Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinde halk hareketine liderlik eden Ebulfez Elçibey, 24 Haziran 1938'de Nahçıvan'da doğmuştur. Asıl adı Ebulfez Kadir Güloğlu Aliyev olan lider, bağımsızlık çalışmaları nedeniyle bu soyadı benimsemiştir. Cumhurbaşkanı seçilmesi, 7 Haziran 1992 tarihinde gerçekleşmiştir. Milli mücadele önderi, 22 Ağustos 2000 tarihinde Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 62 yaşında hayata veda etmiştir.
Gençlik Dönemi ve Bağımsızlık Mücadelesinin Temelleri
Keleki kasabasında dünyaya gelen Ebulfez Elçibey'in çocukluğu, dönemin zorlu savaş şartları altında şekillenmiştir. Babası, İran Azerbaycan'ı kökenli olan Kadirkulu Bey'dir. Annesi ise Anadolu'dan göç ederek Keleki'ye yerleşen Mehrinisa Hanım'dır. Genç Ebulfez, henüz beş yaşındayken babasını İkinci Dünya Savaşı sırasında kaybetmiştir. İlk ve ortaöğrenim yıllarını Nahçıvan'da tamamlayan başarılı genç, yükseköğrenimi için Bakü'ye gitmiştir. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Doğu Dilleri Enstitüsü Arapça bölümünden 1962 yılında mezuniyeti gerçekleşmiştir. Öğrencilik yıllarında milli bilincin gelişmesi amacıyla Azerbaycan tarihi üzerine çalışan öğrenci toplulukları oluşturmuştur. Mezuniyet sonrasında, 1963-1964 yıllarında Mısır'da Arapça tercümanı olarak çalışarak mesleki deneyim kazanmıştır. Ülkesine döndükten sonra bağımsızlık fikirlerini yaymaya odaklanmıştır. Bu siyasi çalışmaları yüzünden 1975 yılında Sovyet makamları tarafından tutuklanarak bir buçuk yıl hapis yatmıştır. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi El Yazmaları Enstitüsü bünyesinde görev yapmaya başlamıştır. Buradaki resmi görevi sırasında da gizlice bağımsızlık faaliyetlerini kararlılıkla sürdürmeye devam etmiştir. Dönemin siyasi koşullarında Azerbaycan'ın Rusya egemenliğinde bağımlı bir sömürge olduğuna inanarak eninde sonunda tam bağımsız, son derece demokratik bir cumhuriyete dönüşeceği inancını her platformda savunmuştur. Kendisini her zaman "Atatürk'ün askeri" olarak tanımlayan Elçibey; yaşamı boyunca Mustafa Kemal Atatürk, Mahatma Gandhi ve 1918'de kurulan ilk cumhuriyetin öncüsü Mehmet Emin Resulzade'den ilham almıştır.
Cumhurbaşkanlığı ve Siyasi Dönüm Noktaları
Bağımsızlık hedefine ulaşmak için 1989 yılında Azerbaycan Halk Cephesi adlı oluşumu kurarak başkanlığını üstlenmiştir. Karabağ'taki Ermeni ayrılıkçılığına karşı duran lider, SSCB'nin dağılmasıyla bağımsız olan cumhuriyetin başına geçmiştir. Hocalı Katliamı sonrası yaşanan siyasi krizde Ayaz Mutallibov istifaya zorlanmıştır. Ardından geçici olarak yönetimi devralan Yakup Mehmedov'un sonrasında Mutallibov kısa süreliğine dönse de tekrar gitmek zorunda kalmıştır. Bu karmaşık ortamda yapılan demokratik seçimler sonucunda Ebulfez Elçibey cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştur. Onun yönetimi 16 Haziran 1992 ile 1 Eylül 1993 tarihleri arasında sürmüştur. Cephedeki yanlış uygulamalar ve alınan yenilgiler sebebiyle alay komutanlığı görevine son verilen Suret Hüseynov, Haziran 1993 tarihinde Azerbaycan'ın en büyük ikinci şehri olan Gence'de büyük bir ayaklanma başlatmıştır. Bu tehlikeli gelişme karşısında Elçibey, Nahçıvan'da bulunan Haydar Aliyev'i Bakü'ye çağırarak yardım istemiştir. Aliyev ise Bakü'ye ulaştıktan sonra ayaklanmacı Suret Hüseynov'un safında yer almayı tercih etmiştir. İsyancı gücün Bakü'ye doğru ilerlemesi karşısında halk desteğinden mahrum kalan cumhurbaşkanı zor durumda kalmıştır. Yaşanabilecek bir iç savaşı engellemek amacıyla Aliyev ile görüşerek görevini bırakma kararı almıştır. Ardından doğal yaşam alanı olan doğum yeri Keleki kasabasına dönmüştır. Geri çekilmesinin ardından, 3 Ekim 1993 tarihinde Haydar Aliyev ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Bakü'ye Dönüş, Son Yılları ve Mirası
Keleki'de geçen sakin yıllardan sonra, 31 Ekim 1997 tarihinde yeniden Bakü'ye gelmiştir. Burada Azerbaycan Halk Cephesi Partisi'nin (AHCP) başına geçerek aktif siyasi mücadelesini sürdürmüştır. Demokratik ve adil olmadığı, şeffaf bir yarış ortamı sunulmadığı gerekçesiyle 1998 yılında düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek yarışa katılmamayı tercih etmiştir. Siyasi yaşamı sırasında Aliyev yönetimine yönelttiği sert eleştirilerle her zaman kamuoyunun ilgisini çekmiştir. Prostat kanseri teşhisi konulan lider, Ankara'da gördüğü tedaviye rağmen 22 Ağustos 2000'de vefat etmiştir. Büyük liderin cenaze töreni son derece geniş katılımlı olmuştur. Törene yaklaşık 800.000 kişinin katılması, halkın ona bağlılığının ve sevgisinin en açık kanıtıydı. Tören esnasında Haydar Aliyev'in gelişi üzerine kalabalık grup tarafından protesto sloganları atılmıştır. Kaleme aldığı eserlerle de geride kalıcı düşünsel bir miras bırakmıştır.
- Deyirdim ki, bu quruluş daġılacaq (1992)
- Azadlık ve demokrasi (1993)
- Tolunoğulları Devleti (868-905) (1997)
- Bütöv Azärbaycan yolunda (1998)
