İçeriğe Atla
Hasan Ali Yücel fotoğrafı
Anasayfa Varlık

Hasan Ali Yücel Kimdir?

Hasan Ali Yücel, 1897 İstanbul doğumlu eğitimci ve yazardır. Milli Eğitim Bakanı olarak Köy Enstitüleri ve Tercüme Bürosu'nu kurarak tarihe geçmiştir.

Diğer adlar: Hasan Âli Yücel, Hasan Ali Yücel

Bu Konuda Neler Var?

💡 Başlıklara tıklayarak sayfa içinde hızlı gezinebilirsiniz.

Hasan Ali Yücel Hakkında

Hasan Ali Yücel, Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürel ve eğitsel dönüşümüne yön veren, ülkede eğitim seferberliğinin mimarlarından biri olan çok yönlü bir devlet adamıdır. 17 Aralık 1897 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Yücel, üç dönem boyunca sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığı görevi sırasında Köy Enstitüleri'nin kurulmasına öncülük etmiş ve dünya klasiklerinin Türkçeye kazandırılması gibi büyük adımlarla toplumsal kalkınmanın temellerini atmıştır. Hem yazdığı eserlerle hem de eğitim alanındaki yenilikçi projeleriyle tanınan ve Cumhuriyet döneminin en önemli aydınları arasında kabul edilen büyük şahsiyet, yaşamı boyunca ulusal eğitim sisteminin çağdaş ilkelerle yapılandırılması için mücadele vermiştir.

Soylu Bir Aileden Cepheye Uzanan Gençlik Yılları

İstanbul'un saygın ailelerinden birine mensup olan Hasan Ali Yücel'in annesi Neyire Hanım, babası ise Ali Rıza Bey'dir. Soylu bir soydan gelen Yücel, baba tarafından posta nazırı Göreleli Hasan Ali Efendi'nin, anne tarafından ise Ertuğrul fırkayteyni süvarisi deniz albayı Ali Bey'in torunudur. Ailesinin ekonomik durumunun elverişli olması sayesinde geniş bir çevre ve elverişli bir aile ortamı içinde yetişme şansı bulmuştur. Henüz küçük yaştayken Merkez Efendi Mahallesi'ndeki Yenikapı Mevlevihanesi'ne yaptığı ziyarette dinlediği müzikten etkilenerek Mehmet Celaleddin Dede Efendi'nin müzik okuluna başlamıştır. 1901 yılında, henüz dört yaşındayken Laleli'deki Yolgeçen Mektebi'nde eğitimine başlayan Yücel'in yazmaya ve öğrenmeye duyduğu heves kısa sürede çevresinin dikkatini çekmiştir.

İki yıl sonra ailesinin Gümüşsuyu'na taşınmasıyla Topkapı'daki Taş Mektep'e geçmiştir. Ardından dokuz yaşındayken Mekteb-i Osmani'ye gönderilmiş ve bu okulu 1911 yılında üstün başarıyla bitirmiştir. Ortaöğrenimini Vefa Lisesi'nde sürdürürken, Mektepli dergisinin açtığı yarışma için yazdığı 'İntikam Olsun' adlı metin, 17 Ekim 1913'te yayın dünyasıyla buluşmuştur. Ne var ki son sınıftayken Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle 11 Nisan 1915'te eğitimini yarıda bırakıp askere gitmiştir. Cephelerde önce asteğmen, sonrasında teğmen olarak üç buçuk yıl vatan hizmeti yapmış ve 2 Aralık 1918'de terhis olmuştur.

Felsefe, Edebiyat ve Maarif Teşkilatındaki Yükseliş

Askerlik sonrasında Darülfünun Hukuk Fakültesi'ne kaydolmuştur. Aynı zamanda İfham gazetesinde çalışmaya başlamıştır. Türk Sesi gazetesinin de kurucularından biridir. 1919 yılında hukuk eğitimini bırakıp edebiyat fakültesinin felsefe bölümüne geçmiş, 30 Haziran 1921'de 'Ruh ve Beden' teziyle mezuniyeti elde etmiştir. Öğrencilik yıllarında İkbal Kıraathanesi'nde Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi edebiyatın dev isimleriyle önemli dostluklar geliştirmiştir. İstiklal Savaşı yıllarında protesto mitinglerine katılarak ulusal hareketi destekleyen Yücel, Necmettin Sadık'ı örnek almıştır. Bu yönlendirmeyle Akşam gazetesinde 'Pazartesi Konuşmaları' yazmıştır.

