabul etti. Aynı sene izleyiciyle buluşan 'Kid Auto Races at Venice' filminde sinema tarihini değiştirecek bir adım attı. Geniş pantolonu, melon şapkası, küçük bastonu ve devasa ayakkabılarıyla göze çarpan sakar ama bir o kadar da sevimli Şarlo tiplemesini ilk defa bu yapımdaki başarılı oyunculuğuyla izleyicilere tanıttı. Keystone bünyesinde 'Caught in a Cabaret' ve 'Caught in the Rain' dahil toplam 34 kısa film çekti. Bu filmler slapstick tarzını geliştirmesini sağladı. Daha sonra daha yüksek ücretle Essanay'e geçti. Ağabeyi Sydney'i de bu sayede Keystone şirketinin kadrosuna yerleştirmeyi başardı. Mutual Şirketi ile yeni bir anlaşma imzaladı. Bu kapsamda 'The Vagabond', 'One A.M.' ve 'Easy Street' gibi klasikleri çekti. Bağımsız olma hayaliyle 1917 yılında Hollywood'da kendi stüdyosunu kurmak için girişimlerde bulundu. First National Exhibitors Sirki ile anlaşarak ilk yapımcılık deneyimi olan 'A Dog's Life' filmini tamamladı. Hemen ardından 'The Bond' ve 'Shoulder Arms' gibi popülerliğini artıran savaş komedilerine imza attı. 1919 yılında 'Sunnyside' ve 'A Day's Pleasure' filmlerini çeken sanatçı; Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve D.W. Griffith ile United Artists Şirketi'ni kurdu. Bu ortaklık, oyuncuların ve emekçilerin haklarını gözeten adil bir kazanç dağılımı sağlayarak Hollywood tarihindeki ilk bağımsız ve oyuncu ortaklı film şirketini ortaya çıkarmıştır. First National anlaşmasını tamamlamak adına 1921 yılında altı filmlik yeni bir sözleşme imzaladı. Sözleşmenin ilk yapımı 'The Idle Class' filminde çocuk yıldız Jackie Coogan ile rol aldı. Aynı yıl Londra, Paris ve Berlin kentlerini kapsayan büyük bir Avrupa seyahati gerçekleştirdi. Amerika'ya döndükten sonra United Artists çatısı altında aktif çalışmalarına hız kesmeden devam etti.
Politik Fırtınalar, İsviçre Sürgünü ve Oscar Onuru
United Artists döneminde 'Woman in Paris', 'Gold Rush', 'Circus', 'City Lights', 'Modern Times' ve 'The Great Dictator' gibi başyapıtları yönetti. Sessiz sinemanın son demlerinde çektiği bu filmlerde sadece müzik ve ses efektleri kullandı. Filmlerinde yer alan keskin sosyal ve siyasi eleştiriler, Amerikan yönetiminin tepkisini çekmeye başladı. Aynı zamanda özel hayatındaki sansasyonel evlilikleri ve babalık davaları basını uzun süre meşgul etti. Sonunda 'Gold Rush' filminde komünizm propagandası yaptığı iddia edilerek Amerika'ya girişi yasaklandı. Bunun üzerine ailesiyle İsviçre'ye yerleşti. Avrupa'da da üretmeye devam ederek 'Monsieur Verdoux' ve 'Limelight' gibi önemli yapımlara imza attı. Marlon Brando ve Sophia Loren'in başrollerini paylaştığı 'A Countess From Hong Kong' ise son filmi oldu. Çok yönlü bir sanatçı olan Chaplin, solak olmasına rağmen keman ve çelloyu ustalıkla çalabiliyordu. Filmlerinde yer alan 'Smile', 'Eternally', 'Sing a Song', 'With You Dear in Bombay', 'There’s Always One You Can’t Forget' ve 'You are My Song' parçalarının bestelerini yaptı. Ayrıca 'My Trip Road', 'A Comedian Sees The World', 'My Autobiography' ve 'My Life in Pictures' kitaplarını yazdı. Sinema dünyasının bu dahi ismi, 1929 yılında düzenlenen ilk Oscar töreninde özel ödülle ödüllendirildi. Yıllar sonra, 1972'de aldığı ikinci Oscar Onur Ödülü töreninde beş dakika boyunca ayakta alkışlandı. Hayatı boyunca Mildred Harris, Lita Grey, Paulette Goddard ve son olarak Oona O'Neill ile evlendi. Bu son evliliğinden Geraldine Chaplin dahil sekiz evlat sahibi olan efsanevi sanatçı, geride hem sinemasal hem de müzikal açıdan doldurulması imkansız devasa bir kültürel miras bırakmıştır. Çalınan naaşı 11 hafta sonra bulunarak defnedildi.
