Türk sanat müziğinin en karakteristik dönemlerinden biri olan 1960'larda, gerek güçlü ses rengi gerekse sahne duruşuyla fırtınalar estiren Sevim Tuna, 1934 yılında İzmir'de hayata gözlerini açtı. Sanat hayatı boyunca kırk yılı aşkın bir süre boyunca musikiye hizmet eden değerli sanatçı, hem şarkılarıyla hem de yer aldığı sinema filmleriyle döneminin en popüler figürlerinden biri haline geldi. İstanbul sahnelerinde adeta kendi saltanatını kuran ve dinleyicilerinin kalbinde silinmez izler bırakan Tuna, Türk sanat müziği dünyasında 'sahnelerin cesur kadını' lakabıyla anılarak adını altın harflerle yazdırdı.
Bağdat Yolunda Başlayan Sahne Saltanatı
Geniş kitleler tarafından hem sesinin kalitesi hem de göz alıcı fiziğiyle kabul gören sanatçı, özellikle 1960'lı yıllarda Türkiye'nin en çok aranan isimlerinden biri konumuna yükseldi. Müzikal kariyerindeki en büyük patlamayı ise 1967 senesinde gerçekleştirdi. O dönem seslendirdiği Bağdat Yolunda isimli efsanevi şarkı, İstanbul'un eğlence hayatında adeta bir dönüm noktası oldu ve onun sahnelerdeki mutlak egemenliğini perçinledi. Dinleyicileri büyüleyen bu güçlü ses, sahne şovlarındaki kendine has tarzıyla da müzikseverlerden büyük takdir topladı. Sanat yaşamı boyunca tavizsiz duruşuyla tanınan sanatçı, müzikal üretkenliğini her daim yüksek tutmayı bildi.
Sinema Perdesinden Televizyona Uzanan Yolculuk
Müzikteki başarısını beyaz perdeye de taşıyan Sevim Tuna, oyunculuk alanındaki yeteneğini de kanıtlama fırsatı buldu. Sinema dünyasında iz bırakan üç önemli filmde başrol veya önemli roller üstlenerek izleyicilerin karşısına çıktı.
Sanatçının rol aldığı filmler şunlardır:
- Kocamdan Ayıramazsın
- Yaratılan Kadın
- Ana Kalbi
Beyaz perdedeki bu başarılı denemelerin ardından, 1980'lerin efsane yapımlarından biri olan Perihan Abla dizisinde de yer aldı. TRT ekranlarında 1986 ile 1988 yılları arasında yayınlanan bu popüler dizinin 3. ve 18. bölümlerinde Belma Güner karakteriyle konuk oyuncu olarak kamera karşısına geçti. Böylece oyunculuk yeteneğini televizyon ekranlarında da sergileyerek geniş izleyici kitlelerine ulaştı.
Özel Yaşamı ve Hayata Vedası
Sanat hayatındaki hareketlilik, Sevim Tuna'nın özel yaşamına da yansıdı. İlk evliliğini Mustafa Tuna ile yapan sanatçının bu evlilikten Canan ve Filiz adında iki kız çocuğu dünyaya geldi. Daha sonra Sami Güçlüer ile ikinci kez nikah masasına oturdu. Üçüncü ve son evliliğini ise Halit Pekpak ile gerçekleştirdi ancak bu evliliği de ayrılıkla sonuçlandı. Hayatının son dönemlerinde ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden ünlü sanatçı, 4 Temmuz 1999 tarihinde akciğer kanseri sebebiyle 65 yaşında İstanbul'da yaşama gözlerini yumdu. Değerli sanatçının cenazesi Bebek Camii'nden kaldırılarak Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Sahnelerin cesur kadını, geride bıraktığı unutulmaz eserler ve güçlü sesiyle Türk sanat müziği tarihindeki yerini daima koruyacaktır.
