Klasik Türk müziğinin kıymetli temsilcilerinden Ayşe Sevim Tanürek, 1934 yılında başlayan yaşam serüvenini, 16 Mayıs 1998 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda yitirmiştir. Sanatçı, TRT Ankara Radyosu'nda başladığı müzikal yolculuğunu sahnelerle taçlandırmıştı. Yaya geçidinde kendisine araba çarpmasıyla ağır yaralanan yorumcu, hastanedeki beş günlük kritik mücadelenin ardından hayata gözlerini yumdu.
Radyo Dalgalarından Sahne Işıklarına Uzanan Sanat Hayatı
Sevim Tanürek, profesyonel müzik kariyerinin en verimli dönemini 1950 ile 1959 yılları arasında TRT Ankara Radyosu çatısı altında şekillendirdi. Bu önemli kurumda geçirdiği dokuz yıllık süreç boyunca klasik Türk musikisinin en nadide eserlerini başarıyla icra etti. Radyodaki resmi görevini tamamladıktan sonra, müzikal çalışmalarına ağırlıklı olarak sahne platformlarında devam etmeyi tercih etti. Usta sanatçı, bu süreçte dinleyicileriyle yüz yüze buluştu. Geniş kitlelere ulaşmak amacıyla çok sayıda 45'lik plak doldurdu. Kariyerinin son dönemlerinde ise müzikseverlerin beğenisine sunduğu Karma Turka serisinden Hicran albümüyle arşivlerde kalıcı bir yer edindi.
Sanat Dünyasını Sarsan Trafik Kazası ve Vefatı
Takvimler 11 Mayıs 1998 tarihini gösterdiğinde, İstanbul caddelerinde tüm sanat camiasını derinden sarsacak trajik bir trafik kazası yaşandı. Yaya geçidinde yeşil ışık yandığı sırada karşıdan karşıya geçmeye çalışan Sevim Tanürek, Opel marka bir otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Kazanın hemen ardından acilen Alman Hastanesi yoğun bakım ünitesine kaldırılan sanatçı, ameliyata alındı. Hayati tehlikeyi atlatamayan Tanürek, yapay solunum cihazına bağlandı. Beyninde oluşan yoğun ödem ve kanama riski nedeniyle doktorların seferber olduğu usta sanatçı, beş gün süren yaşam savaşını kaybetti. Sanatçının cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı bünyesinde ebedi uykusuna uğurandı.
Kamuoyunu Meşgul Eden Tartışmalı Hukuk Süreçleri
Tanürek'e çarpan 34 ABR 93 plakalı Opel marka otomobili kullanan isim, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan idi. Bu kaza, tarafları ve hukuki gelişmeleri nedeniyle uzun süre Türkiye gündemindeki yerini korudu. Duruşma süreci başlamadan hemen önce, Sevim Tanürek'in eşi Ahmet Ürek ve oğlu Cavit Ürek, hazırladıkları dilekçeyle şikayetlerinden vazgeçtiler. Yaşanılan olayın ardından açılan davada sürücünün ehliyetsiz olduğuna dair iddialar kamuoyunda sıklıkla tartışıldı. Mahkeme sonucunda sürücü Burak Erdoğan kusursuz bulunurken, hayatını kaybeden Sevim Tanürek ise sekizde sekiz oranında tam kusurlu ilan edildi. İlk aşamada üç ay hapis cezası alan sürücü gencin bu cezası daha sonra para cezasına çevrildi. Davada sürücü hakkında kusursuzluk raporu hazırlayan Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi Başkanı Eyüp Çakmak'ın, AK Parti iktidarı döneminde Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. genel müdürü olarak atanması ise kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri oldu.
