Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en karizmatik ve tartışılan askeri liderlerinden biri olan Douglas MacArthur, 26 Ocak 1880'de Little Rock, Arkansas'ta dünyaya gözlerini açtı. İki cihan harbinde ve Kore Savaşı'nda cephenin en ön saflarında yer alan bu efsanevi beş yıldızlı general, askeri dehası ve dik duruşuyla Pasifik'teki gidişatı Müttefikler lehine çevirerek adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Babasının izinden giderek başladığı üniformalı yolculuğunu, 5 Nisan 1964'te Washington'da tamamlayan kahraman, hayatı oyunca taşıdığı sarsılmaz disipliniyle hem ülkesinin kaderini tayin etti hem de savaş sonrasında adeta yeni bir Japonya'nın mimarı oldu.
Gençlik Yıllarından Cephelerin Liderliğine
Douglas MacArthur, Filipinler'de general rütbesiyle askeri valilik yapmış Arthur MacArthur ile Mary Hardy MacArthur çiftinin üçüncü evladı olarak dünyaya geldi. Askerlik onun genlerinde vardı. Eğitim hayatına adım attığı West Point'teki ABD Askeri Akademisi'ni 1903 yılında okul birincisi unvanıyla bitirerek gelecekteki parlak kariyerinin ilk sinyalini verdi. Mezuniyetinin hemen ardından Filipinler, Kore ve diğer Doğu Asya coğrafyalarında önemli askeri görevlerde bulundu. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, ünlü 42. Piyade Tümeni'nin kurulmasına öncülük etti ve albay rütbesiyle Fransa cephesinde aktif olarak savaştı. Ren Nehri'nin işgali esnasında kurmay başkanlığı ve tugay komutanlığı üstlenerek üstün başarılar kazandı. Bu üstün gayretleri ona 1918 yılında generalliğin kapılarını araladı. Genç yaşta gelen bu başarının ardından, 1919-1922 yılları arasında mezun olduğu West Point Askeri Akademisi'nin başkanlık koltuğuna oturdu. 1922 ve 1930 yılları arasında ABD ile Filipinler'de çeşitli görevler yürüttü.
1925 yılında tümgeneralliğe terfi eden MacArthur, 1930 yılında Başkan Herbert Clark Hoover tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirildiğinde, 50 yaşındaydı ve bu makama atanan en genç komutan unvanını elde etmişti. Beş yıllık görev süresi boyunca birçok olayla karşılaştı. Washington'da haklarını arayan yaklaşık 15 bin Birinci Dünya Savaşı emekli askerinin eylemini, yanında o dönem binbaşı olan Dwight David Eisenhower ile birlikte sert tedbirlerle bastırması, halkın bir kesiminden yoğun tepki topladı. Bu fırtınalı dönemin hemen sonrasında, 27 Eylül 1932 tarihinde Türkiye ziyareti kapsamında Dolmabahçe Sarayı'nda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tarihi bir görüşme gerçekleştirdi.
Pasifik Fatihi ve Japonya'nın Modern Kurucusu
Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevinden sonra 1935 yılında Filipinler'e askeri danışman olarak atanan MacArthur, Aralık 1937'de hayatını Jean Faircloth ile birleştirdi ve ertesi sene tek çocuğu Arthur dünyaya geldi. 1937'de ABD Ordusu'ndan emekli olmasına rağmen danışmanlık vazifesini sürdürdü. İkinci Dünya Savaşı'nda Japon tehdidinin iyice belirginleştiği Temmuz 1941'de, 61 yaşındaki tecrübeli asker yeniden orduya çağrıldı. Bataan'da düşman kuvvetlerine karşı sergilediği üç aylık kahramanca direnişin ardından, Başkan Franklin Roosevelt'in talimatıyla Avustralya'ya çekilmek zorunda kaldı. Buradan ayrılırken dile getirdiği "Başarıp geri döneceğim!" sözü, onun sarsılmaz inancının sembolü oldu. Aynı yıl Onur Madalyası kazandı ve Müttefik Güçlerin Güneydoğu Pasifik Yüksek Komutanı tayin edildi.
