Osman Hasip Bey'in oğlu Mehmed Cemal Mersinli, 1875 yılında Mersin'de dünyaya gelmiş ve ilk gençlik yıllarını burada geçirdikten sonra askeri eğitime yönelmiştir. Askeri eğitimini başarıyla tamamlayarak imparatorluğun zorlu dönemlerinde cepheden cepheye koşan bu önemli isim, hem Osmanlı ordusunda hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kritik roller üstlendi. 7 Ekim 1941 tarihinde Ankara'da hayata gözlerini yuman Mersinli, arkasında mücadele dolu bir ömür bıraktı.
Genç yaşta askeri mesleğe adım atmayı seçerek 1892 yılında Harbiye Mektebi kapısından giren Cemal Bey, 1895 senesinde piyade teğmeni rütbesiyle mezun olarak kıtadaki görevine başladı. Başarısını sürdüren genç subay, Erkânı Harbiye Mektebi'ne girerek 1898 yılında kurmay yüzbaşı rütbesiyle bu prestijli okulu bitirdi. İlk görevi olan Genelkurmay 3. Şubesi'nin ardından vakit kaybetmeden İkinci Ordu bünyesinde vazifelendirildi. Dönemin askeri gereksinimleri doğrultusunda 1900 yılında kıdemli yüzbaşı unvanıyla Trakya bölgesindeki tren yolları ve istasyonların müfettişliği görevine atandı. Liyakatiyle dikkat çeken Cemal Bey, 1903 senesinde binbaşılığa terfi etti. Hemen arkasından yarbay rütbesiyle Dördüncü Ordu emrinde çalışmaya başladı. Dersim İsyanı sırasında sergilediği üstün gayret ve başarı, onun 1908 yılında albaylık rütbesine erişmesini sağladı.
Cephelerde Geçen Yıllar ve Kanal Seferi
Albay rütbesini kazandıktan sonra Harbiye Mektebi'nde kurmay ödevleri öğretmenliği görevine getirildi. 1909 yılında bu derslerine ek olarak tabya öğretmenliğini de üstlendi. Kısa süre sonra Genelkurmay Başkanlığı ile İkinci Ordu Kurmay Başkanlığı gibi kritik makamlarda sorumluluk yüklendi. 1912'de İştip, Köprülü ve Üsküp bölgelerindeki savunma hatlarını güçlendirmek amacıyla kurulan komisyonda aktif şekilde çalıştı. Balkan Savaşı patlak verdiğinde Garp Ordusu bünyesinde Kurmay Başkanı olarak görev almasının yanı sıra Kırk İkinci ve Onuncu fırkaların komutanlığını da üstlenerek cephede çok aktif bir rol oynadı. Savaş bittikten sonra, 1913 yılının kasım ayında Birinci Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı'na, ertesi yılın nisan ayında ise Edirne Müstahkem Mevki Komutan Yardımcılığına tayin edildi. Cihan Harbi'nin kapıya dayandığı 1914 yılının ağustosunda Sekizinci Kolordu Komutanı olarak belirlendi. Aynı yılın kasım ayında Mirlivalık rütbesine yükseltildi.
Tümgeneral rütbesiyle büyük bir sorumluluk üstlenen Cemal Paşa, Birinci Kanal Seferi'ne katılan Sekizinci Kolordu'yu sevk ve idare etti. Alman kurmay başkanı Kress von Kressenstein ile koordineli yürütülen bu askeri harekât, ne yazık ki bölgedeki ciddi lojistik sıkıntılar ve ikmal yetersizlikleri sebebiyle istenen neticeye ulaşamadı. Tarihler 1918 yılının ocak ayını gösterdiğinde Dördüncü Ordu Komutanlığına getirildi. Bu yeni vazifesinde Şeria Nehri'nin doğusunda kalan geniş arazinin savunulmasını üstlendi. Zor şartlara rağmen bölgedeki Arap isyancılara karşı kendi imkânları dâhilinde başarı olarak nitelendirilebilecek birtakım operasyonlar gerçekleştirdi.
