Türk müzığının unutulmaz seslerinden Neşe Karaböcek, asıl adıyla Neşecan Göktürk, 1 Nisan 1947 tarihinde İstanbul Yeşilköy'de dünyaya gözlerini açtı. Henüz üç buçuk yaşındayken adım attığı sanat dünyasında opera, tiyatro ve gazino sahnelerinde fırtınalar estirerek Türkiye'nin müzik tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Çocuk yaşta başlayan bu büyüleyici serüven, onu milyonların sevgilisi ve ülkenin en çok ödül alan ses sanatçılarından biri haline getirdi. Ünü sınırları aşan sanatçı, usta yorumculuğunun yanı sıra beyaz perdedeki başarılarıyla da hafızalara kazındı.
Çocuk Yaşta Sahneye Adım Atış ve "Karaböcek" Lakabının Doğuşu
Hüseyin Orhan Göktürk ile Arife Göktürk çiftinin ikinci evladı olan Neşecan, babasının Devlet Demiryolları'ndaki görevi nedeniyle çocukluğunun önemli bir kısmını Ankara ve İstanbul'da geçirdi. Bulgaristan kökenli bir aileden gelen küçük yetenek, annesinin ısrarıyla henüz üç buçuk yaşındayken Ankara Devlet Tiyatrosu Küçük Tiyatro Bölümü sınavlarına katıldı. Okuma yazması bile olmayan bu küçük kız, üstün kabiliyetiyle şan, bale ve tiyatro bölümlerine kabul edilerek herkesi şaşkına çevirdi. İlk olarak sahnede "şarkı söyleyen bir kuş" rolüyle izleyici karşısına çıktı.
Mümtaz Zeki Taşkın'ın kaleme aldığı "Yıldız Ece" ve özellikle "Kara Böcek" oyunlarındaki başrol performansıyla büyük beğeni topladı. Mümtaz Bey'in kendisine "Böcek" diye hitap etmesi, ilerleyen yıllarda tüm Türkiye'nin onu Neşe Karaböcek olarak tanımasına zemin hazırladı. Tiyatroda sergilediği bu olağanüstü yetenek, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile tanışmasını sağladı. Küçük yaşta Devlet Operası bünyesine dahil edilerek soprano eğitimi alan sanatçı; Carmen, La Bohem ve Kuğu Gölü gibi dünyaca ünlü eserlerde önemli roller üstlendi. Henüz ilkokul çağına gelmeden halk tiyatrosu eğitimi alarak adeta sahnede büyüdü.
Gazinoların Küçük Solistinden Müzik Sektörünün Zirvesine
Eğitim hayatına doğrudan ikinci sınıftan başlayan Neşecan, yedi yaşındayken Ankara Cebeci Dörtyol Aile Bahçesi'nde sahne alarak profesyonel solistlik kariyerine başladı. Ablasıyla beraber oluşturdukları "Karaböcekler" ikilisiyle türküler söylerken, tek başına sahneye çıktığında ise "Bakmıyor Çeşmi Siyah" ve "Makber" gibi icrası zor eserleri başarıyla yorumlayarak başkenti adeta salladı. Yaşıtları bebeklerle evcilik oynarken o, sahnede devleşmeyi seçti ve ailesinin de yönlendirmesiyle tamamen müzik ve sahne hayatına odaklandı. Fahri Kopuz'dan aldığı Türk müzıği ve solfej dersleri, onun müzikal altyapısını mükemmel bir şekilde şekillendirdi.
Yedi yaşında doldurduğu ilk plağıyla müzik piyasasına merhaba diyen usta yorumcu, ortaokuldan sonra tek başına devam ettiği kariyerinde İspanyol ve Latin Amerika ezgilerine yöneldi. Ankara Radyosu'nda Flamingo Dans Orkestrası ile gerçekleştirdiği Latin müzik performansları büyük ilgi gördü. Ancak asıl büyük patlamasını, tam 5 milyon adet satan ve içinde "Artık Sevmeyeceğim" ile "Ağlama Değmez Hayat" gibi unutulmaz eserlerin yer aldığı 45'liği ile yaptı. Bu muazzam başarı ona ilk Altın Plak ödülünü getirdi.
Rekorlar, Sinema Yılları ve Sanat Mirası
Müzik kariyeri boyunca neredeyse her tarzda eserler seslendiren ve sayısız plak, kaset ile albüm çıkaran Neşe Karaböcek, kazandığı ödüllerle Türkiye'de kırılması güç bir rekorun sahibi oldu. Dünyaca ünl&u00fc efsane Bing Crosby'nin ardından dünyada en çok altın plak alan ikinci sanatçı olma unvanını elde etti. Sinema dünyasında da aktif rol üstlenen usta isim, tam 11 sinema filmi projesinde başrolde yer alarak oyunculuktaki yeteneğini de kanıtladı. 1981 yılında kendi plak şirketi olan Altın Plak'ı kurarak yapımcılık sektörüne de adım attı.
1991 yılında ikinci eşi gazeteci Tevfik Yener ve çocuklarıyla birlikte Amerika Birleşik Devletleri'nin New York şehrine taşındı. Burada geçirdiği yirmi yıllık sürecin ardından vatan hasretiyle Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Resim sanatına duyduğu ilgiyle 2011 yılında İstanbul'da kişisel sergisini açan sanatçı, aynı zamanda bitkisel tedavi yöntemlerini ele aldığı "Yeşil Elmas" isimli bir kitap da kaleme alarak çok yönl&u00fc kişiliğini bir kez daha gözler ön&u00fcne serdi.
Karaböcek'in kazandığı bazı prestijli ödüller şu şekildedir:
- 18 adet Altın 45'lik plak
- 2 adet Altın Long Play (LP)
- 1 adet Altın Bülbül (5 adet Altın 45'lik yerine layık görülmüştür)
- 2 adet Altın Kaset ve 1 adet Altın Heykel
Özel Hayatından Kesitler
Sanatçının özel yaşamı da hareketli ve üretken geçti. İlk evliliğini 1964 yılında Elenor Plak'ın kurucusu Atilla Alpsakarya ile gerçekleştirdi ve bu evlilikten Alper ismini verdiği bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Çift, Temmuz 1974'te yollarını ayırdı. İkinci evliliğini ise 13 Ağustos 1974 tarihinde tanınmış gazeteci Tevfik Yener ile yapan Neşe Karaböcek'in bu beraberlikten Hasan Ali adında bir oğlu oldu. Hasan Ali, 2019 yılında hayata veda ederek ailesine derin bir acı bıraktı.
