Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde dünyaya gelen Türkan Mayatepek, hem hanedan soyu hem de Cumhuriyet dönemindeki mesleki başarılarıyla öne çıkan önemli bir tarihi figürdür. Enver Paşa ile Naciye Sultan'ın kızı olan Mayatepek, 4 Temmuz 1919 tarihinde İstanbul'daki Kuruçeşme Sarayı'nda hayata gözlerini açmıştır. Prenses unvanıyla başladığı yaşamı, imparatorluğun yıkılması ve hanedan üyelerinin sürgüne gönderilmesiyle büyük bir değişim geçirmiştir. Zorlu göç yollarının ardından kimya mühendisi olarak vatanına hizmet eden Mayatepek, 25 Aralık 1989'da Ankara'da vefat edene dek fırtınalı bir ömür sürmüştür.
Sarayda Başlayan Hayat ve Zorunlu Sürgün Yılları
Türkan Mayatepek'in soy ağacı, Osmanlı askeri ve siyasi tarihinin en kritik aktörlerine uzanmaktadır. Babası, Ahmed Bey ile Ayşe Dilara Hanım'ın oğlu olan ünlü asker İsmail Enver Paşa'dır. Annesi Naciye Sultan, Süleyman Selim Efendi'nin kızıdır.
Türkan Mayatepek'in kardeşleri şu isimlerden oluşmaktadır:
- Mahpeyker Hanımsultan (Ablası)
- Sultanzade Ali Bey (Erkek kardeşi)
- Rana Hanımsultan (Annesinin ikinci evliliğinden üvey kız kardeşi)
Annesinin ikinci evliliğinden ise Rana Hanımsultan adında bir üvey kız kardeşi bulunmaktadır. Türkan Mayatepek'in çocukluk yılları, dünya savaşının hemen ardından şekillenen göç hareketleriyle geçmiştir. Henüz bir yaşındayken, 1920 senesinde babasının askeri ve siyasi faaliyetleri nedeniyle Berlin'de bulunmasından dolayı Enver Paşa'ya katılmak üzere annesi Naciye Sultan ve ablasıyla birlikte Almanya yollarına düşmüştür. Ailenin en küçük erkek üyesi Sultanzade Ali Enver, 1921 yılında bu şehirde dünyaya gelmiştir. Enver Paşa'nın Sovyet Rusya sınırlarına geçmesinin ardından aile bir süre daha Berlin'de kalmaya devam etmiştir. Paşa'nın 1922 yılındaki vefatı üzerine aile İstanbul'a geri dönmüştür. İstanbul'daki bu geçici dönem, 1924 yılının Mart ayında çıkarılan hanedan üyelerinin sürgün kararıyla son bulmuştur. Genç Türkan, ailesiyle birlikte Fransa'nın Nice kentine yerleşmiştir. Sürgünün getirdiği tüm zorlu yaşam koşullarına rağmen, çocukların temel eğitimini amcaları üstlenmiştir. Sürgündeki eğitimleri sırasında Kamil Paşa, Türkan Mayatepek ve kardeşlerine, Fatma Neslişah Sultan, Hanzade Sultan ve Necla Sultan ile birlikte eski Türk alfabesini öğreterek onların köklerinden kopmamasını sağlamıştır.
Vatana Dönüş, Eğitim Hayatı ve Mesleki Kariyeri
Cumhuriyet Türkiye'sinde hanedan kadınlarının ülkeye dönüşünü kolaylaştıran yasal düzenlemeler, Türkan Mayatepek'in hayatında yeni bir sayfa açmıştır. 25 Mayıs 1939 tarihinde yürürlüğe giren özel bir kanun sayesinde Türkan ve kardeşlerinin Türkiye'ye dönmesine resmen izin verilmiştir. Bu gelişmeyle birlikte vatan hasreti son bulan genç prenses, kardeşleriyle beraber İstanbul'a geri gelmiştir. Ancak bu huzurlu dönem, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle yeniden kesintiye uğramıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği büyük güvenlik tehditleri ve karmaşa nedeniyle Türkan ve ablası Mahpeyker, amcaları Nuri Paşa'nın himayesinde daha güvenli bir liman olan İsviçre topraklarına götürülmüşlerdir. Erkek kardeşi Ali ise devam eden çalışmaları sebebiyle İstanbul'da kalmayı tercih etmiştir. Her iki kız kardeş de 1943 senesinde nihayet yeniden İstanbul'a geri dönmüşlerdir.
İstanbul'a geri dönüşünün ardından akademik çalışmalara odaklanan Türkan Mayatepek, fen bilimlerine yönelmiştir. Yükseköğrenimini kimya alanında başarıyla tamamlayarak ülkemizin saygın ve önemli bir kimya mühendisi olmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra mesleğini icra etmeye başlayan Mayatepek, çeşitli eğitim kurumlarında gençlere kimya dersleri vererek öğretmenlik yapmıştır. Bilimsel kariyerinin yanı sıra medya sektöründe de kısa süreli bir deneyim yaşamış, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu bünyesinde görev almıştır.
Aile Yaşamı ve Son Yılları
Türkan Mayatepek, 1945 yılında diplomatik çevrelerin tanınan isimlerinden Hüveyda Mayatepek ile hayatını birleştirmiştir. Hüveyda Mayatepek, dönemin ünlü büyükelçilerinden Hasan Tahsin Mayatepek'in oğludur. Bu evlilikle birlikte çiftin diplomatik görevler ve yaşam koşulları nedeniyle İsviçre serüveni başlamıştır. Cenevre'ye yerleşen çiftin, tek çocukları olan Osman Mayatepek 1 Haziran 1950 tarihinde burada dünyaya gözlerini açmıştır. Bu vesileyle aile, uzun yıllar boyunca Avrupa kıtasının farklı kentlerinde yaşamını sürdürmüştür.
Yaşamının ilerleyen dönemlerinde büyük kayıplar yaşayan Mayatepek'in eşi Hüveyda Mayatepek, 1 Mayıs 1973 tarihinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da hayatını kaybetmiştir. Eşinin acı kaybından sonra Türkiye'ye geri dönen ve hayatının son dönemini başkent Ankara'da sakin bir şekilde geçiren Türkan Mayatepek, 25 Aralık 1989 tarihinde yetmiş yaşındayken yaşama veda etmiştir. Naaşı, vefat ettiği Ankara topraklarında sonsuz yolculuğuna uğralanmıştır.