Eğitim dünyasının saygın isimlerinden Asude Havuzlu, 20 Haziran 1975 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. İkizler burcu olan ve 51 yaşına basan başarılı eğitimci, Boğaziçi rüzgarıyla şekillendirdiği akademik kariyerini 1997 yılından bu yana genç dimağlara matematik sevgisi aşılayarak sürdürüyor. Kendisini vatanına, milletine ve Ulu Önder Atatürk'e bağlı bir anne, eş, yazar ve eğitimci olarak tanımlayan Havuzlu, hem sınıflarda hem de katıldığı toplumsal etkinliklerde aktif bir duruş sergiliyor.
Boğaziçi'nden Sınıflara Uzanan Eğitim Yolculuğu
Akademik temellerini Boğaziçi Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü bünyesinde atan Havuzlu, buradaki yükseköğrenimini 1997 yılında başarıyla tamamladı. Mezuniyetinin hemen ardından vakit kaybetmeden öğretmenlik mesleğine adım attı. Bu tarihten itibaren Milli Eğitim Bakanlığı çatısı altında idealist bir eğitimci olarak görev yapmaya başladı. Deneyimli öğretmen, kariyeri boyunca İstanbul Güngören Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de dahil olmak üzere farklı kurumlarda matematik öğretmenliği görevini icra etti. Derslerindeki özverili yaklaşımıyla tanınan Havuzlu, gençlerin analitik düşünme becerilerini geliştirmeyi amaç edinmiştir. Mesleki kimliğinin yanı sıra kaleme aldığı metinlerle de öne çıkan yazar, sosyal medya platformu Twitter üzerinden paylaştığı biyografisinde kendisini vatan sevgisiyle dolu bir anne, eş ve eğitimci olarak ifade etmektedir.
Toplumsal Kürsüler ve Atatürkçü Duruş
Asude Havuzlu, sadece okul duvarları arasında kalmayıp ülke meselelerine karşı hassasiyetini her fırsatta dile getiren aydın bir profil çizmektedir. Bu doğrultuda, Türkiye genelinde yankı uyandıran pek çok panel ve etkinliğe katılım göstermiştir. Özellikle 2 Şubat 2018 tarihinde düzenlenen "Atatürk Vatandır" sempozyumundaki hitabeti, geniş kitleler tarafından uzun süre konuşulmuştur. Söz konusu etkinlikte yaptığı konuşmada, dönemin siyasi iktidarına yönelik getirdiği sert eleştirilerle dikkatleri üzerine çekmiştir.
Havuzlu, o dönem gerçekleştirdiği konuşmasında şu konulara odaklanmıştır:
- Milli mücadele ruhunu yansıtan kurtuluş bayramlarının ufacık salonlara sıkıştırılmasına tepki göstermiştir.
- İncirlik Üssü'nün yabancı devletlerin kullanımına açılmasını ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında yürütülen politikaları eleştirmiştir.
- Sınır komşularıyla yaşanan gerilimleri ve Ortadoğu coğrafyasındaki huzursuzlukları dile getirerek, barışçıl politikalardan uzaklaşılmasını kınamıştır.
Eğitimci yazar, vatan sevgisinin ve Atatürk ilkelerine bağlılığın sadece sözde kalmaması gerektiğini savunarak toplumsal muhalefetin sesi olmuştur.
