Tarihimizin en sıra dışı şahsiyetlerinden biri olan Nuri Killigil, Kafkas İslam Ordusu kumandanı olarak Azerbaycan topraklarını Bolşevik ve Ermeni çetelerinden kurtaran, Cumhuriyet döneminde ise ilk yerli silah fabrikasını kurarak Türk savunma sanayiine öncülük eden vatansever bir asker ve girişimcidir. 1889 yılında bugün Kuzey Makedonya sınırlarında kalan Manastır kentinde dünyaya gelen bu yiğit komutan, ömrünü cephelerde ve üretim atölyelerinde geçirmiştir. Arap-İsrail Savaşı esnasında Filistin direnişine silah desteği sağladığı dönemde, 2 Mart 1949'da İstanbul Sütlüce'deki fabrikasında gerçekleşen gizemli patlamalar neticesinde 60 yaşında trajik şekilde can vermiştir. Cenazesi bulunamadığı için boş bir tabutla toprağa verilen Nuri Paşa, geride büyük zaferler ve yerli üretim idealiyle dolu bir miras bırakmıştır.
Trablusgarp'tan Kafkasya'ya Uzanan Kahramanlık Yolu
Hacı Ahmet Paşa ile Ayşe Hanım'ın altı çocuğundan biri olan Nuri Bey'in ağabeyi, Osmanlı'nın son dönemine damga vuran Enver Paşa'dır. Kut'ül Amare zaferinin komutanı Halil Kut Paşa ise onun öz amcasıdır. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde tamamlayan genç Nuri, 1909 senesinde Manastır Harbiyesi okulunu üsteğmen rütbesiyle bitirerek orduya adım attı. Mezuniyetinin hemen ardından Trablusgarp ve Balkan Savaşları'nda aktif görevler üstlendi. I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, İtalyan ve İngiliz işgalcilerine karşı yerel halkı teşkilatlandırmak amacıyla ağabeyi tarafından yeniden Trablusgarp cephesine gönderildi. Buradaki askeri başarıları vesilesiyle henüz 28 yaşındayken yarbaylık rütbesine terfi ettirildi.
1918 yılına gelindiğinde, Bolşeviklerin ve Ermeni çetelerinin Azerbaycan'da katliamlar yapması üzerine Osmanlı Devleti harekete geçti. Enver Paşa, kardeşini yeni kurulan 11 bin kişilik Kafkas İslam Ordusu komutanlığına tayin etti. Azerbaycan birliklerinin de katılmasıyla mevcudu 12 bine ulaşan bu ordu, Gence'yi merkez alarak ilerledi. Göyçay, Salyan, Ağsu ve Kürdemir bölgelerini düşmandan temizleyen Nuri Paşa komutasındaki birlikler, 15 Eylül 1918 tarihinde Bakü'yü kurtardı. Bu kutlu zafer sırasında Türk ordusu tam 1130 şehit verdi. Bakü'nün ardından Osmanlı müfrezeleri Dağıstan bölgesine geçerek orayı da Rus işgalinden arındırdı. Kazandığı bu büyük muzafferiyet sebebiyle Nuri Paşa, tarih sayfalarına Bakü Fatihi unvanıyla altın harflerle yazıldı.
Ancak Suriye cephesinde Yıldırım Ordular Grubu'nun uğradığı yenilgiyle imzalanan Mondros Mütarekesi, bu şanlı orduyu dağıttı. İngiliz kuvvetleri tarafından Batum'da tutuklanan kahraman komutan, 8 Ağustos 1919'da yargılanmaya götürülürken yerel halkın yardımıyla kaçtı. Anadolu'ya geçen Nuri Bey, Kazım Karabekir Paşa'nın kolordusuna katıldı. Ayrıca Kars ve Erzurum'daki askeri tesislerde çalışarak, ele geçirilen silah ve mühimmatı ordu için yeniden kullanılabilir hale getirdi. Sarıkamış'ın kurtarılmasındaki katkılarından dolayı kendisine 1929 yılında kırmızı şeritli İstiklal Madalyası layık görüldü.
Savunma Sanayiinde Bir Öncü ve Nuri Tabancası
Askeri kariyerinin sonlanmasının ardından Nuri Bey, 1921'de Almanya'nın Berlin şehrine giderek çinicilik sanatı üzerine eğitim aldı. Türkiye'ye döndükten sonra 1925 yılında Kütahya'da kardeşi Ertuğrul ile birlikte seramik fabrikası kurdu. Ancak ortağı olan kardeşinin 1931'de vefatı üzerine bu girişimi sonlandırıp hisselerini devretti. Vatan sevdası onu milli savunma sanayiine yönlendirdi. Zeytinburnu'ndaki bir kok kömürü tesisini satın alarak burayı modern bir madeni eşya fabrikasına dönüştürdü. Bu tesiste gaz maskesi, matara, tabanca ve mermi üretimine başladı. Ayrıca işlerini hızla büyüterek 1946'da fabrikasını Haliç kıyısındaki Sütlüce semtine taşıdı. Tesisini yeni motorlarla donatarak havan ve havan mermisi imalatına girişti.
Ürettiği silah ve mühimmatı Milli Savunma Bakanlığına satan Nuri Paşa, aynı zamanda Mısır, Suriye ve Pakistan gibi ülkelere de askeri ihracat gerçekleştirdi. Bu dönemde tasarladığı ve kendi adını verdiği Nuri tabancası, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin seri üretilen ilk 9 milimetrelik yerli silahı olarak kayıtlara geçti.
Sütlüce Fabrikası Patlaması ve Şüpheli Ölüm
Arap-İsrail Savaşı esnasında Nuri Paşa, Filistin direnişçilerini ve Arap devletlerini aktif olarak destekledi. Onlar için gizlice silah ve tapa üreten fabrikatör, yeni kurulan İsrail devletinin şimşeklerini üzerine çekti. Takvimler 2 Mart 1949 tarihini gösterdiğinde Sütlüce'deki tesiste peş peşe üç şiddetli patlama meydana geldi. Bu feci olayda Nuri Paşa ve beraber çalıştığı 28 işçi yaşamını yitirdi. Patlamanın şiddetinden ötürü bedenine ulaşılamayan ünlü komutan, Edirnekapı Şehitliği'ne boş bir tabutla defnedildi. Yaşanan bu büyük trajedi, resmi kayıtlara kaza olarak geçse de, pek çok çevre tarafından yeni kurulan İsrail istihbaratının gerçekleştirdiği bir suikast olarak nitelendirildi. Nuri Killigil'in vefatı, Türk savunma sanayiinin gelişimini baltalayan en gizemli olaylardan biri olarak kalmıştır.
