Türkiye'nin müzik tarihine damgasını vuran efsanevi caz bateristi Burhan Tonguç, 1925 yılında Gaziantep'te, asıl adıyla Burhaneddin Tonguç olarak dünyaya gözlerini açtı. Udi olan babasını henüz bir buçuk yaşındayken kaybetmesine rağmen, genlerindeki ezgisel mirasla erken yaşta tanıştı. Sanat Okulu mezuniyetinin ardından müzik tutkusunun peşinden giden sanatçı, azmiyle adını Türkiye'nin ritim tarihine altın harflerle yazdırdı. Profesyonel adımlarını Süheyl Denizci Orkestası bünyesinde atan müzisyen, cazdan arabeske uzanan çok renkli bir kariyer inşa etti.
İzmir Sokaklarından Profesyonel Sahnelere
Gençlik yıllarında İzmir tiyatrolarının kapısında çaldığı 'Krankas Davul' ile ritim dünyasına ilk adımını atan genç Burhaneddin, 1944 yılında bir tiyatro grubuyla birlikte Adana'ya gitti ve oraya yerleşti. Müziğe başlarken amatör düzeydeydi. Ancak içindeki ritim tutkusu gün geçtikçe çığ gibi büyüdü. Rotaları değiştiren asıl dönüm noktası ise 27 yaşından sonra kendi çabalarıyla nota öğrenmesi oldu. Kendi kendini eğiterek geliştiren bu yetenekli genç, 1955 yılında Süheyl Denizci Orkestası'nda davul çalmaya başlayarak nihayet profesyonel müzik dünyasına katıldı.
Kısa sürede caz camiasının aranan isimlerinden biri haline gelmeyi başardı. 1956 yılında piyanoda Altan İrtel, saksofondaki Celal Bozsoy ve kontrabasta Emin Dirikman ile bir araya gelerek kendi grubunu kurdu. Yenilikçi fikirlerin peşini bırakmayan sanatçı, 1961'de Celal Bozsoy'un hayata geçirdiği şov dünyasının ilginç projelerinden biri olan İskeletler Orkestası'nda da yer aldı. Ardından İstanbul'a yerleşerek 3+3, Süheyl Denizci, İbrahim Solmaz, Zekai Apaydın ve 1969'da İsmet Sıral orkestralarında sahne aldı.
Felçle Gelen Mücadele ve Yeniden Doğuş
Kariyerinin en parlak dönemlerinden birinde, 1965 yılında İstanbul'daki ünlü Moulin Rouge kulübünde sahne aldığı sırada aşırı çalışma temposu nedeniyle sol tarafına felç indi. Bu ağır sağlık problemi yüzünden üç sene boyunca sahne ışıklarından ve çok sevdiği davulundan uzak kalmak zorunda kaldı. Ancak müzik aşkı her engeli aşacak kadar güçlüydü. 1968 yılında bir bongo, bir alto tom-tom ve bir kontrpedal satın alarak yeniden sahnelere dönme kararı aldı.
Bu yeni ritim setiyle Çakıl Gazinosu'nda ünlü solist Sevim Tanürek'in arkasında çalmaya başlayarak hayata ve müziğe muhteÿeüm bir dönüş yaptı. Azmi sayesinde engelleri birer birer aşan usta baterist, aynı yıl kendi adını taşıyan Ritm Grup ile 'Du Biba / Buzlu Cam' isimli 45'lik plağını müzikseverlerle buluşturdu. Bu plak, onun müzikal arayışlarının ve hayata tutunuşunun en güzel kanıtı oldu.
Arabeskin Altın Çağı ve Grup Metronom
1969 yılından itibaren İsmet Sıral Orkestası'nda çalmaya devam eden Burhan Tonguç, Türkiye'nin en seçkin sanatçılarıyla iş birliği yaptı. Sahne performanslarında ve stüdyo kayıtlarında eşlik ettiği efsanevi isimlerden bazıları şunlardır:
- Sahnede devleşen Zeki Müren, Neşe Karaböcek, Emel Sayın ve Ferdi Tayfur
- Plak çalışmalarına ritimleriyle can verdiği Muazzez Abacı, Bülent Ersoy ve Orhan Gencebay
- Zor günlerin ardından geri döndüğü Çakıl Gazinosu sahnesinde arkasında çaldığı Sevim Tanürek
Zamanla caz tünılarından arabesk müziğin mistik havasına doğru bir yönelim sergileyen sanatçı, Doğu müziği üzerinde yeni deneyler yapmayı kafasına koymuştu. Bu amaçla 1971 yılında Vedat Yıldırımbora ve Orhan Gencebay ile bir araya gelerek güçlü bir grup kurmayı planladı. Orhan Gencebay'ın kendi çalışmaları yoğunlaşınca bu proje bir türlü gerçekleşmedi. Bunun üzerine 1972 yılında Vedat Yıldırımbora ile el ele vererek Türkiye'nin ilk ve en önemli müzik topluluklarından biri olan Grup Metronom'u kurdular.
Bu projenin arkasındaki asıl fikir, stüdyolardaki kusursuz müzikal performansı gazino sahnelerine de taşıyabilmekti. Burhan Tonguç'un mimarı olduğu ve on yıl boyunca başarıyla sürdürdüğü bu grupta; davulda kendisi yer alırken, sahnede ayakta duran altı keman, flüt, bas ve gitardan oluşan 15 kişilik dev bir kadro bulunuyordu. Vedat Yıldırımbora'nın bağlaması ve eşi Mine Koşan'ın büyüleyici sesi, bu görkemli orkestranın ruhunu oluşturuyordu.
Özel hayatında, 1957 doğumlu üvey kızı Biricik Tonguç ile sıcak bir aile bağı kuran usta müzisyen, ömrünü müziğe adadı. Ritimlerin efsane ismi Burhan Tonguç, 1992 yılında İstanbul'da 67 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Geride bıraktığı zengin ritim mirası ve yenilikçi projeleri, Türkiye'nin müzik tarihinde silinmez izler bırakmaya devam ediyor.
