Türk tiyatro ve sinema dünyasının kıymetli isimlerinden biri olan Asuman Arsan, 1934 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Annesini hiç tanıma fırsatı bulamadan büyümesi, onun için buruk bir çocukluk anlamına geliyordu. Sanatçının içindeki sahne tutkusu hayatını tamamen değiştirdi ve 1950 senesinde henüz gencecik bir oyuncuyken Ses Tiyatrosu'nda profesyonel kariyerine adım attı. Sergilediği başarılı oyunculukla kısa sürede sanatseverlerin takdirini kazandı.
Sahnelerden Beyaz Perdeye Uzanan Sanat Yolculuğu
Zaman içinde oyunculuk yeteneğini farklı sahnelerde de kanıtlama imkanı bulan değerli sanatçı, 1960 senesinde önemli bir yol ayrımına geldi. Ses topluluğundan ayrılan oyuncuların yeni bir oluşuma gitmesiyle kurulan İstanbul Tiyatrosu'na dahil olan Arsan, buradaki rolleriyle adından sıkça söz ettirmeyi başarıdı. Sergilediği performanslar büyük ilgi görürken, sanatçı daha sonra Muammer Karaca, Kenan Büke ve Haldun Dormen tiyatrolarında da sahne alarak izleyicinin karşısına çıktı.
Kameralarla tanışması 1965 yılında gerçekleşen sanatçı, o tarihten itibaren sinema filmleri ile televizyon dizilerinde boy göstererek canlandırdığı karakterlerle geniş kitlelerin sevgisini kazandı. Sanatçı, hem tiyatro sahnesinde hem de kamera önünde sergilediği disiplinli çalışmasıyla meslek hayatı boyunca oldukça üretken bir profil sergiledi. Üretkenliği onun en büyük mirasıydı.
Özel Hayatı ve Aramızdan Ayrışı
Sanat dünyasındaki başarılarının yanı sıra özel yaşamındaki gelişmelerle de konuşulan oyuncu, ilk evliliğini 1955 yılında gerçekleştirdi. Kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Muzaffer Hepgüler ile hayatını birleştiren Arsan'ın bu evliliği yaklaşık beş buçuk yıl boyunca devam etti. Sanatçının ikinci evliliği ise Umran Ertok ile gerçekleşti fakat bu evlilik sadece üç buçuk ay gibi çok kısa bir zaman diliminde son buldu.
Sağlık sorunları ise peşini bırakmadı. Hayatı boyunca astım hastalığı ile mücadele eden Asuman Arsan, 11 Ekim 1997 tarihinde İstanbul'da aniden geçirdiği ağır bir astım krizi sonucunda 63 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Ölümü sanat dünyasını derinden sarsarken, sevenlerinin omuzlarında son yolculuğuna uğurlanan kıymetli sanatçının naaşı, eski Topkapı Mezarlığı'nda yer alan aile kabristanına defnedildi.
