Lale Aytaman, 11 Haziran 1944'te İstanbul'da dünyaya gelmiş olup, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın valisi unvanını taşıyan seçkin bir bürokrat ve siyasetçidir. 1991 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından Muğla Valiliği görevine atanarak Türk kamu yönetiminde çığır açan bir ilke imza atmıştır. Görev yaptığı 1991-1995 yılları arasında gerçekleştirdiği vizyoner projelerle hem yerel kalkınmaya öncülük etmiş hem de kadının toplumdaki statüsünü güçlendirmiştir.
Bürokratik kariyerinin öncesindeki eğitim hayatı, onun entelektüel altyapısını ve uluslararası vizyonunu şekillendiren en önemli unsurlar arasındadır. İstanbul Avusturya Lisesi'nden başarısıyla mezun olan Aytaman, 1962 yılında prestijli American Field Service (AFS) öğrenci değişimi programına katılma hakkı kazandı. Bu program vasıtasıyla bir yıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri'nde kalarak farklı kültürleri tanıma imkanı buldu. Türkiye'ye dönüşünde İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan başarılı akademisyen, lisans eğitimini tamamladıktan sonra Almanya'nın Hamburg şehrinde yüksek lisans derecesini elde etti. Akademik birikimini ülkesine aktarmak amacıyla Türkiye'ye dönen Aytaman, Ankara Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarak çalışarak Almanca dersleri verdi.
Muğla Valiliği: İlk Kadın Vali ve Yerel Kalkınma Modeli
Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın imzasıyla 6 Temmuz 1991 tarihinde Muğla Valiliği makamına getirilen Aytaman, bu önemli görevi 1995 yılına kadar kararlılıkla sürdürdü. Dört buçuk yıllık valilik döneminde, alışılmış yönetim kalıplarının dışına çıkarak bölge halkıyla doğrudan temas kuran bir çalışma tarzı benimsedi. Özellikle Muğla'nın iktisadi hayatını çeşitlendirmek adına tütüne bağımlı tarımsal yapıya alternatif geliştirmeye yöneldi. Kadın emeğinin iktisadi bir değere dönüşmesini hedefleyen Yeşilyurt Modelini hayata geçirdi. Bu kapsamemda geleneksel el dokumacılığının korunmasını ve canlandırılmasını sağlarken, Muğla El Sanatları'nı simgeleyen MELSA şirketini kurdu.
Muğla'nın kalkınmasını çok boyutlu ele alan Aytaman, Muğla Üniversitesi'nin kuruluşu için yoğun çaba harcayarak kentin eğitim merkezi haline gelmesine katkıda bulundu. Çevrenin korunmasına yönelik duyarlılığıyla da adından söz ettiren Vali Aytaman, Muğla'nın doğal zenginliklerini korumak amacıyla çeşitli ekolojik projelere öncülük etti. 1994 ve 1995 yılları arasında bu yerel başarılarını uluslararası alana taşıdı. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Planlamalar Kongresi Türk Milli Heyeti Başkanlığı görevini üstlenirken, Avrupa Planlamaları Çalışma Grubu'nda ise başkan yardımcılığı yaptı.
Parlamento Yılları, Kadın Hakları ve Uluslararası Temsil
1995 yılında bürokrasiden siyasete adım atan Aytaman, Anavatan Partisi (ANAP) bünyesinden Muğla Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Yasama organındaki çalışmaları süresince özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği alanına odaklanan tecrübeli siyasetçi, parlamento bünyesinde ve uluslararası platformlarda şu kritik görevleri icra etti:
- TBMM Kadının Statüsünü Araştırma Komisyonu Başkanlığı
- ANAP Grup Yönetim Kurulu ve ANAP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyelikleri
- Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) ve Batı Avrupa Birliği Milli Heyet Üyeliği
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) bünyesinde yer alan Çevre, Yerel ve Bölgesel Yönetimler Komisyonu Başkanlığı görevine seçilerek, bu uluslararası organizasyonda komisyon başkanlığı üstlenen ilk Türk milletvekili olma şerefine erişti. Ülkemizi Avrupa arenasında başarısıyla temsil eden Aytaman, günümüzde de AKPM onur üyesi sıfatıyla bu saygın bağını korumaktadır.
Köklü Bir Aile ve İğneli Koltukta Geçen Yıllar
Lale Aytaman, Türk siyaset ve diplomasi tarihine yön vermiş seçkin bir aile ortamında yetişti. Babası Abdullah Köseoğlu, 1975 ile 1980 yılları arasında Kocaeli Senatörü olarak Cumhuriyet Senatosu çatısı altında görev yapmıştır. Annesi Mukadder Hanım olan Aytaman'ın dayısı ise eski başbakanlardan Nihat Erim'dir. Aytaman, emekli Büyükelçi Reha Aytaman ile evlidir.
Valilik döneminde yaşadığı hatıraları bir kitapta topladı. Kitap, Turkuvaz Kitap etiketiyle İğneli Koltukta Dört Buçuk Yıl adıyla yayınlandı. Bu kıymetli eser, Türk idari tarihi açısından son derece önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
