Edebiyatımızın en özgün ve sınır tanımayan kalemlerinden biri olan şair Can Yücel, 21 Ağustos 1926 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Klasik filoloji eğitimi alarak başladığı entelektüel yolculuğunu İngiltere'de sürdüren sanatçı, toplumsal meseleleri sivri dilli bir duyarlılıkla işleyerek modern Türk şiirine yepyeni bir soluk getirdi. Türkiye'nin ilk Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile Gülsüm Refika Hanım'ın oğlu olan Yücel, samimi ve kuralları yıkan tarzıyla edebiyat dünyasında derin izler bıraktı.
Eğitim Yılları ve Londra'dan Kore'ye Uzanan Gençlik
Gençlik yıllarında Ankara Erkek Lisesi'nde orta öğrenimini tamamlayan şair, okul yıllarında geleceğin ünlü hekimi Gazi Yaşargil ile sıra arkadaşlığı yaptı. Lise sonrasında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi bünyesindeki Klasik Filoloji Bölümü'nde yükseköğrenimine başladı. Eğitim hayatını yarıda bırakmayarak İngiltere'ye giden Yücel, Cambridge Üniversitesi'nde akademik çalışmalarını bir süre daha devam ettirdi. Yabancı dile ve edebiyata olan hakimiyeti sayesinde Londra'da BBC Radyosu bünyesinde görev alarak radyo yayıncılığı tecrübesi kazandı. Vatani görevini yerine getirmek amacıyla Kore'ye giderek askerliğini orada tamamladı.
1958 yılında vatanına geri dönen Yücel, ilk olarak Bodrum'da turist rehberliği yaparak geçimini sağladı. Bu kısa Bodrum macerasının ardından kültür ve sanatın kalbi olan İstanbul'a yerleşme kararı aldı. Burada yaşamını sürdürmek için bağımsız çevirmenlik yapmaya başladı. Eserleri Türkçeye kazandırırken kendine has serbest bir üslup benimsedi. 1956 senesinde Güler Yücel ile hayatını birleştiren şairin bu evlilikten Güzel ve Su adlarında iki kızı ile Hasan isminde bir oğlu oldu.
Edebi Çizgisi, Eserleri ve şiirindeki Sıra Dışılık
Sanat hayatına oldukça erken adımlarla başlayan Can Yücel, 1945 ile 1965 yılları arasında pek çok prestijli mecrada kalem oynattı. Bu dönemde şiir ve yazılarıyla katkı sunduğu yayınlar arasında şunlar yer almaktadır:
- Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikayeler ve Dost dergileri
- Sosyal Adalet, şiir Sanatı, Dönem, Yöne ve Ant mecraları
- İmece ve Papirus dergileri
Aynı zamanda Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği, Yazko Edebiyat ve Yeni Düşün gibi yayınlardaki şiir ve çevirileriyle adını duyurdu.
İlk şiir kitabı olan Yazma'yı 1950 yılında okurlarla buluşturdu. şair, toplumsal sorunların omuzlara yüklediği ağır hislerden sıyrılmak istercesine yazdı. Eserlerinde bazen keskin bir taşlama tarzı, bazen de adeta bir bıçak gibi işleyen derin bir hassasiyet öne çıktı. şiirlerinde halkın dilini, argoyu ve hatta müstehcen ifadeleri kullanmaktan hiçbir zaman çekinmedi. Bu özgür üslobu nedeniyle zaman zaman sert eleştirilere maruz kaldı ve hukuki kovuşturmalara uğradı.
Çevirmenlik alanında da çığır açan Yücel, dünya edebiyatının dev isimlerini Türkçe ile buluşturdu. William Shakespeare, Federico Garcia Lorca ve Bertolt Brecht gibi tiyatro yazarlarının oyunlarını Türkçe sahneye uyarladı. Shakespeare'in ünlü eserleri Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası'nı (çeviri ismi Bahar Noktası) çevirirken metne kelimesi kelimesine bağlı kalmadı. Onun amacı, bu ölümsüz tiyatro eserlerini kendi toplumunun ruhuna ve diline en uygun biçimde aktarmaktı. Nitekim, Hamlet'teki efsanevi 'to be or not to be' tiradını 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde yorumlaması hafızalara kazandı. 1959'da yayımlanan ve dünya şairlerinin eserlerini serbest ama son derece başarılı şekilde Türkçeye aktardığı Her Boydan kitabı büyük ilgi gördü.
Yazarın zengin külliyatı şu nadide eserlerden oluşmaktadır:
- Sevgi Duvarı (1973) ve Bir Siyasinin şiirleri (1974)
- Ölüm ve Oğlum (1975), şiir Alayı (1981) ve Rengâhenk (1982)
- Gökyokuş (1984), Beşibiyerde (1985) ve Canfeda (1985)
- Çok Bi Çocuk (1988), Kısa Devre (1990) ve Kuzgunun Yavrusu (1990)
- Gece Vardiyası Albümü (1991) ve Güle Güle-Seslerin Sessizliği (1993)
- Gezintiler (1994), Maaile (1995) ve Seke Seke (1997)
- Alavara (1999) ve Mekânım Datça Olsun (1999)
Toplumsal Mücadele, Siyaset ve Datça Günleri
Hayatının her döneminde toplumcu bir duruş sergileyen Can Yücel, 1965 yılından itibaren siyasi ve toplumsal temalarda daha aktif üretimler gerçekleştirdi. Aktif siyasetle de yakından ilgilenen usta kalem, 1996 yılında kurulan Emek Partisi'nin (EMEP) kurucu üyeleri arasında yerini aldı. şairin yazdığı ünlü 'Hava döndü' isimli şiir, partinin resmi marşı haline gelerek işçi sınıfının meydanlarda seslendirdiği en önemli marşlardan biri oldu.
Düşünceleri ve sözleri nedeniyle hayatı boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşan Yücel, 1998 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e hakaret ettiği iddiasıyla yargılandı. Buna rağmen mücadelesinden ödün vermeyerek 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin (ÖDP) İzmir birinci sıra milletvekili adayı olarak seçmenlerin karşısına çıktı.
Ömrünün son demlerinde doğanın ve sakinliğin kucağına, Muğla'nın şirin ilçesi Datça'ya yerleşmeyi tercih etti. Bu huzurlu Ege kasabasında hem yaşadı hem de üretmeye devam etti. Türk edebiyatının bu gür ve cesur sesi, 12 Ağustos 1999 tarihinde, 73 yaşındayken Datça'da hayata gözlerini yumdu. Ardında hiç eskimeyen şiirler, unutulmaz çeviriler ve boyun eğmeyen bir yaşam öyküsü bıraktı.
