İçeriğe Atla
Enver Paşa fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Enver Paşa Kimdir?

Enver Paşa, 1881'de İstanbul'da doğan Osmanlı asker ve siyasetçisidir. Trablusgarp ve Edirne başarılarıyla öne çıkan Harbiye Nazırı'nın hayatı.

Diğer adlar: İsmail Enver, Enver Bey, Enver Paşa

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Enver Paşa Hakkında

Osmanlı İmparatorluğu'nun en fırtınalı döneminde orduyu ve siyaseti şekillendiren İsmail Enver, askeri kişiliği ve cesur kararlarıyla yakın tarihe damgasını vurmuştur. 22 Kasım 1881'de İstanbul'da doğan bu karizmatik subay, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurucularından biri olarak imparatorluğun kaderini tayin etmiştir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında üstlendiği Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili sıfatıyla askeri idareyi eline alan Enver Paşa, 4 Ağustos 1922'de Tacikistan'da Rus ordusuyla girdiği çatışmada şehit düşmüştür. Yaşamı boyunca büyük ideallerin peşinden koşan tarihi şahsiyet, ömrünü Türk dünyasının bağımsızlığına adamıştır.

Askeri Eğitimi ve Yükseliş Yılları

Manastırlı bir aileden gelen Enver Paşa'nın babası Hacı Ahmet Paşa, annesi ise Ayşe Hanım'dır. Altı kardeşin en büyüğü olan Enver Bey, babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğunu farklı şehirlerde geçirmiştir. İlköğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 1894'te Manastır Askeri Rüştiyesi'ni, 1897'de ise İstanbul Soğukçeşme Askeri İdadisi'ni bitirmiştir. 1899 yılında Harp Okulu'ndan piyade teğmeni olarak mezun olan genç subay, Ocak 1903'te Harp Akademisi'nden kurmay yüzbaşı rütbesiyle dereceyle mezun olmuştur. Selanik'teki Üçüncü Ordu'ya bağlı Manastır 13. Seyyar Topçu Alayı'na tayin edildikten sonra 13 Eylül 1906'da binbaşı olmuştur. Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katılarak İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinde aktif rol oynamış ve cemiyet içinde kendisini sevdirmiştir.

Makedonya Genel Müfettişliği görevinde bulunduktan sonra 5 Mart 1909'da Berlin askeri ataşeliğine atanan Enver Bey, 13 Nisan 1909'da patlak veren 31 Mart Vakası üzerine geçici olarak yurda dönmüştür. Mahmud Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu'na katılarak isyanın bastırılmasında etkin görev almıştır. İkinci Abdülhamit'in tahttan indirilip yerine Mehmet Reşat'ın geçmesiyle yeniden Berlin'e dönmüş, 1911'de İstanbul'a gelerek padişahın yeğeni Naciye Sultan ile nişanlanmıştır. Arnavutluk isyanı üzerine gittiği İşkodra'da ayaklanmanın bastırılmasında önemli rol oynamıştır.

Trablusgarp Cephesi ve Harbiye Nazırlığı

İtalyanlerin Trablusgarp'a saldırması üzerine yurda dönen Enver Bey, gerilla savaşı fikrini cemiyet üyelerine kabul ettirmiştir. Kolağası Mustafa Kemal Bey ve Paris Askeri Ataşesi Binbaşı Ali Fethi Okyar Bey ile birlikte cepheye giderek Bingazi ve Derne'deki kuvvetlerin başına geçmiştir. Burada 20 bin kişiyi seferber edip adına para bastırarak bölgeye hakim olmuştur. Balkan Savaşı'nın başlamasıyla İstanbul'a çağrılınca bölgeyi terk eden Enver Bey, buradaki başarılı mücadelesiyle 1912'de yarbaylığa yükselmiştir.

