Türkiye'nin Erzurum kentinde 9 Ağustos 1983'te madenci bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Nusret Gökçe, küçük yaşlarda çıraklıkla başladığı mesleğini küresel bir gastronomi imparatorluğuna dönüştürerek günümüzün en büyük internet fenomenlerinden biri oldu.
Zorlu yaşam koşullarına rağmen mesleki tutkusunun peşinden giden ünlü şef, dünya genelindeki restoran zinciriyle bugün milyonlarca kişiye hitap ediyor. Kendine has et pişirme tarzı ve tuzlama stili, onu tüm dünyada tanınır kıldı. Şöhreti kısa sürede sınırları aştı.
Çıraklıktan Dünya Markasına Ulaşan Yolculuk
Ailesinin geçim sıkıntısı sebebiyle eğitimini erken yaşta sonlandıran Gökçe, Bostancı'da bir kasabın yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Bu çıraklık dönemi uzun sürdü. Ayrıca kendisini geliştirmek amacıyla 2007 ile 2010 yılları arasında Arjantin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelere seyahat ederek buralardaki restoranlarda ücretsiz çalıştı. Yabancı ülkelerde edindiği tecrübelerle Türkiye'ye dönen girişimci şef, ilk restoranını 2010 senesinde İstanbul'da hayata geçirdi. Kısa sürede büyük başarı yakalayan Nusr-et markası, 2014 yılında Dubai'de açılan şubesiyle küresel arenaya ilk adımını attı.
Salt Bae Akımı ve Popülerlik
Nusret Gökçe, Ocak 2017'de restoranının sosyal medya hesabında paylaşılan "Osmanlı Bifteği" adlı videosunun viral hale gelmesiyle birlikte küresel çapta tanınan bir internet fenomenine dönüştü. Videoda yer alan tuz serpme hareketi, sosyal medyada çığ gibi büyüyen "Salt Bae" akımını başlattı. Bu popülerlik, dünyaca ünlü sporcuları, aktörleri ve politikacıları onun restoranlarında ağırlamasını sağladı. Dirseğinden süzülerek ete ulaşan tuzlama tekniği, onun dünyaca bilinen imza hareketi oldu.
Eleştiriler, Tartışmalar ve Sosyal Sorumluluk
Küresel başarısının yanı sıra Gökçe, yüksek fiyat politikaları ve çeşitli işletme eleştirileriyle de sık sık gündeme geldi. Özellikle New York ve Londra'daki restoranları hakkında basında çok sayıda olumsuz değerlendirme yapıldı. Buna ek olarak, 2022 FIFA Dünya Kupası finali sonrasında sahaya inerek kupayla poz vermesi spor dünyasında tepki çekti. Bu hareket geniş kitlelerce eleştirildi. Tüm bu hareketli kariyerinin yanında aynı zamanda memleketi Erzurum'da hayır işlerine de zaman ayırıyor. Şefin bölgeye kazandırdığı sosyal tesisler şunlardır:
- İngilizce eğitim merkezi ve bilgisayar laboratuvarı
- Kütüphane ve misafirhane
- Modern bir okul binası ve cami
