Türk sanat dünyasının üretken isimlerinden biri olan müzisyen ve besteci Cem İdiz, 19 Mart 1959 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açmıştır. Konservatuvardaki klasik eğitiminin ardından hem yurt içinde hem de yurt dışında edindiği çağdaş birikimle Türk sahne ve sinema sanatına çok sayıda eşsiz melodi kazandıran sanatçı, günümüzde bağımsız bir besteci olarak üretmeye devam etmektedir.
Konservatuvar Yılları ve Güçlü Eğitmen Kadrosu
Müzik yolculuğuna genç yaşta adım atan Cem İdiz, 1970 senesinde Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesindeki viyolonsel bölümüne kabul edildi. Dört yıllık başarılı bir sürecin ardından, Türk müziğinin efsanevi isimleri Muammer Sun ve Adnan Saygun'un yönlendirmesiyle kompozisyon bölümüne geçiş yaptı. Burada, dönemin en saygın hocalarıyla çalışma fırsatı buldu:
- Muammer Sun ile armoni teorisi üzerine yoğunlaştı.
- Ercivan Saydam yönetiminde kontrpuan ve füg dersleri aldı.
- Mithat Fenmen'in rehberliğinde partisyon okuma ile çalma becerilerini geliştirdi.
- Ferit Tüzün ile müzikal analiz, Kemal İlerici ile ise Türk Müziği Armonisi alanlarında yetkinlik kazandı.
Bu çok sesli ve köklü eğitim, onun ileride ortaya koyacağı zengin bestecilik kimliğinin en sağlam temel taşlarını oluşturdu.
Avrupa Deneyimi ve Hollanda'da Yankı Bulan Eseri
Türkiye'deki eğitimine 1977 yılında kısa bir ara veren sanatçı, rotasını Avrupa'ya çevirdi. Hollanda'nın Lahey kentinde yer alan prestijli Hollanda Kraliyet Konservatuvarı'na girdi. Burada çağdaş müzik dünyasının önemli figürlerinden dersler aldı. Peter Schat'tan kompozisyon dersleri alırken, Louis Andriessen ile çağdaş müzik formları üzerine derinlemesine çalıştı.
Avrupa'daki bu verimli dönem, önemli bir başarıyla taçlandı. Sanatçının '1 Mayıs 1977'ye Ağıt' ismini taşıyan senfonik şiiri, 1978 yılında Hollanda Kraliyet Konservatuvarı Orkestrası tarafından icra edildi. Eserin ilk kez seslendirildiği bu özel performans, genç bestecinin adını uluslararası alanda duyurmasını sağladı.
Akademiden Bağımsız Besteciliğe Uzanan Yol
Avrupa macerasından sonra vatanına dönen Cem İdiz, akademik eğitimini tamamlamak üzere Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı'na dahil oldu. Burada Cengiz Tanç'ın öğrencisi olarak mezun oldu. Eğitim hayatını durmaksızın sürdüren İdiz; İlhan Usmanbaş, Bülent Tarcan ve Cevad Memduh Altar gibi dev isimlerin gözetiminde yüksek lisansını tamamladı. Bu süreçte hem kendi bestelediği senfoniyle hem de ünlü Rus besteci Dimitri Şostakoviç üzerine hazırladığı kapsamlı tezle akademik başarısını kanıtladı.
Yüksek lisans sonrası mezun olduğu okulda öğretim elemanı olarak sorumluluk üstlendi. Genç yeteneklere şu dersleri verdi:
- Müzik teorisi, solfej ve ileri solfej dersleri verdi.
- Armoni ve çalgı bilgisi konularında rehberlik etti.
- Müzik tarihi dersleriyle öğrencilerin vizyonunu genişletti.
Aynı dönemde entelektüel çalışmalara da imza atan müzisyen, 'Müzik ve Sahne Sanatları Dergisi'nin yayın hayatına başlamasına öncülük ederken, 'Bilim ve Sanat' dergisinin yazı kurulunda da etkin görevler üstlendi.
1993 yılına gelindiğinde, akademik kariyerini noktalayarak konservatuvardaki görevinden istifa etme kararı aldı. Tamamen bağımsız bir besteci olarak üretmeye odaklanan sanatçı, aynı sene askeri görevini yerine getirmek üzere Burdur'a gitti. Askerlik sonrasında tamamen özgür bir yaratım sürecine giren İdiz, orkestra ve oda müziği yapıtlarının yanı sıra tiyatro ve sinema dünyası için sayısız müzik üretti. Sanatçı, üretkenliğini günümüzde de korumakta ve kaleme aldığı araştırma ve inceleme yazılarıyla da müzik kültürüne katkı sunmaya devam etmektedir.