Türk spor tarihinin ve yerli iş dünyasının önemli simalarından biri olan Hasan Özaydın, 1945 senesinde Erzurum'un İspir ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Hem başarılı bir iş insanı hem de sarı-lacivertli camianın 31. başkanı olarak hafızalarda yer edinen Özaydın, ömrünü spora ve mühendisliğe adamış saygın bir şahsiyetti.
Eğitim Hayatı ve Mühendislik Kariyeri
Gençlik yıllarında akademik kariyerine odaklanan Özaydın, İstanbul Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi'nde yükseköğrenimini başarıyla tamamladı. Buradan yüksek inşaat mühendisi olarak mezun olup iş dünyasına atıldı. Mühendislik kariyerindeki disiplini spor alanına da yansıtmaya kararlıydı. İş dünyasındaki üretken yapısını zamanla spor yöneticiliğiyle birleştiren tecrübeli isim, 1979 yılından itibaren spor kulüplerinde aktif görevler üstlenmeye başladı.
Fenerbahçe Başkanlığı ve Spor Yöneticiliği
Spor yöneticiliği kariyerinde basamakları hızla tırmanan Özaydın, 1994-1995 futbol sezonunda Türk futbolunun lokomotif kulüplerinden Fenerbahçe'nin başkanlık koltuğuna oturdu. Oldukça kısa süren bu liderlik döneminin ardından gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul neticesinde görevini Türk futbolunun bir diğer tanınan siması olan Ali Şen'e devretti. Özaydın, sadece büyük kulüplerde değil, alt liglerdeki takımların gelişiminde de kritik roller üstlenmişti.
Hasan Özaydın'ın Üstlendiği Başlıca Görevler
Kariyeri boyunca hem mühendislik hem de spor yönetimi alanında çok yönlü bir portre çizen Özaydın, şu önemli sorumlulukları üstlenmiştir:
- Yüksek İnşaat Mühendisi olarak iş dünyasında aktif faaliyetler yürütmek
- Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesinde 31. başkan olarak görev yapmak
- Çengelköyspor kulübünde onursal başkanlık makamında bulunmak
Çengelköyspor Başarıları ve Zamansız Veda
Onursal başkanı olduğu takımın başarısı için yoğun çaba harcadı. Çengelköyspor'un onursal başkanlığını yürüten Özaydın, bu kulübün amatör liglerden 3. Lig'e yükselmesinde başrolü üstlendi. Özaydın spor aşkını son nefesine dek yaşadı. Deneyimli spor adamı, 2 Nisan 2001 tarihinde İstanbul Göztepe'deki bir halı sahada dostlarıyla futbol oynadığı esnada geçirdiği kalp krizi neticesinde hayata gözlerini yumdu.