Milli Mücadele'nin en çetin döneminde, TBMM birinci yasama döneminde Maraş milletvekili olan Hasib Aksüyek, Cumhuriyet'in kuruluşuna damga vurmuştur. Hukukçu kimliği ve meclisteki denetim çıkışlarıyla kurucu meclisin müstesna siyaset adamlarından biri haline gelmiştir. Kendisi, 1882 yılında Maraş'ın en köklü ailelerinden olan Emirmahmutoğlu hanesinde dünyaya gelmiştir. Eğitim hayatını memleketinde tamamladıktan sonra adalet sahasında kariyer yapmayı tercih etmiştir. Adliyedeki sorgu hakimliği görevinden meclis kürsüsüne uzanan ömrü, vatan hizmetiyle yoğrulmuştur. Bu onurlu yaşam, 1930 senesinde son bulmuştur.
Hukukla Yoğrulan Bir Kariyer: Maraş'tan Adliye Kürsülerine
Memleketi Maraş bünyesinde eğitim hayatını başarıyla bitiren Hasib Aksüyek, mesleki yaşamına hukuk alanında yön vermiştir. Adli mekanizmanın işlemesi adına güney illerinde yoğun mesai harcamıştır. Genç hukukçu; Maraş, Zeytun, Elbistan ve Antep bölgelerinde adliye görevlerini layıkıyla üstlenmiştir. Buradaki üstün gayretleri ve mesleki birikimi sayesinde kısa sürede saygınlık elde etmiştir. Ankara'daki kurucu meclise seçilmeden hemen önce ise Maraş bünyesinde sorgu hakimliği makamına atanmıştır. Sorgu hakimi sıfatıyla ceza yargılaması süreçlerinde kritik kararlara imza atmıştır. Güney illerinde kazandığı bu çok yönlü ve derin adli birikim, onun ilerleyen yıllarda kurucu meclis çatısı altında yapacağı yasal düzenlemelerde ve komisyon çalışmalarında sağlam kararlar almasına zemin hazırlamıştır.
TBMM'de Muhalif Bir Duruş: İkinci Grup ve Yasama Faaliyetleri
Anadolu'nun kurtuluş mücadelesi verdiği o son derece sancılı ve tarihi günlerde milli iradenin tecelligahı olan TBMM 1. Dönem kadrosuna dahil olan Hasip Bey, parlamento bünyesinde en aktif çalışan milletvekillerinden biri olmuştur. Yasama çalışmalarında gösterdiği azim ve disiplin, onun meclisin mutfağı sayılan komisyonlarda yoğun sorumluluklar almasını beraberinde getirmiştir. Aksüyek, meclisteki üstün sorumluluk anlayışıyla şu kurullarda görev yapmıştır:
- İktisat Komisyonu
- Orman Komisyonu
- Madenler Komisyonu
- İçtüzük Komisyonu
- Adalet Komisyonu
- Bayındırlık Komisyonu
- Bütçe Komisyonu
- Memurin Muhakematı Tetkik Kurulu
Bütçe bu yorucu komisyon çalışmalarının yanı sıra meclisin dördüncü toplantı yılında ise yasama faaliyetlerinin seyrini belirleyen üçüncü şubenin kâtiplik görevini üstlenmiştir.
Siyasi duruşu itibarıyla tek sesli bir meclis yapısına karşı çıkmış, her daim demokratik çok sesliliği savunmuştur. Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki gruba muhalif olan İkinci Grup saflarında etkin şekilde konumlanmıştır. Hükümetin denetlenmesi ve millet meclisinin üstünlüğü konularında asla taviz vermeyen bir duruş sergilemiştir. Meclis tutanaklarına yansıyan verilere göre parlamento çatısı altında tam 44 konuşma gerçekleştirmiştir. Hükümete yönelttiği 3 soru önergesi ve hazırladığı 2 kanun teklifiyle yasama gücünü etkin kullanmıştır. Görüşleri son derece geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Meclis çatısı altında gerçekleştirdiği hararetli konuşmalarında iç politika meselelerinden toplumsal yardımlaşma faaliyetlerine, askeri konulardan temel yasa tasarılarının görüşülmesine kadar son derece geniş bir yelpazede halkın sesini duyurmuştur.
Kamusal Tasarruf ve Sosyal Adalet: 17,5 Liralık Hokka Krizinin Perde Arkası
Hasib Aksüyek'in parlamento tarihimizdeki en çarpıcı çıkışlarından biri, 1922 yılındaki meclis bütçe görüşmelerinde vuku bulmuştur. Dönemin Dahiliye Vekili Ali Fethi Okyar'ın makam odasına bütçeden 17,5 lira ödenerek bir kalem takımı alınmıştır. Milli Mücadele'nin en çetin geçtiği ve devlet bütçesinin her bir kuruşuna büyük ihtiyaç duyulduğu o savaş yıllarında kamudaki lüks harcamalara kesin surette cephe alan vekil, yapılan bu harcamayı sertçe eleştirmiştir. Mebusunun kürsüden yükselen sert eleştirileri mecliste adeta fırtınalar koparmıştır. Hararetli tartışmalar neticesinde Dahiliye Vekili Fethi Bey, kalem takımının bedelini şahsi cebinden ödemeyi önermiştir. Tarihe geçen bu meclis krizi, dönemin Maliye Bakanı'nın araya girmesiyle nihayet tatlıya bağlanmıştır. Bu olay, kurucu meclisin denetim gücünü ve şeffaflık arayışını simgelemektedir.
Ekonomi politikalarında da çağının ötesinde fikirler barındıran Hasib Aksüyek, sosyal adaleti kararlılıkla savunmuştur. Kendisi, aynı zamanda özellikle çalışanların haklarını korumaya yönelik teklifleriyle bilinen öncü bir isimdir. Genel kurula sunduğu en özgün yasal önerilerden biri, asgari ücret tarifesinin belirlenmesi hakkındadır. Emekçilerin yaşam koşullarını gözeten vekil, asgari ücretin mevsim şartlarına göre uyarlanmasını istemiştir. Ücretlerin yaz ve kış dönemleri için ayrı tespit edilmesini önermiştir.
Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasının ardından, TBMM 2. Dönem seçimlerinde Maraş milletvekilliğine adaylığını koymamıştır. Bu kararla birlikte aktif siyaset sahnesine veda ederek memleketinde köşesine çekilmiştir. Hukukçu kimliğiyle adliyede başlayan ve meclis kürsüsünde devleşen ömrü, 1930 yılında noktalanmıştır. Onun meclis konuşmaları ve denetim hassasiyeti, günümüz siyaset dünyasına dahi önemli ilhamlar sunmaktadır.
