Almanya'nın en saygın siyasetçilerinden biri olan ve 12 Şubat 2017'de ülkenin 12. cumhurbaşkanı olarak seçilen Frank-Walter Steinmeier, Sosyal Demokrat Parti saflarında başladığı kariyerinde basamakları kararlılıkla tırmanarak Berlin'in zirvesine ulaştı. 5 Ocak 1956 tarihinde Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Detmold kentinde marangoz bir babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Steinmeier, Giessen Üniversitesi bünyesinde tamamladığı hukuk ve siyaset bilimi eğitiminin ardından, Alman bürokrasisi ve diplomasisinde silinmez izler bırakan uzun bir yolculuğa çıktı. Alman devlet mekanizmasının en kritik kademelerinde üstlendiği sorumluluklarla tanınan deneyimli devlet adamı, ülkesinin dış politikasını uzun yıllar boyunca şekillendiren en önemli mimarlardan biri haline geldi.
Bürokrasiden Diplomasiye Uzanan Kararlı Yollar
Gençlik yıllarında Sosyal Demokrat Parti (SPD) bünyesine katılan Steinmeier, eski Başbakan Gerhard Schröder ile yakın bir çalışma yürüterek aktif siyasetteki gücünü pekiştirdi. Schröder'in Aşağı Saksonya Başbakanlığı yaptığı yıllarda başbakanlık dairesinin yönetimini üstlenen başarılı siyasetçi, 1998 yılında SPD'nin Berlin'de hükümeti kurmasıyla birlikte başkente geçiş yaptı. Berlin artık iktidarın yeni merkeziydi. Federal başkentte önce devlet müsteşarlığı, ardından da başbakanlık dairesi başkanlığı koltuğuna oturarak Alman yönetim sisteminin kalbinde yer aldı. Bürokrasideki bu üstün tecrübelerinin akabinde, 22 Kasım 2005 ile 28 Ekim 2009 tarihleri arasında Angela Merkel'in büyük koalisyon hükümetinde Almanya Dışişleri Bakanı olarak görevlendirildi.
Avrupa sahnesinde de aktif roller üstlenen Steinmeier, 2007 senesinin ilk altı aylık diliminde Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı görevini yürüterek uluslararası arenada adından söz ettirdi. Aynı dönemde, 21 Kasım 2007 ile 27 Ekim 2009 tarihleri arasında Merkel kabinesinde Almanya Şanşölye Yardımcısı olarak sorumluluk üstlendi. 2007 yılında SPD'nin Genel Başkanı seçilen tecrübeli lider, partisinin başbakan adayı olarak katıldığı 2009 federal seçimlerinde yüzde 23 oranında oy alabildi. Fakat bu seçimleri kaybettiler. Bu durum onun siyasi nüfuzunu asla gölgelemedi. 2013 yılındaki genel seçimlerin ardından kurulan yeni Büyük Koalisyon ile 17 Aralık 2013'te ikinci kez Dışişleri Bakanlığı makamına getirildi.
Zirveye Giden Yol ve Cumhurbaşkanlığı Dönemi
Dışişleri Bakanlığı döneminde uluslararası diplomasi trafiğini yoğun bir şekilde yürüten Steinmeier, 15 Kasım 2016'da temaslarda bulunmak üzere Türkiye'nin başkenti Ankara'ya önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu resmi ziyaret kapsamında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelerek ikili ilişkileri ele aldı. Ayrıca, henüz cumhurbaşkanlığı makamına seçilmeden önce, 22 Nisan 2014 tarihinde resmi temaslarda bulunmak üzere beraberindeki heyetle birlikte özel bir uçakla İstanbul Havalimanı'na geldi. Uçak saat tam 11.30'da iniş yapmıştı. İkinci bakanlık dönemi 27 Ocak 2017 tarihine kadar sürdü. Tecrübeli diplomat, bu sürecin ardından ülkesinin en yüksek makamı için hazırlanmaya başladı.
Dönemin Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un beş yıllık görev süresini tamamlaması ve yeniden aday olmayacağını ilan etmesi üzerine, Steinmeier en güçlü aday olarak öne çıktı. 12 Şubat 2017 tarihinde gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde delegelerin büyük desteğini alarak Almanya Federal Cumhuriyeti'nin 12. cumhurbaşkanı seçildi. Yeni görevine 19 Mart 2017 tarihinde resmen başlayacaktı. Böylelikle federal cumhuriyet tarihinde bu onurlu görevi üstlenen seçkin liderlerin arasına katıldı. Almanya tarihine yön veren diğer cumhurbaşkanları şunlardır:
- Theodor Heuss (1949-1959)
- Heinrich Lübke (1959-1969)
- Gustav Heinemann (1969-1974)
- Walter Scheel (1974-1979)
- Karl Carstens (1979-1984)
- Richard von Weizsaecker (1984-1994)
- Roman Herzog (1994-1999)
- Johannes Rau (1999-2004)
- Horst Köhler (2004-2010)
- Christian Wulff (2010-2012)
- Joachim Gauck (2012-2017)
Kişisel Yaşamı ve Aile Bağları
Özel yaşamında son derece bağlı bir aile babası portresi çizen Frank-Walter Steinmeier, 1995 yılında idare mahkemesi hâkimi Elke Büdenbender ile dünya evine girdi. Bu mutlu evlilikten Merit Steinmeier adında bir kız çocuğu dünyaya gelen çift, yaşamın zorlu anlarında da birbirlerine olan bağlılıklarını tüm dünyaya kanıtladı. Nitekim 2010 yılında böbrek yetmezliği hastalığıyla mücadele eden sevgili eşine kendi böbreğini bağışladı. Bu örnek davranış büyük takdir topladı. Ancak bu fedakarlık nedeniyle siyasi kariyerine kısa bir süre ara vermek durumunda kaldı. Hem siyasi başarıları hem de sergilediği bu örnek insani duruşla takdir toplayan Steinmeier, modern Almanya'nın en saygın liderlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
.jpg?width=640)