Nablus Bozgunu ve Zorlu Geri Çekiliş
Askeri başarıları neticesinde 1918'in temmuz ayında Ferikliğe terfi etti. Dönemin en kritik çarpışmalarından biri olan Nablus Hezimeti esnasında Yıldırım Ordular Grubu bünyesinde görev aldı. Bu muharebede Sekizinci Ordu Komutanı İsmail Cevat Çobanlı ve Yedinci Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa ile yan yana mücadele etti. Ancak savaşın gidişatı Osmanlı ordusu için oldukça olumsuz gelişti. Batı cephesindeki Sekizinci Ordu savunma hattının çökmesi ve dağılması üzerine cephe gerisindeki durum kritik bir hal aldı. Yedinci Ordu da imha olmaktan kurtulmak amacıyla Şeria Nehri'nin doğusuna çekilmeye başladı. Bu kritik gelişmeler karşısında Cemal Paşa, Arap isyancıların yoğun baskısı altında kendi birliklerine geri çekilme talimatı vermek zorunda kaldı. Çekilme faaliyeti esnasında Osmanlı askerleri, Arap asilerin katliam girişimlerine maruz kaldı. Kalan sınırlı kuvvetleriyle Şam'a ulaştığında, Liman von Sanders tarafından kentin savunmasıyla görevlendirildi. Fakat Başkomutan Vekili Enver Paşa'dan gelen kesin geri çekilme emri durumu değiştirdi. İtilaf kuvvetleri ve isyancılar 1 Ekim 1918'de Şam'ı işgal etti. Yaşanan bu gelişmelerin ardından Cemal Paşa acilen İstanbul'a çağrıldı.
Milli Müadele Dönemi ve Siyasi Hayatı
Birinci Dünya Savaşı'nın sonunu getiren Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasının peşi sıra, 1919 yılının ocak ayında Yıldırım Kıtaatı Müfettişliği makamına getirildi. Konya'da İkinci Ordu Komutanı olarak vazife yaparken, Anadolu'da bağımsızlık ateşini yakan Mustafa Kemal Paşa'nın görüşlerini desteklediğini açıkça beyan etti. Temmuz 1919'da Askeri Okullar Genel Müfettişliği görevine atandı. Siyasi arenadaki etkinliği giderek artan Cemal Paşa, ekim ayında kurulan Ali Rıza Paşa hükümetinde Harbiye Nazırı olarak görev aldı. Görevi sırasında, Amasya Protokolü'nün imzalanmasının ardından 16 Kasım'da Kuvâ-yi Milliye hareketine her türlü desteğin sağlanacağını resmen duyurdu. Bu milli duruşu, İtilaf Devletleri'nin tepkisini çekti. İşgal güçlerinin baskısıyla, kendisi gibi düşünen İsmail Cevat Paşa ile birlikte görevinden uzaklaştırılmak istendi. Bu gelişme üzerine 20 Ocak 1920'de bakanlık görevinden istifa etti. İngiliz işgal kuvvetleri tarafından 15 Mart'ta tutuklanan Cemal Paşa, birkaç gün sonra Malta Adası'na sürgüne gönderildi.
Malta sürgününden kurtulduktan sonra 1 Kasım 1921 tarihinde İnebolu üzerinden vatana döndü. Çok geçmeden, 29 Aralık 1921'de Isparta Milletvekili sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne adım attı. Meclis çatısı altında muhalif kanadı temsil eden İkinci Grup içerisinde yer aldı. Cumhuriyetin ilanından sonra, 17 Haziran 1926 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'ya yönelik planlanan İzmir suikastı girişimiyle ilişkili olduğu iddiasıyla suçlandı. İstiklal Mahkemesi huzurunda yargılanan Cemal Paşa, 13 Temmuz tarihindeki duruşmada suçsuz bulunarak beraat etti. Siyasi mücadelesine ilerleyen yıllarda da devam eden Mersinli, altıncı dönemde İçel Milletvekilliği yaparak parlamentoda görev yapmayı sürdürdü.
Üstlendiği Başlıca Görevler
- Sekizinci Kolordu Komutanlığı (Birinci Kanal Seferi dönemi)
- Dördüncü Ordu Komutanlığı (Şeria ve Şam cepheleri)
- Harbiye Nazırlığı (Ali Rıza Paşa hükümeti kabinesi)
- TBMM Isparta ve İçel Milletvekilliği (Cumhuriyet dönemi parlamenterliği)
