Mehmed Celal Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde çok kritik idari kademelerde görev üstlenmiş, hem valilik hem de nazırlık vazifelerini başarıyla yürütmüş saygın ve dirayetli bir devlet adamıdır. 1863 senesinde İstanbul'un tarihi Kızıltoprak semtinde hayata gözlerini açan tecrübeli bürokrat, ömrü boyunca ülkenin kaderini tayin eden kritik gelişmelerin tam merkezinde yer almıştır. Bu çalkantılı yıllarda üstlendiği her görevde adil ve insani duruşuyla dikkat çekmiştir. Özellikle Ermeni tehcirinin yaşandığı buhranlı günlerde sergilediği kararlı, vicdani tutum ve insani duruş, onu tarihin unutulmaz şahsiyetleri arasına dahil etmiştir. Yaşamı süresince omuzladığı bu ağır ve hassas sorumluluklar, kendisini imparatorluğun son dönemindeki büyük değişim rüzgarlarının en yakın tanıklarından biri haline getirmiştir.
Valilik Yılları ve İdari Kariyeri
Celal Bey, mülki idarecilik yaşamı süresince Osmanlı İmparatorluğu'nun birbirinden son derece farklı coğrafi ve stratejik öneme sahip bölgelerinde yöneticilik yapmıştır. Üstlendiği bu zorlu ve meşakkatli mülki vazifeler, devletin hem iç hem de dış meselelerle sarsıldığı en hassas dönemlere rastlamaktadır. Bürokratın vali olarak görev yaptığı başlıca şehirler şunlardır:
- Erzurum Valiliği: Mart 1910 ile Haziran 1911 tarihleri arasında bu stratejik doğu kentinde ilk büyük valilik tecrübesini gerçekleştirmiştir.
- Edirne Valiliği: Temmuz 1911 tarihinde başladığı bu sınır valiliği görevini aynı yılın Ekim ayına kadar başarıyla sürdürmüştür.
- Aydın Valiliği: Aralık 1911'den başlayıp Ağustos 1912 dönemine kadar Ege bölgesinin bu mühim iktisadi ve sosyal merkezini idare etmiştir.
- Halep Valiliği: Temmuz 1913 ile Haziran 1915 tarihleri arasında Suriye coğrafyasındaki bu son derece kritik büyük şehri yönetmiştir.
- Konya Valiliği: Haziran 1915 tarihinden Ekim 1915 dönemine kadar İç Anadolu bölgesinin bu kadim merkezinde mülki amirlik yapmıştır.
- Adana Valiliği: Kasım 1919 ile Ağustos 1920 tarihleri arasında, bölgenin sancılı ve işgal altındaki günlerinde idari sorumluluk üstlenmiştir.
Celal Bey'in tüm bu idari ömrü; Rus İşgali (1878-1880), Bulgar İşgali (1913) ve Yunan İşgali (1920-1922) gibi imparatorluğu derinden sarsan büyük askeri istilaların ve toprak kayıplarının yaşandığı buhranlı yıllara rastlamıştır. Valilik görevlerinin haricinde başkent İstanbul'da da kritik kabine sorumlulukları üstlenen Celal Bey, Ekim-Aralık 1911 döneminde Dahiliye nazırı olarak kabinede bulunmuştur. Tecrübeli bürokrat, Ocak-Haziran 1913 tarihleri arasında ise Ticaret nazırı unvanıyla imparatorluk hükümetinde hizmet etmiştir.
Ermeni Tehciri ve Vicdani Duruş
Devlet adamının idari kariyerindeki ve şahsi yaşamındaki en büyük dönüm noktası, Halep ve Konya valiliklerini yürüttüğü yıllarda karşısına çıkmıştır. Bu dönem, tehcir olaylarının yaşandığı sancılı bir süreçtir. Görev yaptığı bölgelerdeki Ermeni vatandaşların tehcir esnasında maruz bırakıldığı kötü muameleleri, haksızlıkları ve şiddeti önlemek için mülki amir olarak yetkilerini sonuna kadar kullanmıştır. Yaşanan feci olayları durdurabilmek adına olağanüstü gayret sarf etmiştir. Ne var ki, aldığı tüm önlemlere ve gösterdiği büyük çabalara rağmen bu olumsuz gidişatı tamamen engelleyemediğini fark edince, duruma tepki göstererek valilik vazifesinden kendi isteğiyle ayrılmak mecburiyetinde kalmıştır.
Celal Bey, bu ağır tecrübeleri savaştan sonra kamuoyuyla paylaşmıştır. Tarihler 10-13 Aralık 1918'i gösterdiğinde, dönemin etkili yayın organlarından Vakit gazetesinin baş sayfasında üç bölüm halinde yüyımlanan yazısıyla bu meseleyi etraflıca ele almıştır. Kaleme aldığı bu tarihi makalelerde, tehcir altındaki Ermeni vatandaşların uğradığı feci kötü muameleleri engellemek adına elinden gelen her şeyi yaptığını, ancak bu gayretlerine rağmen olayların önüne geçememesi sebebiyle mülki vazifesinden istifa etmek zorunda kaldığını açıkça beyan etmiştir. Bu samimi açıklamalar, imparatorluğun o buhranlı günlerinde bir valinin karşılaştığı engelleri ve insani hassasiyetleri ortaya koyan son derece önemli birer tarihi vesika olarak kabul edilmektedir.
Belediye Başkanlığı, Vefatı ve Kayıp Mezarı
Mehmed Celal Bey, mülki idarecilik ve bakanlık vazifelerinden sonra son büyük resmi hizmetini Temmuz 1921 ile Mart 1922 tarihleri arasında yerine getirmiştir. Burada şehremini sıfatıyla hizmet vermiştir. Şehri idare ettiği bu dönemin ardından aktif devlet görevlerinden ayrılan idareci, 1926 yılında İstanbul'da hayata gözlerini yumuştur. Vefatının ardından cenazesi Taksim Meydanı civarındaki kabristana defnedilmiştir.
Ancak, 1940 senesinde bölgede gerçekleştirilen geniş çaplı imar, meydan düzenleme ve yol genişletme çalışmaları esnasında eski belediye başkanının mezarı tamamen yıkılmıştır. Yol çalışmaları sebebiyle Celal Bey'in kabri ortadan kaldırılmıştır. Bu nedenle, son dönemin bu önemli ve saygın bürokratının fiziki mezarı maalesef günümüze kadar ulaşamamıştır. Kendisi, geride bıraktığı idari mirası ve zor zamanlardaki vicdani duruşuyla anılmaya devam etmektedir.
