İçeriğe Atla
Anasayfa Varlık

Nusret Hızır Kimdir?

Nusret Hızır, 1899 yılında İstanbul'da doğmuş öncü bir felsefecidir. Mantık ve bilgi felsefesinin Türkiye'de yerleşmesini sağlayan akademisyendir.

Diğer adlar: Abdülbaki Nusret Hızır, Nusret Hızır

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Nusret Hızır Hakkında

Türk felsefe dünyasının en özgün simalarından biri olan Abdülbaki Nusret Hızır, 1899 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Yaşamı boyunca bilim ile felsefe arasındaki sıkı bağları inceleyen düşünür, felsefenin bilimsel bir temele oturması gerektiğini hararetle savunmuştur. Ülkemizde mantık ve bilgi felsefesinin kurumsallaşmasında öncü bir rol oynayan Hızır, ünlü Alman filozof Hans Reichenbach'ın bilimsel felsefe ve lojistik ekolünün Türkiye'deki en önemli temsilcisi olarak kabul edilir. Çok yönlü entelektüel birikimiyle tanınan akademisyen, 1980 yılının Mart ayında doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata veda etmiştir.

Almanya Yılları ve Entelektüel Arayış

İlk gençlik yıllarında İstanbul'daki bir Fransız lisesinde eğitim gören Nusret Hızır, ardından Mühendis Mektebi'ne kaydolarak elektrik mühendisliği alanında yükseköğrenimine başladı. Ancak bu süreç Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle aniden kesintiye uğradı. Genç Nusret hemen askere alındı. Savaşın sona ermesinin ardından felsefi ve bilimsel merakının peşinden giderek Almanya'ya doğru yola çıktı. Almanya'da geçirdiği dokuz yıllık uzun süreçte fizik, matematik, müzik ve felsefe gibi birbirinden farklı alanlarda dersler alarak muazzam bir entelektüel sermaye edindi. Herhangi bir yükseköğretim kurumundan diploma alamadan yurda döndü. Buna rağmen edindiği geniş kültür birikimi, gelecekteki büyük çalışmalarının sağlam temellerini oluşturdu.

Akademik Yükseliş ve Dilin Arılaşması

Yurda dönüşünün ardından, 1934 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde göreve başlayan Nusret Hızır, burada dünyaca ünlü bilim felsefecisi Hans Reichenbach'ın asistanlığını üstlendi. Aynı fakültede pedagog olarak çalışan Neriman Hilal hanım ile hayatını birleştiren düşünürün bu evlilikten bir erkek evladı dünyaya geldi. Bu yuva ona güç verdi. 1937 yılında Ankara'ya taşınan akademisyen, Türk Tarih Kurumu bünyesinde uzman kadrosuyla beş yıl boyunca verimli çalışmalar yürüttü. 1941 ile 1948 yılları arasında ise dünya edebiyatı klasiklerinin Türkçeye kazandırılmasından sorumlu olan efsanevi Tercüme Odası kurulunda aktif görev aldı. Erasmus, Leibniz ve Nietzsche gibi dev felsefecilerin yapıtlarını eşsiz bir Türkçe ile tercüme ederek ulusal kültür hayatına kazandırdı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in yönlendirmesiyle 1942'de doçentlik sınavlarına giren Hızır, Condillac'ın tarih anlayışına yönelik özgün tezi ve Buffon ile Lamarck üzerine verdiği başarılı dersler neticesinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü kadrosuna dahil oldu. Burada gösterdiği üstün akademik başarıların ardından 1954 yılında profesörlük unvanına layık görüldü.

Zorunlu Ayrılık ve Felsefi Miras

1960 yılındaki 27 Mayıs askeri darbesinin ardından üniversitelerden tasfiye edilen ünlü 147'ler listesinde yer alan Nusret Hızır, akademik kürsüsünden uzaklaştırılsa da felsefe sevdasından asla vazgeçmedi. Bu haksız ayrılık uzun sürmedi. 1962 yılında iade-i itibar ile Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ndeki görevine geri çağrıldı. Bu tarihten itibaren hem fakültedeki derslerini hem de Türk Tarih Kurumu bünyesindeki danışmanlık görevini, emekliye ayrıldığı 1968 yılına dek başarıyla sürdürdü. 1964 yılında Paris'teki École Normale Supérieure bünyesinde modern mantık üzerine ders ve seminerler veren Hızır, 1967 yılında ise Felsefe Araştırmaları Enstitüsü Müdürü oldu. Emeklilik döneminde de durmaksızın çalışan felsefeci; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Hacettepe Üniversitesi gibi saygın eğitim kurumlarında felsefe ve mantık dersleri vermeye devam etti. 1971 yılında itibaren ise eğitim faaliyetlerini kendi evinde küçük öğrenci gruplarına verdiği özel derslerle sürdürdü.

Kültür Dünyasına Katkıları

Özellikle Türkçe felsefe dilinin sadeleşmesi ve yabancı boyunduruktan kurtulması için yoğun emek sarf eden Nusret Hızır, bugün dilimizde sıkça kullandığımız olasılık kavramını Türkçeye armağan eden isimdir. Aynı zamanda felsefi düşüncelerini farklı mecralara da taşıyan yazar, 1945 yılında Ant dergisinde faşizmin ideolojik kökenlerini masaya yatırdığı yazılar kaleme aldı. 1949 ve 1950 yıllarında ise Yaprak dergisinde felsefi kavramların netleştirilmesini amaçlayan ufuk açıcı makaleler yayımladı. Gazete ve dergi sayfalarında kalan bu değerli çalışmalarını 1976 yılında Felsefe Yazıları adlı kitabında bir araya getirdi. Bu yapıt büyük ilgi gördü. Bu başyapıtıyla 1977 yılında Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü'nü kazandı. 1979 yılında Türkiye Felsefe Kurumu tarafından kendisine Onur Başkanı unvanı verilen değerli bilim insanı, kısa sıren bir rahatsızlığın ardından 18 Mart 1980 tarihinde İstanbul'da aramızdan ayrıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Nusret Hızır kimdir?

Nusret Hızır, 1899 yılında İstanbul'da doğmuş öncü bir felsefecidir. Mantık ve bilgi felsefesinin Türkiye'de yerleşmesini sağlayan akademisyendir.

Nusret Hızır nerede doğdu?

Nusret Hızır İstanbul doğumludur.

Nusret Hızır ne zaman vefat etti?

Nusret Hızır 8 Mart 1980 tarihinde hayatını kaybetti.

Nusret Hızır hangi alanda tanınır?

Nusret Hızır, eğitimci olarak tanınır.