Türk basın ve spor dünyasının en önemli figürlerinden biri olan Burhan Felek, 11 Mayıs 1889 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Kendisi, yarım asrı aşan köşe yazarlığı kariyeri ve spor yöneticiliğindeki öncü adımlarıyla Türkiye'nin modernleşme dönemine büyük katkı sağlamış çok yönlü bir aydındır. Gazeteciliğe ek olarak avukatlık, yazarlık ve spor yöneticiliği gibi farklı alanlarda da iz bırakan Felek, Türk basın tarihinde 'Şeyh-ül Muharririn' unvanına layık görülen tek yazar olma şerefine erişmiştir. Genç yaşlardan itibaren atletizm, futbol ve güreş gibi spor dallarına gönül vermiş, ardından bu alanlardaki idari rolleriyle Türk sporunun kurumsallaşmasını bizzat yönetmiştir. Hayata gözlerini yumduğu 4 Kasım 1982 tarihine kadar kalemini elinden düşürmeyen Felek, 93 yıllık ömrü boyunca ürettiği eserler ve yetiştirdiği nesillerle topluma yön vermiştir.
Hukuk Eğitiminden Spor Sahalarına İlk Adımlar
Burhan Felek'in eğitim hayatı, henüz altı yaşındayken adım attığı Ravza-i Terakki adlı özel okulda başlamıştır. Buradan 1902 senesinde mezun olduktan sonra, aynı yıl girdiği sınavları başarıyla geçerek Üsküdar Mülkiye İdadisi'nin doğrudan ikinci sınıfına kabul edilmiştir. Eğitim hayatındaki üstün başarısını bu okulda da sürdüren Felek, idadiyi birincilikle, liseyi ise ikincilik derecesiyle tamamlamıştır. Çocukluk düşü olan avukatlık mesleğine adım atmak amacıyla 1906 yılında Hukuk Fakültesi sınavına girmiş, fakat ilk denemesinde başarılı olamamıştır. Yılmayan genç Burhan, 1907 yılında nihayet fakülteye girmeyi başarmış ve öğrencilik yıllarında Talebe-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulmasında öncülük ederek derneğin genel sekreterlik görevini de üstlenmiştir. Eğitimini tamamladıktan sonra kamu görevlerine başlayan Felek, Evkaf İnşaat Başkâtipliği ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde hukuk müşavirliği görevlerini yerine getirmiştir.
Gençlik döneminde sadece akademik kariyeriyle değil, sporculuğuyla da öne çıkan Felek, 1500 metre koşuları başta olmak üzere atletizm, güreş ve futbolla yakından ilgilenmiştir. 1907 yılında Üsküdar'daki yakın arkadaşlarıyla bir araya gelerek Anadolu Spor Kulübü'nün temellerini atmıştır. Bu tarihi kulübün hem kurucuları arasında yer almış hem de yeşil sahalarda futbolcu olarak ter dökmüştür. Kulüp, 1908 yılındaki resmi tescilinin ardından İstanbul liglerinde zirve mücadelesi vermiş ve bu başarısını 1920'li yıllara kadar sürdürmüştür. Güreş ve futbolda hakemlik de yaptı. Aktif sporculuk hayatı çok uzun sürmedi. Ancak o, spora olan tutkusunu idari ve fikri düzeyde sürdürmeye karar vermiştir.
Türk Sporunun Teşkilatlanması ve Olimpiyat Serüveni
Aktif sporculuktan yöneticiliğe geçiş yapan Burhan Felek, Türk sporunun kurumsallaşmasında ve uluslararası arenada temsil edilmesinde hayati roller üstlenmiştir. 1922 senesinde Türk sporunun ilk çatı örgütlenmesi olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kuruluşunu Ali Sami Yen ve Yusuf Ziya Öniş ile birlikte gerçekleştirmiştir. Hemen ardından Atletizm Federasyonu Başkanlığı görevine getirilmiş ve bu sorumluluğu 1936 yılına dek kesintisiz yürütmüştür. Üle sporuna yaptığı katkıların yanı sıra olimpizm düşüncesinin Türkiye'de kök salması için de yoğun çaba sarf etmiştir. Bu küresel çabaları vesilesiyle Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından prestijli Diplome de Merite Olimpic (Liyakat Diploması) ödülüne layık görülmüştür. Balkan ve Akdeniz Oyunları'nın kurucu kadrosunda yer alan Felek, 1924 ve 1928 yıllarında düzenlenen Olimpiyat Oyunları'nda idareci olarak ülkesini gururla temsil etmiştir.
Türk sporunun gelişimi için gösterdiği özveri TMOK çatısı altında da devam etmiştir. 1924 yılında kurulan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin (TMOK) kurucu üyelerinden biri olan Felek, kurum bünyesinde uzun soluklu görevler üstlenmiştir. 1938 ile 1952 yılları arasında genel sekreterlik, 1960-1964 ve 1965-1982 dönemlerinde ise toplamda 21 yıl boyunca TMOK Başkanlığı yapmıştır. Bu süreçte Türk sporunu ulusal ve uluslararası düzeyde başarıyla koordine etmiştir.
Yarım Asrı Aşan Gazetecilik ve Edebi Miras
Burhan Felek'in basın tarihindeki yolculuğu 1909 yılında amatör olarak yazılarını yayımladığı İdman Dergisi ile başlamıştır. Kısa süre sonra, 1910 yılında Donanma Dergisi'nde profesyonel gazetecilik hayatına adım atan Felek, 1918'de ise Tasvir-i Efkâr bünyesinde hem spor hem de foto muhabirliği yapmaya başlamıştır. Türk fotoğrafçılığında ilk 'basın fotoğrafçısı' sıfatını kazanan Felek, özellikle Çanakkale Savaşı döneminde gerçekleştirdiği tarihi belgeleme çalışmalarıyla bu alanda silinmez bir iz bırakmıştır. İlerleyen yıllarda Vakit, Vatan, Yeni Ses, Alemdar ve Tetebbu gibi gazetelerde mizahi hikayeler ve fıkralar kaleme almıştır. Bu üretken sürecin ardından, tam 29 sene boyunca fikirlerini okuyucuyla buluşturacağı Cumhuriyet Gazetesi kadrosuna dahil olmuştur. 1 Eylül 1969'da Milliyet'te yazmaya başladı. Buradaki köşe yazarlığı görevini ömrünün son gününe dek kesintisiz bir şekilde devam ettirmiştir. İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı da yaptı. Aralıksız olarak tam 57 yıl boyunca köşe yazısı yazarak dünya basın tarihinde eşine az rastlanır bir istikrara imza atmıştır. Son yazısı ölümünün ertesi günü basıldı.
Yazarlık kimliğini edebi eserlerle de taçlandıran Burhan Felek, arkasında zengin bir kütüphane bırakmıştır. Kaleme aldığı başlıca eserler şunlardır:
- Hint Masalları (1944)
- Felek (1947)
- Vatandaş Efendi (1957)
- Eski İstanbul Hikâyeleri (1971)
- Yaşadığımız Günler (1974)
- Nasrettin Hoca (1982)
Üstün gazetecilik emeği dolayısıyla kendisine 1974 senesinde Şeyh-ül Muharririn unvanı verilmiştir. Bu unvana layık görülen tek kişidir. Üniversite senatosu 1980'de fahri doktora verdi. Ölümünün ardından Legion d'honneur nişanı verildi.