Türk tiyatrosunun ve sinemasının unutulmaz çınarlarından biri olan Asuman Korad, 25 Kasım 1924 tarihinde İstanbul Üsküdar'da dünyaya gözlerini açtı. Sahne sanatlarına ömrünü adayan usta isim; oyuncu, yönetmen ve akademisyen kimliğiyle Türk tiyatro tarihinin yönünü tayin eden efsaneler arasında kendine saygın bir yer edindi. Çocukluk yıllarında sanatsal bir atmosferde yetişen Korad, harita albayı ve ressam olan babası Selahattin Düzgünoğlu ile annesi Ressan'ın desteğiyle büyüdü. Ercihan Düzgünoğlu ve Bisan Tümay adında iki kardeşi bulunan sanatçı, eğitim hayatını Ankara'da taçlandırma kararı aldı. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü yüksek devresini 1949 yılında başarıyla tamamlayan genç yetenek, mezuniyetinin hemen ardından Devlet Tiyatroları kadrosuna katılarak profesyonel kariyerine adım attı.
Sahne Tozuyla Tanışma ve Küçük Sahne Macerası
İlk olarak Tatbikat Sahnesi ve Devlet Tiyatroları çatısı altında seyirci karşısına çıkan sanatçı; Müfettiş, Kadınlar Arasında, Yalancı, Şakacı, Pembe Evin Kaderi ve Bir Evlenme gibi yapımlarla adından söz ettirdi. Bu dönemde sergilediği performanslar, onun oyunculuk yeteneğini gözler önüne serdi. Ancak 1951 yılında radikal bir kararla Ankara'dan ayrılarak İstanbul'un yolunu tuttu. Değerli tiyatro insanı Muhsin Ertuğrul ile çalışmak üzere meşhur İstanbul Küçük Sahne ekibine katıldı. İstanbul macerası iki yıl sürdü. Bu süreçte Fareler ve İnsanlar isimli başyapıt başta olmak üzere; Siyah Beyaz, Karakolda, Karışık İş, Yedide Ev, Onikinci Gece, Arpa Ambarı ve On Küçük Zenci gibi klasikleşen oyunlarda rol aldı. Aynı dönemde Muhsin Ertuğrul rehberliğinde sinema dünyasına da adım atarak çok yönlü sanat kimliğini pekiştirdi.
Ankara'ya Dönüş ve Paris'te Tiyatro Araştırmaları
İstanbul'daki başarılı çalışmalarının ardından 1953 yılında yeniden Ankara Devlet Tiyatroları bünyesine katılan tecrübeli aktör, sahnede adeta devleşti. Maria Stuart, Güzel Helena ve Tanrıdağı Ziyafeti gibi klasik oyunlarda başarılı tiplemeler çizen sanatçı; Yaşlı Aile, Güneşte On Kişi, Ruhlar Gelirse, Şatoya Davet, Akif Bey ve Tebessümler Diyarı ile tiyatroseverleri büyüledi. Yeteneğini Lady Frederick, Tufan, Kleopatranın Mezarı, Samanyolu ve Malpone gibi oyunlarla perçinledi. Kral Lear ve Cadı Kazanı gibi ağır eserlerdeki performansları ise onun ustalığını tescilledi. Kiralık Bina, Dört Albayın Aşkı, Hürrem Sultan, Damdaki Kemancı, Gergedan, Şair Ruhu, Büyük Jüstinyen, Midas'ın Kulakları, My Fair Lady, Son Bant ve Hamlet gibi çok sayıda önemli oyunda canlandırdığı karakterlerle unutulmaz kompozisyonlar oluşturdu.
Sanat ufkunu genişletmeyi hedefleyen usta oyuncu, 1962 yılında tiyatro araştırmaları gerçekleştirmek amacıyla kültürün başkenti Paris'e doğru yola çıktı. Paris'te düzenlenen ve 27 Mart'tan 14 Temmuz'a kadar devam eden Theatre des Nations uluslararası festivaline katılarak küresel tiyatronun nabzını tuttu. Türkiye'ye döndüğünde edindiği tecrübeleri sahneye yansıttı. Alman, Amerikalı, İtalyan, Fransız ve Yunan yönetmenlerle ortak projelerde çalışarak vizyonunu zenginleştirdi. 1963 yılında İstanbul Aksaray Bulvar Tiyatrosu sahnelerinde Yaz Bekarı, Garsoniyer ve Mihracenin Gerdanlığı oyunlarında oynadı. Hemen ardından Arena Tiyatrosu bünyesindeki Çay ve Sempati prodüksiyonunda görev aldı. Meydan Sahnesi bünyesinde de çeşitli karakterlere hayat veren ünlü isim, sonrasında asıl yuvası olan Devlet Tiyatroları'na geri döndü.
Yönetmenlik Başarıları, Akademik Kariyer ve Mirası
Oyunculuk yeteneğinin yanı sıra yönetmenlik alanında da rüştünü ispatlayan Asuman Korad, Devlet Tiyatroları sahnesinde çok sayıda oyunu başarıyla yönetti. Reji yeteneği sayesinde sanat camiasında derin izler bıraktı. Çalışmalarıyla pek çok saygın ödüle layık görülen usta isim, eleştirmenler tarafından Türk tiyatrosunun abide şahsiyetlerinden biri olarak gösterildi. Bu başarılar arasında sahneye koyduğu şu eserler öne çıkmaktadır:
- Hayvanat Bahçesi
- Altı Kişi Yazarını Arıyor
- Maymun Davası
- Billy Budd: Yasalar ve İnsan
- Satıcının Ölümü
Mesleki birikimini idari alana da taşıyarak 1983 ile 1987 yılları arasında Devlet Tiyatroları Baş Rejisörlüğü görevini üstlendi. Kuruma uzun yıllar hizmet verdikten sonra 1989 yılında resmen emekliğe ayrıldı.
Emeklilik döneminde de sanattan kopmayan usta tiyatrocu, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesinde profesörlük unvanıyla dersler vermeye başladı. Genç kuşaklara sahne, diksiyon ve mimik dersleri vererek yeni yetenekler yetiştirdi. Özel hayatında iki kez evlilik yapan Korad'ın ilk eşi meşhur opera sanatçısı Suna Korad idi. İkinci evliliğini ise H. Ender (Çığman) Korad ile gerçekleştirdi. Sanatçının bu evliliklerinden Selen ve Kağan isminde iki evladı dünyaya geldi. Türk sanat dünyasının bu ulu çınarı, 22 Kasım 1994 tarihinde Ankara'da hayata veda etti. Geride silinmez izler ve zengin bir kültürel miras bıraktı.
