Sovyet edebiyatının dünya çapında tanınan en güçlü temsilcilerinden biri olan Aleksey Nikolayeviç Tolstoy, 10 Ocak 1883 tarihinde Rusya'nın Pugaçyov kentinde dünyaya gözlerini açmıştır. Soylu bir aile kökeninden gelerek kont unvanını taşıyan bu dev yazar, mühendislik eğitimini edebiyat tutkusu uğruna yarıda bırakarak kaleme sarılmıştır. Hem şiir ve oyun yazarlığında hem de nehir roman türündeki başyapıtlarıyla modern dünya edebiyatına silinmez izler bırakmıştır. Sanatçı, 1917 yılındaki Ekim Devrimi sonrası çalkantılı sürgün yıllarının ardından ülkesine geri dönerek Sovyet iktidarını desteklemiş ve 23 Şubat 1945'te kanser nedeniyle 62 yaşında Moskova'da hayata veda etmiştir.
Soylu Bir Miras ve Mühendislikten Edebiyata Geçiş
Yazar, asil bir soydan geliyordu. Babası Kont Nikolay Aleksandroviç, annesi ise Aleksandra Leontyevna Turgenyeva'dır. Aynı zamanda Rus edebiyatının zirve ismi Lev Tolstoy ile uzaktan akraba olan yazar, çocukluğunda evde özel eğitmenler eşliğinde seçkin bir eğitim aldı. Henüz on dört yaşındayken, 1897 senesinde ailesiyle birlikte Samara şehrine taşınarak buradaki lise öğrenimini tamamladı. Ardından üniversite eğitimi almak amacıyla 1901 yılında Petersburg'a giderek Petersburg Teknoloji Enstitüsü'nün Makine Mühendisliği bölümüne kaydoldu.
Genç adamın makinelere olan ilgisi, içindeki edebi yaratıcılığın gerisinde kaldı. Enstitüyü bitirmeden ayrılma kararı aldı. Tolstoy, 1907 yılında mühendislik diplomasını almaya çok kısa bir süre kala, tüm geleceğini edebiyata adamaya karar verdi. Aynı yıl yayımladığı ilk şiir derlemesiyle profesyonel yazarlık kariyerine ilk adımını attı. İlk şiirlerinde ünlü şairler Nikolay Nekrasov ve Semyon Nadson'dan esinlenen yazar, 1911 yılından sonra da oyun ve roman türündeki yapıtlarını ardı ardına yayımlayarak edebi çevrelerin dikkatini çekmeyi başardı. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde cephedeki gelişmeleri yakından izleyen bir savaş muhabiri olarak görev aldı.
Sürgün Yılları, Berlin ve Sovyetler Birliği'ne Dönüş
Savaşın yarattığı yıkımın ardından, 1917 yılındaki Sosyalist Ekim Devrimi'ni takip eden zorlu İç Savaş'ta Beyaz Ordu saflarına katıldı. Bu siyasi tercihinin ardından ülkesinden ayrılarak 1918 ile 1921 yılları arasında Paris'te göçmen olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında Berlin'e geçerek Rus göçmen aydınlarının oluşturduğu Arefe grubuna katıldı. Berlin'de kaldığı dönemde üretkenliğini artıran Tolstoy, ünlü bilimkurgu romanı Aelita'yı, Kara Cuma ve Yatak Altında Bulunan El Yazması adlı hikayelerini yazdı. Vatan hasreti ve rejimin çağrısıyla 1923 yılında Sovyetler Birliği'ne geri döndü.
Ülkesine dönüşünün ardından sosyalist iktidara güçlü bir destek veren Tolstoy, edebi çalışmalarına kendi ülkesinde hız kesmeden devam ederek ardı ardına çok sayıda olgunluk dönemi yapıtı ortaya koydu. Sanatçının edebiyata sunduğu devasa katkılar, kendisinin iki kez prestijli Josef Stalin Ödülü'ne layık görülmesini sağladı. İkinci Dünya Savaşı'nın zorlu yıllarında tüm enerjisini gazeteciliğe adayarak cepheden bildiren çok sayıda deneme kaleme aldı. Yazar, 1915 yılında Nataliya Krandievskaya ile evlendi. Bu evlilikten dört çocuğu dünyaya geldi. Onlara Nikita, Dmitriy, Yuriy ve Mariana isimlerini verdiler.
Türkçede Aleksey Nikolayeviç Tolstoy ve Unutulmaz Eserleri
Türk okuyucusu açısından Aleksey Tolstoy'un en bilinen yapıtı, görkemli bir nehir roman olan Azap Yolları üçlemesidir. Birinci Dünya Savaşı'nı, devrimi ve iç savaş yıllarını zengin bir panoramayla sunan bu yapıt, insan ruhunun derinliklerini harika bir biçimde tasvir eder. Serinin ilk kitabı olan İki Kız Kardeş, ülkemizde ilk kez 1969 yılında Ali Rıza Yalt'ın çevirisiyle yayımlandı. Serinin diğer halkaları ise Yıl 1918 ve Kederli Sabah başlıklarını taşımaktadır. Ayrıca yazarın kaleme aldığı klasikleşmiş İvan Groznıy (Korkunç İvan) piyesi de dünya tiyatro edebiyatında hak ettiği yeri almıştır.
Aleksey Nikolayeviç Tolstoy'un zengin edebi mirasından süzülen en önemli eserleri şu şekilde listelenebilir:
- Azap Yolu üçlemesi (İki Kız Kardeş, Yıl 1918, Kederli Sabah)
- Mühendis Garin'in Hiperboloidi (Roman - 1927)
- Aelita (Bilimkurgu Öykü / Roman - 1923)
- İvan Groznıy (Korkunç İvan - Klasikleşmiş Piyes)
- Birinci Petro (Tarihi Roman - Bitmemiş, 1929-1945)
- Altın Anahtar ve Buratino Maceraları (Masal - 1936)
- Göçmenler / Kara Altın (Roman - 1931)
