İsmail Hakkı Öztorun, öğretmenlikten parlamentoya uzanan yaşamıyla Türkiye'nin yakın siyasi tarihine iz bırakan isimler arasında yer alır. 1945 yılında Adana'nın Kozan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Öztorun, eğitimci kimliği ve ardından üstlendiği milletvekilliği göreviyle tanınmaktadır. Cumhuriyetin önemli eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsü bünyesindeki eğitimini başarıyla tamamlayan genç öğretmen, meslek hayatına ülkenin dört bir yanında devam etmiştir.
Eğitim Hayatı ve Öğretmenlik Yılları
Öztorun, yükseköğreniminden sonra Türkçe öğretmeni olmuştur. Anadolu'nun çeşitli köşelerinde genç dimağlara ışık tutan eğitimci, Türkçe öğretmenliği yaptığı dönemde sırasıyla şu kurumlarda görev almıştır:
- Boğazlıyan Lisesi
- Ceyhan Erkek Sanat Enstitüsü
- Kozan Ortaokulu
- Nazimiye Lisesi
Öğretmenlik yaptığı bu dönem boyunca öğrencilerinin dil bilincinin ve edebiyat sevgisinin gelişmesine katkıda bulunan Öztorun, gittiği her bölgede edindiği tecrübelerle toplumsal meselelere daha yakından tanıklık etmiştir. Öğretmenlik yılları onun için öğreticidir. Farklı coğrafyalardaki mesleki deneyimi, onun toplumsal yapıyı ve yerel ihtiyaçları derinlemesine kavramasını sağlamıştır.
Siyasi Kariyeri ve Adana Milletvekilliği
Eğitim alanındaki birikimini siyaset sahnesine taşımaya karar veren Öztorun, parlamento seçimlerinde Adana halkının güvenini kazanarak TBMM V. (XVI) Dönem Adana Milletvekili seçilmiştir. Meclis çatısı altında aktif görevler üstlenen siyasetçi, parlamento bürokrasisinde de önemli bir konum olan Millet Meclisi Başkanlık Divanı Kâtip Üyesi olarak sorumluluk üstlenmiştir. Meclis bünyesinde gerçekleştirdiği yasama faaliyetleriyle hem Adana ilinin yerel sıkıntılarını hem de ülkenin o dönemki sosyo-ekonomik sorunlarını parlamento kürsüsüne taşıyarak çözüm aramıştır. Bu süreçte meclis çalışmalarına katılmıştır.
12 Eylül Sonrası ve Barış Derneği Davası
Özel hayatında evli ve beş çocuk babası olan Öztorun, ülkenin zorlu siyasi dönemeçlerinden birini de bizzat yaşamıştır. Türkiye'de demokrasinin kesintiye uğradığı askeri müdahale, yani 12 Eylül Darbesi, pek çok siyasi aktör gibi onun da hayatında derin izler bırakmıştır. Askeri rejimin kurulmasının ardından, 17 Mayıs 1982 tarihinde açılan Barış Derneği Davası kapsamında sanık olarak yargılanmıştır. Siyasi çalkantıların ve adli süreçlerin yaşandığı bu dönemden sonra, 20 Haziran 1986'da hayata gözlerini yummuştur.