Türkiye'nin ilk kadın ressamları arasında yer alan Naciye Tevfik Biren, 1878 yılında İstanbul'un Çamlıca semtinde hayata gözlerini açtı. Sanat hayatında özellikle portre çalışmalarıyla öne çıkan ressam, Osmanlı İmparatorluğu'nun seçkin bürokrat ve bilim insanlarından biri olan eşi Mehmet Tevfik Bey'in resmi görevleri nedeniyle hayatının önemli bir kısmını farklı coğrafyalarda geçirdi. Eşinin mutasarrıflık ve valilik yaptığı dönemlerde Kudüs, Selanik, Konya, Bursa ve Ankara gibi şehirleri yakından tanıma şansı bularak buralardaki izlenimlerini titizlikle kaydetti. Çeşitli dönemlerde kaleme aldığı bu gözlemler ve hatıralar, ilerleyen yıllarda kitap haline getirilerek Türk edebiyatı ve tarihine sunuldu. Salvatore Valeri gibi İtalyan ustalardan aldığı derslerle sanatını olgunlaştıran Biren, 1960 yılında doğduğu yer olan İstanbul'da vefat etti.
Eşinin Görevleri Vesilesiyle Geçen Seyahat Yılları
Emine Naciye Neyyal Tevfik Biren adıyla da anılan sanatçı, evliliğinin ardından eşinin bürokratik sorumlulukları nedeniyle sürekli seyahat halinde bir yaşam sürdü. Bursa, Konya, Kudüs, Selanik ve Ankara gibi önemli merkezlerde yaşayan ressam, aynı zamanda buralardaki kültürel dokuyu da yakından gözlemledi. Özellikle Kudüs'te bulundukları dönemde, Alman İmparatoru II. Wilhelm ve eşine ev sahipliği yaparak diplomatik çevrelerde adından söz ettirdi. Mehmet Tevfik Bey ile olan evliliğinden Necile, Meliha Zâfir (Yenerden) ve Güzin adında üç kız çocuğu dünyaya geldi. Bu çocuklardan Necile Tevfik büyüdüğünde yazar ve kadın hakları aktivisti olarak toplumda rol oynarken, Meliha Zâfir ise annesinin yolundan ilerleyip resim sanatına yöneldi.
İtalyan Ekolünden Portre Sanatına Uzanan Yolculuk
İstanbul'da yaşadığı dönemde resim eğitimine önem veren Naciye Tevfik, Sanâyi-i Nefîse Mektebi'nin değerli öğretmenlerinden İtalyan ressam Salvatore Valeri'den özel dersler alarak tekniğini geliştirdi. Aldığı bu eğitimlerin etkisiyle çalışmalarında insan yüzlerine ve ifadelerine yoğunlaşarak çok sayıda portre üretti. Günümüzde sanatçının toplam 27 eserinin bulunduğu bilinmektedir. Bu eserler içinden bir adet yağlıboya tablonun ise günümüzde kayıp olduğu kaydedilmiştir. Söz konusu kayıp tablonun, Sultan Abdülaziz'in torunu Nizamettin Efendi'yi tasvir ettiği bilinmektedir. Naciye Tevfik'in sanat kariyerindeki en başarılı portre çalışmaları şunlardır:
- Saray çevresinden Fehime Sultan portresi
- Toplumsal figürlerden olan Habeş Köle Nadide Bacı portresi
- Kudüslü kabile reisi tasviri
- Batı dünyasından Franz Liszt, Goethe, Darwin ve Herbert Spencer portreleri
Sanatçı, ağırlıklı olarak çalıştığı portrelerin yanı sıra bir defaya mahsus olmak üzere Sahilde Çıplaklar adını taşıyan bir nü resim denemesi de gerçekleştirmiştir.
Aile Tarihi Araştırmaları ve Düzeltilen Yanılgılar
Sanatçı hakkında yazılan bazı kaynaklarda birtakım tarihi yanılgılara rastlanmaktadır. Örneğin araştırmacı Taha Toros, kaleme aldığı 'İlk Kadın Ressamlarımız' isimli kitabında Naciye Hanım'ın Fransızca şiirler yazdığını, Batı müziği çizgisinde eserler ürettiğini ve çiçek resimleri yaptığını belirtmiştir. Ancak torunu Fatma Rezzan Hürmen bu bilgilerin doğruluğunu reddetmiştir. Yaşamının son evresinde olan kızı Necile Tevfik ise kendi anılarını yazmaya yönelmiştir. Türkiye'nin öncü kadın sanatçılarından Naciye Tevfik Biren, 1960 yılında İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur.