İsmail Hakkı Şen, 5 Şubat 1927 tarihinde Rize'de dünyaya gözlerini açan ve ömrünün çok büyük bir bölümünü Türk sahne sanatlarına vakfeden, makine mühendisliği kökenli değerli bir tiyatro ve sinema sanatçısıdır.
Sanatla dolu yaşamına 1958 yılında adım atan usta oyuncu, hayatı boyunca sergilediği başarılı oyunculuğuyla hafızalara kazınmayı başarmıştır.
Mühendislik eğitimine rağmen sanat dünyasına yönelen Şen, hem beyaz perdede hem de tiyatro sahnelerinde derin izler bırakmıştır.
Cepheden Sahne Işıklarına Uzanan Yaşam Öyküsü
Gençlik yıllarında vatan görevini yerine getirmek üzere yola çıkan Şen, 1951 senesinde Kore Savaşı'na katılarak gazi unvanını aldı.
Savaşın getirdiği ağır ruhsal yükleri ve zorlu dönemleri aşmak için çıkış yolunu sahnede buldu.
Yıllarca süren arayışın ardından, içindeki bu derin huzursuzluğu tiyatro oyunculuğu ile yenebileceğini fark ederek 1958'de profesyonel sanat hayatına ilk adımını attı.
Kendi ifadeleriyle bu başlangıç, savaşın zihninde bıraktığı derin izlerden kurtulma çabasının en güzel meyvesiydi.
Tiyatro Sahnelerindeki Dev İzler
Tiyatro dünyasında pek çok saygın topluluğun kadrosunda yer alarak izleyicilerin beğenisini kazandı.
Kendisi pek çok sahnede rol aldı.
Bu kıymetli sahneler şunlardır:
- Ankara Sanat Tiyatrosu
- Ankara Drama Tiyatrosu
- Enis Fosforoğlu Sahnesi
- Hadi Çaman Tiyatrosu
- Tiyatro İstanbul
Sanatçının sahne aşkı o kadar büyüktü ki, en zor anında bile oyununu yarıda bırakmadı.
Ünlü yazar Dostoyevski'nin Suç ve Ceza adlı eserinin sahnelendiği esnada acı bir haberle sarsıldı.
Babasının vefat haberini almasına rağmen sahneye çıktı.
Uzun tiradını hıçkırıklar içinde tamamlayan oyuncu, salondakiler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.
Bu unutulmaz an, onun tiyatroya ve mesleğine olan sonsuz sadakatinin en büyük kanıtı haline geldi.
Beyaz Perdede Devleşen Bir Çınar
Tiyatro sahnelerindeki başarısını sinemaya da taşıyan oyuncu, yaklaşık 150 filmde farklı karakterlere hayat vererek Türk sinemasına önemli katkılar sağladı.
Oyunculuk yeteneğinin yanı sıra, sinema dünyasına iki değerli senaryo kazandırarak mutfak kısmında da aktif bir rol üstlendi.
Son Yolculuk
Yaşlılığa bağlı gelişen solunum problemleri nedeniyle 78 yaşında hayatını kaybeden usta sanatçı, 31 Ocak 2005 tarihinde İstanbul'da yaşama veda etti.
Cenazesi dualarla son yolculuğuna uğurandı.
Vefatının ardından naaşı Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'na defnedilen değerli sanatçının geride bıraktığı zengin kültürel miras, sanatseverlerin hafızalarında her zaman saygıyla anılmaya devam edecektir.
