Hürrem Sultan, Avrupa'da Rossa veya Roxelana adlarıyla bilinen, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk haseki sultanıdır. Padişah I. Süleyman'ın nikâhlı eşi ve Süleyman'ın halefi II. Selim'in annesidir. 15 Nisan 1558'de Kostantiniyye'de öldü. Osmanlı tarihinin en güçlü ve etkili kadınlarından biri sayılır.
Kökeni
Topkapı Sarayı'na gelişine kadarki yaşamı hakkında kesin bilgi yoktur. Lehistan Krallığı sınırlarındaki Rohatyn'de (bugün Ukrayna) 1502-1506 arasında doğduğu rivayet edilir. Ruten asıllı Ortodoks bir ailenin çocuğu olduğu, 1520'de 15 yaşlarındayken Tatar akıncılar tarafından Rutenya'dan kaçırıldığı, Kırım Hanı'nın himayesine girdikten sonra saraya sunulduğu tarihçilerce kabul gören bir anlatıdır. 16. yüzyıl kaynaklarına göre doğum adı bilinmiyordu; sonraki kayıtlarda Anastasia veya Aleksandra Lisowska adları geçer. Türkçedeki Hürrem adı Farsça kökenlidir ve neşeli kişi anlamına gelir. Babasının bir Ortodoks papazı olmadığı, fakir bir çiftçi olan Simeon Alexander Lisowski olduğu öne sürülür.
Saraydaki yükselişi
Haremde Süleyman'ın en sevdiği cariye oldu ve padişah ona "gülümseyen ve sevimli olan" anlamına gelen Hürrem adını verdi. Bir süre sonra İslam inancını benimsedi. 1521'de Şehzade Mehmed'i doğurduktan sonra saraydaki konumu yükseldi. 1522'de kızı Mihrimah doğdu; ardından Abdullah, Selim, Bayezid ve Cihangir adlı dört oğlu oldu. Bilinen altı çocuğunun beşi erkekti; bu durum, her cariyenin padişaha yalnızca bir erkek çocuk verebilmesi yönündeki eski geleneği bozuyordu. Süleyman, geleneklerin dışına çıkarak Hürrem'i azat etti ve onunla nikâhlandı. Böylece Hürrem, kendisi için yaratılan "haseki sultan" unvanını alan ilk imparatorluk eşi oldu. Cenazesi, yapımı yeni tamamlanan Süleymaniye Camii'nin haziresine defnedildi.
Siyasi etkisi
Hürrem, imparatorluk siyasetini etkileyerek merkezî bir rol oynadı. Önemli devlet adamlarıyla yakın ilişkiler kurdu; ileride sadrazam olacak Rüstem Paşa'yı kızı Mihrimah Sultan ile evlendirerek siyasi nüfuzunu artırdı. Süleyman'ın yakını Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa'nın ve padişahın Mahidevran Sultan'dan olan oğlu Şehzade Mustafa'nın ölümünde etkisi olduğu iddia edilir. 19. yüzyıla kadar ulaşılamayan yazışmalar ve Süleyman'ın günlükleri, onun padişahın en güvendiği sırdaşı ve danışmanı olduğunu doğrular.
Diplomasi
Hürrem devlet işlerinde etkindi; eski memleketiyle ilişkilere de müdahil olarak Polonya'nın ayrıcalıklı diplomatik statü kazanmasına yardımcı oldu. Yabancı liderlere ve yakınlarına, kişisel işlemelerle süslü hediyeler eşliğinde diplomatik mektuplar gönderdi. Bunların en dikkat çekenleri Polonya Kralı II. Zygmunt August ile Safevî hükümdarı Şah Tahmasb'ın kız kardeşi ve danışmanı Mehinbanu Sultan'a yazılanlardır. Hürrem'in dönemi, Kadınlar saltanatı olarak bilinen sürecin başlangıcı sayılır.
Kaynakça: Bu biyografi, Vikipedi'deki Hürrem Sultan maddesinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
