Türkiye'nin kendi kâğıdını üretme serüveninde başrolü üstlenen Mehmed Ali Kâğıtçı, 1899 yılında Heybeliada'da dünyaya gözlerini açtı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında millî sanayileşme hamlesinin en önemli isimlerinden biri haline gelen bu öncü mühendis, ülkenin dışa bağımlılığını sonlandırmak amacıyla İzmit'te ilk modern kâğıt fabrikasının kurulmasına liderlik etti. Darülfunun'dan mezun olduktan sonra Avrupa'da edindiği derin mesleki birikimi Türkiye'ye taşıyarak yerli selüloz ve kâğıt sanayisinin temellerini attı. 1 Ekim 1982'de yine doğduğu yer olan Heybeliada'da vefat eden Kâğıtçı, arkasında kendi ürettiği kâğıtla bağımsızlığını pekiştiren bir Türkiye bıraktı.
Darülfunun'dan Avrupa Labirentlerine Uzanan Eğitim Yolculuğu
Deniz Binbaşısı Ahmet Bey ile Rukiye Hanım'ın oğlu olan Mehmed Ali, eğitim hayatına Heybeliada Mekteb-i İptidaisi'nde adım attı. Ardından İstanbul Sultanisi'ni bitiren genç dehâyı, bilim dünyasının kapıları İstanbul Darülfunununun Fen Fakültesi'nde bekliyordu. 1922 senesinde Kimya Bölümü'nden başarıyla mezun olan Mehmed Ali, kimyagerlik unvanının yanı sıra genel matematik ile mineraloji alanlarında da uzmanlık ehliyeti alarak donanımını artırdı. Darülfunun Fen Fakültesi Kimya Enstitüsü'nde asistanlık yaparken, asıl tutkusu olan kâğıt sanayisine yöneldi. Kurumunun onayıyla 1925 yılının sonlarında yönünü Almanya'ya çeviren genç kimyager, Alfeld-Gronau'daki fabrikalarda selüloz ve kâğıt üretiminin inceliklerini gözlemledi.
Bu eğitim seferberliği Almanya ile sınırlı kalmadı. 1926 yılında Fransa'ya geçen Mehmed Ali, Papeteries de France bünyesindeki tesislerde doğrudan işçilik yaparak işin mutfağına girdi. Lyon şehrinde filigran hazırlama tekniklerini öğrenirken, Metz'de kâğıt hamurunun çökeltilmesi süreçlerini bizzat uygulayarak tecrübe kazandı. Teorik bilgisini akademik bir dereceyle taçlandırmak amacıyla Grenoble Üniversitesi Fen Fakültesi Kağıtçılık Enstitüsü'ne kaydoldu. 1927 yılında bu prestijli okulu birincilikle bitiren başarılı mühendis, ülkesine kâğıt mühendisi unvanıyla gururla döndü.
Millî Sanayi İdeali ve İzmit'te Yükselen Bacalar
Türkiye'ye dönüşünün ardından Mehmed Ali Bey, kâğıt üretiminde ülkenin kendi kendine yetebilmesi fikrini yaymak için adeta bir seferberlik başlattı. Vakit başta olmak üzere dönemin önemli gazete ve dergilerinde kaleme aldığı makalelerle kamuoyunu aydınlattı, Darülfunun ve Türk Ocağı çatısı altında etkileyici konferanslar verdi. Bu yazılarını 1928'de "Selüloz ve Kâğıt: Selüloz Sanayiinde Müstehlik Değil Müstahsil Olmalıyız" başlıklı bir kitapçıkta toplayarak mücadelesini somutlaştırdı. O yıllarda geçimini sağlamak ve bilgisini aktarmak için farklı kurumlarda da görev aldı:
- Harp Akademisi Kumandanlığı Yüksek Levazım Mektebi'nde fabrikacılık öğretmenliği,
- Ticaret Lisesi bünyesinde kimya öğretmenliği,
- İstanbul Bölgesi Sanayi Müfettişliği,
- Tahlilat-ı Ticariye Laboratuvarı uzmanlığı.
Bu yoğun mesainin yanında millî sanayiye rehberlik etmeyi sürdüren Kâğıtçı, 1929'da İktisat Vekaleti için kapsamlı bir rapor hazırladı. 1932 yılında ise İş Bankası'nın kurmayı planladığı kâğıt fabrikasının teknik şartnamesini kaleme aldı. Bankanın o dönemki Genel Müdürü Celal Bayar ile gerçekleştirdiği kritik görüşme, fabrikanın hayata geçirilmesi yönündeki kesin kararın alınmasını sağladı.
Birinci Sanayi Planı kapsamında tesisin devlet eliyle ve Sümerbank vasıtasıyla kurulması kesinleşince, 1 Mart 1934 tarihinde Sümerbank Genel Müdürlüğü bünyesinde projenin başına geçti. Türkiye'nin gazete kâğıdı, karton, sigara kâğıdı ve ambalaj kâğıdı gereksinimini karşılayacak devasa tesisin planları Mehmed Ali Bey'in idaresinde hazırlandı. Büyük rüyanın ilk harcı, 14 Ağustos 1934'te atılan temel ile atıldı. Aynı yıl yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile "Kâğıtçı" soyadını alan vizyoner mühendis, fabrikanın faaliyete geçmesi için gece gündüz çalıştı.
Patentsiz Deha: Türk Kâğıdının Doğuşu ve Mirası
Cumhuriyet'in gurur kaynaklarından olan İzmit Sümerbank Selüloz ve Kâğıt Fabrikası, 1936 yılında üretime başladı ve Mehmed Ali Bey buranın kurucu müdürlüğüne getirildi. Türk sanayisinin bu tarihi dönüm noktasında, 18 Nisan 1936 günü fabrikada ilk kez yerli kâğıt üretildi. 1938'in sonuna dek fabrikayı yöneten Kâğıtçı, kurumun Sümerbank Selüloz Sanayii Müessesesi adını almasıyla 1 Ocak 1939'da müessese müdürlüğüne atandı ve bu görevi 1941 yılına kadar başarıyla yürüttü.
Mehmed Ali Kâğıtçı, sadece bir yönetici değil, aynı zamanda sektöre yön veren bir mucitti. Fabrikanın kuruluş ve üretim aşamalarında karşılaşılan teknik zorlukları aşmak için yenilikçi metotlar tasarladı. Bu kapsamda, reçine kusan selüloz hammaddelerinin endüstriyel üretime uygun şekilde işlenmesini sağladı ve kâğıt üretiminde şap yerine sülfürik asit tutkallarının formüle edilerek kullanılması gibi sektör için hayati önem taşıyan buluşlara imza attı.
Geliştirdiği bu yenilikçi metotlar için devletten buluş belgesi (ihtira beratı) alan Kâğıtçı, Türk mühendisliğinin yetkinliğini uluslararası standartlarda kanıtlamış oldu. Onun attığı bu sağlam temeller, Türkiye'nin sanayileşme yolculuğunda bağımsız bir üretim kültürünün yerleşmesini sağladı.
