Türk müzik tarihinin en renkli ve yetenekli simalarından biri olan Asım Ekren, 1951 yılında İstanbul’un gözde semtlerinden Kadıköy’de dünyaya gözlerini açtı. Sanatçı baterideki yeteneğiyle genç yaşta parladı. Yarım asırlık kariyerinde hem efsanevi gruplarla çaldı hem de fırtınalı özel hayatıyla konuşuldu. 26 Nisan 2021 tarihinde lenf kanseri nedeniyle hayata veda eden ünlü davulcu, geride unutulmaz melodiler ve hareketli bir hayat hikayesi bıraktı.
Müziğe Adanan Bir Ömür ve İstanbul Gelişim Orkestrası
Konservatuvarda aldığı köklü eğitimin ardından müzik dünyasına adım atan Asım Ekren, bir ablasıyla birlikte büyüdüğü çocukluk yıllarından sonra yönünü tamamen ritimlere çevirdi. Dönemin popüler müzik akımlarının etkisiyle 1960'lı yıllarda baterist olarak katıldığı Haramiler grubu, onun profesyonel sahne hayatının ilk durağı oldu. Sergilediği performansla müzik otoritelerinden tam not alan genç davulcu, kısa sürede aranan bir müzisyen haline gelmeyi başardı.
Asıl büyük çıkışını ise 1970 yılında, Türk pop ve caz müziğinin mihenk taşlarından biri sayılan İstanbul Gelişim Orkestrası'na katılarak gerçekleştirdi. Şerif Yüzbaşıoğlu öncülüğünde kurulan bu dev kadroda Attila Özdemiroğlu, Selçuk Başar, Uğur Başar ve Garo Mafyan gibi efsane isimlerle omuz omuza çalıştı. Orkestra onun kariyerinde okul işlevi gördü.
Sanatçı, 1994 yılından itibaren T.C. Kültür Bakanlığı Devlet Modern Folk Müzik Topluluğu bünyesinde görev alarak müzik kariyerine resmi bir boyut kazandırdı. Bu çatı altında çok sayıda değerli müzisyenle ortak projelere imza atan usta davulcu, aynı zamanda Ajda Pekkan ve Kayahan gibi Türk müziğinin zirvedeki isimleriyle uzun yıllar çalıştı. Bilgi ve birikimini genç nesillere aktarmak amacıyla Kültür Üniversitesi bünyesinde düzenlenen enstrüman kursları sertifika programlarında eğitmenlik yaptı.
Sanatçı 2009'da yeni bir grup kurdu. Piyanist Cengiz Özdemir ve bas gitarist Eylem Pelit ile bir araya geldi. Üçlü, geleneksel Türk halk müziği ezgilerini modern batı enstrümanlarıyla harmanlayan ve enstrümantal yorumlar getiren FOLKESTRA grubunu kurarak büyük bir beğeni topladı.
"Davulcu" Lakabı ve Manşetlerden Düşmeyen Aşklar
Müzikal dehasının yanı sıra özel hayatıyla da magazin basınının en çok konuştuğu figürlerden biri olan Asım Ekren, ilk evliliğini orkestra şefi Selçuk Başar’ın kız kardeşi Asuman Başar ile yaptı. Bu evlilikten doğan Mert Ekren ve Binnaz Ekren adındaki çocukları, hayatının en büyük mutluluk kaynakları oldu. İkinci eşi Mari Güngörmez ile olan birlikteliğinin sona ermesinin ardından, 1980’li yıllarda magazin manşetlerini süsleyen nişanlılık süreçleri başladı. Ünlü oyuncu Selma Güneri ve şarkıcı Zerrin Özer ile yaşadığı nişanlılıklar o dönem çok konuşuldu. Bu ilişkiler basında geniş yankı buldu.
Ancak onu tüm Türkiye'nin odağı haline getiren olay, dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal ile yaşadığı aşk oldu. Bu ilişki basında büyük yankı uyandırırken, müzisyenin adı kamuoyunda "Davulcu" olarak anılmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Başbakan Turgut Özal dahil olmak üzere ailelerin onay vermediği bu büyük aşk, tüm engellere rağmen 22 Temmuz 1985'te nikah masasında son buldu. Evliliklerinden Yağız ve Halil Uğur adında iki erkek çocukları dünyaya geldi ancak çift 17 Ocak 1990 tarihinde yollarını ayırdı.
Zeynep Özal'dan boşandıktan hemen sonra, 12 Mart 1990'da eski nişanlısı Selma Güneri ile nikah masasına oturdu. İki yıl süren bu evlilik 1992'de boşanmayla bitse de aynı yıl içinde yeniden bir araya gelerek ikinci kez evlendiler. Ancak bu çalkantılı ilişki de 1994 yılında kesin olarak sonlandı. Yaşamındaki son evliliğini ise 1997 yılında Semra Ekren ile gerçekleştiren sanatçının bu mutlu günündeki nikah şahitliğini ise ünlü sanatçı Muazzez Abacı üstlendi.
Sinema Macerası ve Kıbrıs Yılları
Kariyerinde tek bir sinema tecrübesi vardır. Sanatçı, 1987 yılında vizyona giren ve başrolünü Güngör Bayrak ile paylaştığı "Bomba" adlı sinema filminde rol aldı. Filmde, kaderin cilvesiyle silah kaçakçılığı gibi karanlık işlere bulaşan bir müzisyeni başarıyla canlandırdı. Bu yapım, sanatçının beyaz perdedeki ilk ve tek oyunculuk tecrübesi olarak arşivlerdeki yerini aldı.
Hayatının ilerleyen dönemlerinde sakin bir yaşamı tercih ederek Kıbrıs’a yerleşen usta davulcu, burada yaşamını sürdürürken 2011 yılında amansız bir hastalık olan lenf kanserine yakalandı. Sağlığına yeniden kavuşabilmek amacıyla tedavi süreci için İstanbul’a dönüş yaptı. Uzun süren zorlu tedavi mücadelesine rağmen, 26 Nisan 2021 tarihinde İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 70 yaşında yaşama veda etti. Türk müzik tarihinde derin bir boşluk bırakan Asım Ekren’in arkasında bıraktığı miras, müzikal çalışmalarıyla yaşamaya devam ediyor.
Asım Ekren'in Önemli Başarıları ve Dönüm Noktaları
Yarım asırlık müzikal yaşantısında pek çok ilke imza atan sanatçının hayatındaki öne çıkan bazı önemli dönüm noktaları şunlardır:
- 1970 yılında İstanbul Gelişim Orkestrası bünyesine dahil olarak dönemin en prestijli kadrosunda yer aldı.
- 1987 yapımı "Bomba" isimli sinema filminde başrol oynayarak tek oyunculuk deneyimini gerçekleştirdi.
- 2009 yılında piyanist Cengiz Özdemir ve bas gitarist Eylem Pelit ile birlikte modernize edilmiş halk müziklerini yorumlayan FOLKESTRA grubunu hayata geçirdi.