Yurda döndükten sonra 23 Ocak 1913'te düzenlenen Babıali Baskını'na katılarak Sadrazam Kamil Paşa'nın istifasını sağlamış ve İttihat ve Terakki'nin iktidarı ele geçirmesini sağlamıştır. 22 Temmuz 1913'te Edirne'nin kurtarılmasında oynadığı büyük rolün ardından askeri kariyerinde hızla yükselmiştir:

  • 15 Aralık 1913'te albaylığa terfi etmiştir.
  • 3 Ocak 1914'te Mirlivalığa (Tuğgenerallik) yükselmiştir.
  • 8 Ocak 1914'te Sait Halim Paşa hükümetinde Harbiye Nazırı olmuştur.

Bakanlık döneminde orduyu modernize etmek amacıyla Fransız modeli yerine Alman askeri stilini uygulamıştır. Yaşlı paşaları emekliye sevk edip genç ve dinamik subayları göreve getiren Enver Paşa, 5 Mart 1914'te Padişah Birinci Abdülmecit'in torunu Naciye Sultan ile evlenerek hanedana damat olmuştur.

Birinci Dünya Savaşı ve Sarıkamış Faciası

Osmanlı'nın savaşa Almanların yanında girmesinde en etkin rolü oynayan Enver Paşa, iki Alman kruvazörünün Boğazlar'dan geçişine ve 29 Ekim 1914'te Rus limanlarını bombalamasına şahsen onay vermiştir. 14 Kasım 1914'te ilan edilen Cihad-ı Ekber ile devlet savaşa girmiştir. Harbiye Nazırı olarak askeri harekâtı yöneten Paşa, Doğu Cephesi'nde 3. Ordu'nun başına geçerek Sarıkamış Kış Harekâtı'nı komuta etmiştir. Ocak 1915'te ağır bozgunla sonuçlanan harekâtta binlerce asker savaşamadan donarak can vermiştir. Yenilgiye rağmen konumunu koruyan Enver Paşa, 26 Nisan 1915'te Başkomutan Vekili olmuş, Eylül 1915'te korgeneralliğe ve 1917'de orgeneralliğe yükseltilmiştir.

Sürgün Yılları, Türkistan ve Ölümü

Savaşın yenilgiyle bitmesiyle 2 Kasım 1918'de ülkeyi terk eden Enver Paşa; Odessa, Berlin ve Rusya'ya geçmiştir. İstanbul'daki Divan-ı Harp rütbelerini geri alarak gıyabında ölüm cezası vermiş, 1 Ocak 1919'da ise askerlikten ihraç edilmiştir. Anadolu'daki Milli Mücadele'ye katılma isteği kabul edilmeyen Paşa, Eylül 1920'de Bakü'de Doğu Ulusları toplantısına katılmıştır. Batum'da Türkiye Şuraları Partisi'ni kurarak Türkistan'ı kurtarma hareketini başlatmış ve bağımsız bir Turan devleti kurma hayalinin peşinden gitmiştir. 4 Ağustos 1922'de Tacikistan'da Belcivan yakınlarında Rus saldırısında çatışarak 41 yaşında şehit düşmüştür. Naaşı Çeğen köyüne defnedilmiş, 1996'da ise İstanbul'daki Abide-i Hürriyet Tepesi'ne nakledilmiştir.

Tarihi vesikalar Enver Paşa'nın savaşa giriş sorumluluğunun zırhlıların geçişi ve Rus limanlarının bombalanması kararı etrafında şekillendiğini; Mütareke dönemindeki adımlarının ise bireysel olmaktan ziyade İttihatçı kadronun ortak faaliyeti olduğunu göstmektedir. Onun maceracılık boyutlarındaki adımları değerlendirilirken içinde yaşadığı çağın da bir macera devri olduğu unutulmamalıdır. Eşi Naciye Sultan ile evliliğinden doğan Türkân Mayatepek, Mahpeyker Ürgüp ve Ali Enver isimli çocuklarından Berlin'de doğan oğlu Ali Enver'i hiç göremeyen Enver Paşa'nın babası Hacı Ahmet Paşa ise Mondros sonrasında İngilizler tarafından Malta'da hapsedilmiştir. Ayrıca Kut'ül Amare zaferi komutanı Halil Kut Paşa amcası, Bakü fatihi Nuri Killigil ise kardeşidir.