Türk edebiyatında Çanakkale Savaşı'nın destansı ruhunu hafızalara kazıyan 'Dur Yolcu' dizelerinin sahibi Necmettin Halil Onan, 1902 yılında İstanbul Çatalca'da dünyaya gözlerini açtı. Vatan sevgisini ve milli duyguları lirik bir dille aktaran ünlü şair, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim, kültür ve akademi alanındaki inşasında da önemli roller üstlendi. Milli Mücadele döneminin zorlu şartlarında Ankara'da görev yapan Onan, ömrünü Türk diline, edebiyatına ve genç nesillerin yetiştirilmesine adayarak 1968 yılında yine doğduğu şehir olan İstanbul'da vefat etti. Onun kaleme aldığı eserler, sadece edebi birer değer taşımakla kalmayıp aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin ruhunu günümüze kadar taşıyan önemli vesikalar haline geldi.
Milli Mücadele Yılları ve Eğitim Aşkı
Şairin babası, Düyûn-ı Umûmiye memurluğu görevini yürüten Halil Hilmi Bey idi. Necmettin Halil, ortaöğrenim hayatını İstanbul'daki Vefa Lisesi çatısı altında başarıyla tamamladı. Ardından 1919 senesinde Darülfünun Edebiyat Fakültesi bünyesindeki Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne girmeye hak kazandı. Burada Cenap Şahabettin, Fuad Köprülü ve Yahya Kemal gibi Türk edebiyatının dev isimlerinden dersler aldı. Ancak İstanbul'un işgal edilmesi üzerine okul geçici süreliğine kapandı. Vatan aşkıyla dolu genç üniversiteli, eğitimini yarım bırakarak Milli Mücadele saflarına katılmak üzere Ankara yolunu tuttu. Ankara Talimatgahı bünyesinde zabıt vekili unvanıyla orduya hizmet etti. Bu esnada Anadolu Ajansı Siyasi Servisi bünyesinde de görev üstlendi. Savaşın sona ermesiyle yarım kalan tahsilini tamamlamak üzere İstanbul'a döndü ve 1924 yılında mezuniyetini aldı.
Eğitim Yöneticiliği ve DTCF Süreci
Mezuniyetinin ardından Anadolu Ajansı'nda ve bazı özel okullarda bir müddeti mesaisine devam etti. İzmir Kız Lisesi başta olmak üzere Adana ve Ankara'daki eğitim kurumlarında uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapan Onan, Anadolu'nun farklı köşelerinde idarecilik görevlerini de başarıyla yürüttü. Mesleğindeki üstün ciddiyeti ve disiplini onu maarif müfettişliği makamına kadar ulaştırdı. Ülke genelindeki eğitim standartlarını yükseltmek adına büyük çaba sarf etti. 1942 ile 1946 yılları arasında Yükseköğitim Genel Müdürü olarak çok kritik sorumluluklar üstlendi. Öte yandan, dönemin siyasi ve akademik ikliminde Yükseköğitim Genel Müdürlüğü döneminde hazırladığı raporlar dikkat çekti. Özellikle sosyolog Niyazi Berkes hakkında hazırladığı resmi rapor, Türk akademi tarihine geçen 1948 DTCF Tasfiyesi sürecinin başlamasında etkin rol oynadı. Bu görevinin ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi bünyesine Eski Türk Edebiyatı Profesörü olarak atandı. Üniversitede genç zihinlere rehberlik eden Onan, akademik çalışmalara hız verdi. Burada uzun yıllar Türk kültürüne kıymetli talebeler kazandırdıktan sonra 1959 senesinde kendi arzusuyla emekliye ayrıldı.
Aruzdan Heceye Edebi Yolculuk
Sanat hayatına aruz vezniyle yazdığı şiirlerle adım atan Onan, ilk gençlik eserlerini Nedim dergisinde neşretti. Zamanla aruzun kalıplarından sıyrılarak hece ölçüsünü benimsedi. Bu yeni dönemdeki manzumelerini Dergâh ve Hayat gibi dönemin prestijli dergilerinde okuyucuyla buluşturdu. Eserlerinde aşk, tabiat sevgisi ve milli heyecanlar gibi geniş bir tema yelpazesine yer veren şairin olgunluk dönemi manzumelerinde, özellikle hocası Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışından derin izler görülmektedir. 1927 ve 1933 yıllarında yıldızlaşan şiir kitaplarıyla edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Sadece şairlikle yetinmeyip düz yazı alanına da yöneldi. 1932 senesinde Vakit gazetesinde tefrika edilen İşleyen Yara adlı romanı, basılmamış olsa da büyük bir ilgiyle takip edildi.
Ardında Bıraktığı Zengin Eser Kütüphanesi
Hem akademik birikimini hem de edebi dehasını yansıtan pek çok eseri miras bırakan yazarın dil eğitimi üzerine hazırladığı Türkçe dilbilgisi kitapları, Cumhuriyet nesillerinin eğitiminde uzun yıllar temel kaynak vazifesi üstlendi. Fuzuli'nin ünlü eseri Leyla ve Mecnun üzerine yazdığı eleştirel çalışma, araştırmacılar için hala kıymetini korumaktadır. Hayatı boyunca ürettiğı eserler şu şekilde sıralanabilir:
- Çakıl Taşları (1927 - Şiir)
- Bir Yudum Daha (1933 - Şiir)
- Bir Yolcuya (1960 - Şiir)
- Dilbilgisi (1928, 2 Cilt)
- Dilbilgisi (1934)
- Dilbilgisi (1943, İlkokullar için)
- İzahlı Divan Şiiri Antolojisi (1940, 1946)
- Namık Kemal'in Talim-i Edebiyatı Üzerine Bir Risalesi (1950)
- Leyla ve Mecnun (1956, Fuzuli incelemesi)
- İşleyen Yara (1932 tefrika roman)
- Kolejli Nereye (1977 - Roman)
Özel yaşamında 1926 yılında Ahter Hanım ile hayatını birleştiren şairin bu evlilikten Yıldız adında bir kızı dünyaya geldi. Aile hayatına büyük önem veren Onan, edebi çalışmalarını sürdürürken bir yandan da ailesiyle huzurlu bir ömür sürdü. Hayatının son yıllarını edebiyat araştırmalarıyla geçiren usta yazar, 17 Ağustos 1968 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu ve cenazesi Kandilli Mezarlığı'na defnedildi.