Din alimi ve yazar Mehmed Kırkıncı, 1928'de Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı Güllüce köyünde doğdu. Kendisi, Nur Cemaati'nin en etkili kanaat önderlerindendir. Hayatı boyunca İslami ilimlerin ve ahlaki değerlerin yayılması için büyük bir kararlılıkla çalışan Kırkıncı, Nur Cemaati bünyesinde üstlendiği öncü rol ve üst düzey kanaat önderliği vasıflarıyla toplumsal alanda derin bir saygınlık kazandı. Gençlik yıllarından itibaren kendisini ilmi çalışmalara adayan ünlü isim, 1955 yılında Isparta'da Said Nursî ile bir araya gelerek hayatının en büyük dönüm noktalarından birini yaşadı.
İlim Yolculuğu ve Said Nursî ile Karşılaşma
Erzurum'un topraklarında başlayan ilim yolculuğu, Kırkıncı'nın uzun yıllar süren derinlemesine eğitim çalışmalarıyla şekillendi. Klasik İslami eğitim alanında kendisini yetiştiren alim, 1955 senesinde Isparta'da dönemin önemli fikir insanı Said Nursî ile tanışma şerefine nail oldu. Bu tarihi görüşme, onun gelecekteki hizmet anlayışının yönünü tamamen belirledi. Said Nursî'nin 'evlerinizi medrese yapın' yönündeki tavsiyesine kulak veren Kırkıncı, Erzurum'da bulunan Karanlık Kümbet civarındaki kendi hanesini vakit kaybetmeden bir ilim merkezine dönüştürdü.
Kırkıncı, Karanlık Kümbet yanındaki bu eğitim yuvasında özellikle şu dersleri öne çıkardı:
- Geniş katılımlı Risale-i Nur okumaları
- Klasik ve ileri düzey Arapça eğitimleri
- Temel İslami ilimlere yönelik dersler
İlim halkasını her geçen gün genişleten Kırkıncı, 1956 yılında Fethullah Gülen ile tanışarak onu Nur Cemaati'nin fikir dünyasıyla tanıştırdı. Bölgede aydın nesillerin yetişmesi amacıyla ders halkalarını ölümüne kadar kesintisiz bir biçimde sürdüren alim, hem geleneksel ilimleri hem de modern dönemin getirdiği soruları ele alan çok yönlü bir öğretim metodu benimsedi.
Toplumsal Uzlaşı ve Kenan Evren'e Gönderilen Tarihi Mektup
Mehmed Kırkıncı, sadece medrese duvarları arasında kalan bir müderris değil, toplumsal gelişmeleri yakından takip eden hassas bir aydındı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yaşanan çalkantılı süreçte ülkenin manevi ve ahlaki buhrandan kurtulması gerektiğine inandı. Bu doğrultuda, dönemin devlet başkanı Kenan Evren'e hitaben 4 Nisan 1982 tarihinde tarihi bir mektup kaleme aldı. Kırkıncı bu mektubunda, gençliğin ahlaki gelişimini desteklemek amacıyla okullarda zorunlu din derslerinin okutulması gerektiği yönündeki tavsiyelerde bulundu. Bu girişim, onun toplumsal barışa ve gençliğin milli değerlerle donatılmasına verdiği önemin somut bir göstergesi olarak tarihe geçti.
Son Günleri ve İlimle Dolu Mirası
Ömrünün son anına kadar Erzurum'daki hanesinde talebe yetiştirmeye ve ilim halkalarını sürdürmeye devam eden Mehmed Kırkıncı, ilerleyen yaşıyla birlikte bazı sağlık sorunlarıyla mücadele etmeye başladı. Böbrek ve akciğerlerindeki rahatsızlıklar nedeniyle tedavi altına alındığı hastanede, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 24 Şubat 2016 tarihinde aramızdan ayrıldı. Vefatı, ilim dünyasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. Geride bıraktığı kıymetli eserler, yetiştirdiği sayısız talebe ve uzlaştırıcı kimliğiyle Kırkıncı, Anadolu'nun yetiştirdiği mümtaz alimler arasındaki müstesna yerini korumaktadır.