Yeni Gine'deki ilerlemeyi durdurarak Port Moresby limanını kurtaran general, Solomon ve Admiralty adalarından geçip 1944'te Leyte Adası'na çıkarak verdiği sözü tuttu. Kazandığı zaferlerle beş yıldızlı Ordular Komutanı rütbesine layık görüldü. 2 Eylül 1945'te, Missouri savaş gemisinde Japonya'nın teslim belgesini imzalayarak ünlü bir tarihi anın başrolünde paylaştı. Savaşın akabinde Müttefik Güçler Yüksek Komutanı olarak Japonya'da kurduğu askeri idare bünyesinde eğitimden sanayiye, devlet idaresinden toplumsal yaşama kadar köklü reformlar gerçekleştirdi. Bu yapıcı yaklaşımları sayesinde mağlup Japon halkının ve İmparator Hirohito'nun derin saygısını kazandı.
Kore Savaşı ve Türk Tugayının Kahramanlığı
Japonya'da barışın tesis edilmesinin üzerinden beş yıl geçmişti ki, Kuzey Kore'nin saldırısıyla yeni bir kriz patlak verdi. Başkan Harry Truman, Birleşmiş Milletler güçlerinin başına Douglas MacArthur'u atadı. Görev süresince Türk askerlerinin destansı mücadelesine yakından şahit olan efsanevi komutan, Şubat 1951'de Türk Tugayı karargahını ziyaret etti. Burada Türk subaylarına bizzat Birleşmiş Milletler Liyakat Madalyası takdim etti ve Amerikan Kongresi tarafından verilen Mümtaz Birlik Nişanı'nı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı'ya gururla teslim etti. Yaptığı konuşmada, yirmi yıl önce Ankara'da görüştüğü Atatürk'ü anarak, haritalarında Türk Tugayı'nı "BBB" (Bravest of the Braves Brigade / Cesurların En Cesuru Tugay) kısaltmasıyla işaretlediklerini belirtti. Generalin Türk askerleri hakkında paylaştığı tek şikayet ise, birlik komutanlarının bazen kendi inisiyatiflerini kullanarak detaylı talimatları göz ardı etmeleri ve amaçlanan hedefe farklı yollarla ulaşmalarıydı.
Cephedeki ilerleyişini Yalu Nehri'ne kadar sürdüren MacArthur, Çin'in savaşa girmesi üzerine geri çekildi. Savaşın Çin sınırlarına yayılmasını istemeyen Başkan Truman ile düştüğü fikir ayrılıkları sonrasında görevden alındı. Truman olası bir Üçüncü Dünya Savaşı'ndan kaçınırken, MacArthur Çin'e saldırılmasını ve atom bombası kullanılmasını istiyordu. Tam on beş yıl sonra ülkesine dönen büyük komutan, New York caddelerinde yaklaşık 7,5 milyon insanın katıldığı görkemli törenlerle karşılandı. Görevden el çektirildiğinde tarihe geçen o ünlü konuşmasını yaptı: "Eski askerler asla ölmezler, sadece gözden kaybolurlar."
1952 yılında muhafazakar Cumhuriyetçilerin başkan adaylığı girişimleri sonuçsuz kalan MacArthur'un yerine, cephe arkadaşı Eisenhower başkan seçildi. Aynı yıl Remington Rand şirketinin yönetim kurulu başkanlığına geçen ve ömrünün kalan kısmını New York'ta sessizce geçiren bu büyük komutan, askeri kariyeri boyunca hiç silah taşımamış olmasıyla da ün yapmıştı. 1963'te kaleme aldığı "Anılar" kitabının ardından, 5 Nisan 1964'te 84 yaşında hayata gözlerini yumdu.
General Douglas MacArthur'un aktif rol oynadığı ve yönettiği üç büyü k tarihi savaş şunlardır:
- Birinci Dünya Savaşı
- İkinci Dünya Savaşı
- Kore Savaşı
.jpg?width=640)