Necati Tansel'in kız kardeşi Gülsüm Refika Hanım ile evlenen Yücel'in bu evliliğinden şair Can Yücel dünyaya gelmiştir. Mezuniyetinin ardından, 19 Aralık 1922'de İzmir Erkek Muallim Mektebi'ne Türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak tayin edilmiştir. Burada Muallimler Birliği ve Türk Ocağı'nı kurmuştur. Görev yaptığı bu dönemde Mustafa Kemal Atatürk ile ilk kez bir araya gelme fırsatı bulan Yücel, 1 Şubat 1923 tarihinde eşiyle birlikte İstanbul'a geri dönmüştür. İstanbul'a dönüşünün ardından Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul Lisesi ve Galatasaray Lisesi gibi seçkin kurumlarda felsefe, sosyoloji, edebiyat ve vatandaşlık bilgisi dersleri vermiştir. 1927 yılında Reşat Şemsettin Sirer ile birlikte Mıntıka Müfettişliği görevine getirilen aydın, 1929'un sonlarında ise İkinci Sınıf Maarif Müfettiş Umumiliği'ne terfi etmiştir. Fransız eğitim kurumlarını araştırmak üzere Paris'e ve Londra'ya gönderilen Yücel, edindiği izlenimleri daha sonra 'Fransa'da Kültür İşleri' adıyla yayımlamıştır. Atatürk'ün yurt içi gezilerine refakat eden aydın, 1932'de Birinci Türk Dil Kurultayı'nda Etimoloji Kolu Başkanı olmuş, Goethe: Bir Dehanın Romanı eseriyle Goethe madalyası almıştır. Ayrıca Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine getirilen aydın, 'Dönen Ses' adlı ilk şiir kitabını 1933 yılında yayımlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı ve Cumhuriyeti Şekillendiren Devrimler

Atatürk'ün vefatından sonra Cumhurbaşkanı İsmet İnönü döneminde kurulan Celal Bayar kabinesinde Maarif Vekili olmuştur. Bu görevi Refik Saydam ve Şükrü Saracoğlu hükümetlerinde de sürdürerek kesintisiz bir kalkınma süreci yönetmiştir. Eğitim sisteminin şekillendiği Maarif Şuralarını toplamış, basın ve neşriyat kurultayları düzenlemiştir. Kültür devriminin en önemli yapı taşı olan Tercüme Bürosu'nu hayata geçirerek binlerce dünya klasiğinin dilimize kazandırılmasına büyük katkı sunmuştur. Aynı zamanda sanata yönelik özel ilgisiyle Birinci Devlet Resim ve Heykel Sergisi'ni açmış, Güzel Sanatlar Dergisi'ni çıkarmıştır. Ankara Devlet Konservatuvarı'nı kurarak burası ile tercüme bürosu arasında güçlü bir bağ kurmuş, bu sayede Türk tiyatro yazarları ve oyuncuları için nitelikli örnekler sunulmasını sağlamıştır.

Köy Enstitüleri'nin kurulmasına öncülük ederek Hasanaoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde Yüksek Köy Enstitüsü'nü faaliyete geçirmiştir. Bununla birlikte Ankara Fen ve Tıp Fakültelerini, İzmir Yüksek Ticaret ve İktisat Okulunu, Edirne Öğretmen Okulunu açmıştır. Yüksek Mühendis Mektebini İstanbul Teknik Üniversitesi'ne dönüştürürken, Üniversiteler Kanunu'nun çıkarılmasına, tiyatro ve operanın devlet hizmetleri arasına katılmasına öncülük etmiştir. Türk Ansiklopedisi ve İslam Ansiklopedisi'nin yayımını başlatan Yücel, 1945 yılında UNESCO'nun kuruluşunda Türkiye'yi başarıyla temsil etmiştir. Ülkede eğitim alanında büyük başarılar elde eden eşsiz eğitim öncüsü, Köy Enstitüleri etrafında gelişen tartışmalar ve Kenan Öner davasının ardından 5 Ağustos 1946'da görevinden istifa etmiştir.

Yayıncılık Yılları, Son Çalışmaları ve Vefatı

Bakanlık görevinin ardından siyasetten ve gazete çevresinden uzaklaşan Hasan Ali Yücel, 1955-1960 yılları arasında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nı yöneterek yayıncılıkta derin izler bırakmıştır. Cumhuriyet gazetesinde 'Köşemden' başlığıyla yazılar yazmıştır. 1958 yılında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Genel Kurulu üyeliğine, 1961'de ise Kurucu Meclis üyeliğine seçilmiştir. Ömrünün son döneminde eğitim planlama çalışmalarına katılan, ciddi kalp ve şeker rahatsızlıklarıyla mücadele eden Yücel, 26 Şubat 1961 sabahı İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu 64 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Yaşamı boyunca ülkemizin eğitim ve kültür dünyasına yön veren yazarın kaleme aldığı başlıca eserler şunlardır:

  • Goethe: Bir Dehanın Romanı (1932)
  • Mevlana’nın Rubaîleri (1932)
  • Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış (1932)
  • Dönen Ses (1933)
  • Fransa Maarif Teşkilatında Müfettişler (1934)
  • Fransa'da Kültür İşleri (1936)
  • Pazartesi Konuşmaları (1937)
  • Sizin İçin, Çocuklara Şiirlerim (1937)
  • Dâvam (1947)
  • Kültür Üzerine Düşünceler (1974)
  • Dinle Benden (1960)

Aile, Kariyer ve İlişkiler

Hasan Ali Yücel hakkında bilinen ilişkiler