Türk müziğinin altın çağında birçok efsanevi esere imzasını atan, Türk halk müziğinden arabeske uzanan geniş bir yelpazede devrim yaratan müzisyen ve besteci Vedat Yıldırımbora, 1944 yılında İzmir'de dünyaya gözlerini açtı. Çocuk yaşlardan itibaren amatör olarak müzikle iç içe yaşayan sanatçı, halkevlerinde aldığı eğitimlerle yeteneğini pekiştirdi ve sazıyla adeta bütünleşerek Türk sanat dünyasında unutulmaz bir serüvenin kapılarını araladı.
Askerlik Yıllarından Profesyonel Sahnelere
Vatani görevini yerine getirmek üzere gittiği Gölcük'te de müzikten kopmayan Yıldırımbora, askeriye bünyesinde kurduğu grupla hem kışla içinde hem de kışla dışında çok sayıda konser gerçekleştirdi. Hafta sonları ise İstanbul'a seyahat ederek oradaki müzikal gelişmeleri ve işleri yakından takip ediyordu. Bu süreç, onun profesyonel kariyerinin en büyük hazırlık dönemi oldu.
Terhisinin ardından, 1966 yılında dönemin popüler solistlerinden Ahmet Sezgin ile çalışmaya başlayarak profesyonel piyasaya adım attı. Bu birlikteliğe altı ay sonra, ilerleyen yıllarda Türk müziğine damga vuracak olan Orhan Gencebay da katıldı. Gencebay, Yıldırımbora'yı ünlü besteci ve şair Abdullah Nail Bayşu ile tanıştırarak hayatında yeni bir sayfa açtı. Bayşu'nun evinde uzun süre konaklayan sanatçı, müzikal vizyonunu profesyonel bir boyuta taşımayı başardı. Bu verimli dönemde stüdyolarda aranan bir bağlama sanatçısı haline gelerek yoğun konser trafiğine katıldı. Anadolu rock müziğinin öncüsü Erkin Koray ile de ortak çalışmalar yaptı. Koray'ın "Yağmur", "Anma Arkadaş" ve "Kızları da Alın Askere" gibi eserlerinde bağlamasıyla eşlik etti.
Mine Koşan Dönemi ve Metronom Yılları
Yıldırımbora, 1970 yılında ilk bestesi "Yağmur"u genç yetenek Mine Koşan'ın seslendirmesiyle plak haline getirdi. Bu çıkışın ardından "Dert Bende" ve "Kara Vicdanlı" gibi büyük beğeni toplayan eserleri de Koşan'ın sesinden dinleyiciyle buluşturdu. Şarkıların sevilmesi Mine Koşan'ı kısa sürede yıldıza dönüştürürken, ikilinin sanatsal ortaklığı 1974 yılında evlilikle sonlandı. Aynı yıllarda usta besteci, 1972 yılında caz kökenli davulcu Burhan Tonguç'un mimarlığını üstlendiği Metronom grubunda yer aldı. Sahnede 15 kişilik devasa bir kadroyla boy gösteren grupta Yıldırımbora bağlamada, eşi Mine Koşan ise solist olarak sahne alıyordu. İkili, 1978 yılında Arapça albüm çalışmaları ve konserler için Mısır'a gitti. Kahire'de kaldıkları iki yıllık süreçte "Kahire'de" isimli özel bir albüm yaptılar. İstanbul'a döndükte sonra Orhan Gencebay ile ortak çalışmalarını 1990 yılına kadar sürdürdü.
Keşifler ve Yapımcılık Serüveni
Müzik dünyasında vizyoner kimliğiyle de öne çıkan Yıldırımbora, Sibel Can'daki cevheri keşfetti. Can'a şarkıcı olmasını teklif eden usta müzisyen, sanatçının assolistlik kariyerini başlatan albümlerin prodüktörlüğünü üstlendi. 1990 yılında kurduğu Hamle Plak şirketiyle yapımcılık sektörüne girerek Selami Şahin, Seda Sayan ve Suavi gibi isimlerin albümlerini çıkardı. Şirket, 2000'li yılların başında kapılarını kapattı. Ancak usta müzisyen, 2011 yılında Bordo Müzik markasıyla sektöre geri döndü. Mine Koşan ile olan evliliğini 1987 yılında sonlandıran Vedat Yıldırımbora, arkasında Türk müziğinin yönünü değiştiren yüzlerce ölümsüz eser bıraktı.
Öne Çıkan Eserleri
Sanatçının Türk müziğine kazandırdığı ve geniş kitleler tarafından sevilerek dinlenen başlıca besteleri şunlardır:
- Mine Koşan tarafından seslendirilen "Yağmur", "Dert Bende" ve "Gelme"
- Sibel Can'ın ses getiren albümlerindeki "Silemediler" ve "Bulursun Beni"
- Seda Sayan yorumuyla sevilen "Ayıp Değil mi" ve "Ya Benim Olursun"
- Müslüm Gürses klasiği olan "Taksici" ve "Garipler Yakar"
