Müslüm Gürses, gerçek adıyla Müslüm Akbaş, 7 Mayıs 1953'te Urfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Fıstıközü köyünde doğdu. Hayranları onu sevgiyle Müslüm Baba diye çağırdı. Türk arabesk müziğinin en etkili temsilcilerinden biri olarak tarihe geçen sanatçı; onlarca albüm, 39 sinema filmi ve kendine özgü bir hayran kültürüyle müzik dünyasına damgasını vurdu. 3 Mart 2013'te 60 yaşında hayatını kaybetti.
Halfeti'den Çukurova Radyosu'na
Babası Mehmet Akbaş hem çiftçilik yapar hem de bağlama çalardı; annesi Emine Akbaş. Müslüm, Zeyno ve Ahmet adlı iki kardeşiyle ilk yıllarını Şanlıurfa'da geçirdi. Üç yaşında ekonomik nedenlerle aile Adana'ya göç etti. Büyüdüğü bu kentte terzi çıraklığı ve kunduracılık yaparak geçimini sağladı; ilkokul sonrasında öğrenimine devam etme imkânı olmadı. On dört yaşında Adana Aile Çay Bahçesi'nde düzenlenen bir yarışmada birinci oldu; "Gürses" soyadını da o günlerde edindi. Kısa süre sonra Çukurova Radyosu'nda profesyonel sanatçı olarak çalışmaya başladı.
İlk Albüm, Ağır Kaza ve Yükselen Şöhret
1968'de İstanbul'a gelen Gürses, Emmioğlu / Ovada Taşa Basma adlı plağını piyasaya sürdü. O dönem için yüksek bir rakam olan 300 bin satışa ulaşan bu plak, adını ülke genelinde duyurdu. Artan turne yoğunluğu beklenmedik bir bedel getirdi: Anadolu'da geçirilen trafik kazasında alın kemiği parçalandı ve şoförü hayatını kaybetti. Kaza, koku alma duyusunu tümüyle ortadan kaldırdı; işitmesini ise yarı yarıya düşürdü. Ameliyatta alına takılan metal plaka beynini koruması için gerekliydi. Gürses, yaşadığı mucizevi kurtuluşu ilerleyen yıllarda şükranla dile getirdi. Özür Diliyorum Senden, İsyankar ve Ben İnsan Değil miyim albümleriyle arabeskin önde gelen sesleri arasına girdi.
1979'da İsyankar filmiyle kamera önüne de geçen Gürses, kariyeri boyunca toplamda 39 uzun metrajlı filmde rol aldı. Çocukluğundan beri filmlerini hayranlıkla izlediği oyuncu Muhterem Nur ile 1982'deki Malatya turnesinde tanışan sanatçı, 1985'te onunla evlendi.
90'ların Fenomeni: Müslümcüler
90'lı yılların başında Gürses konserleri alışılmışın çok dışında bir görünüm aldı. Müslümcüler adıyla anılan fanatik kitle, şarkılardaki yalnızlık, öfke ve ayrılık temalarını derinden özümseyerek sahne önlerinde jiletlerle kendine zarar vermeye başladı. Büyük çoğunluğu kente uyum sağlayamamış kesimlerden oluşan bu dinleyici topluluğu, arabesk içinde kendine özgü bir alt kültür yarattı. Sanatçının defalarca yaptığı uyarılar bu görüntüleri önlemeye yetmedi; konserler toplumun geniş kesimlerinden sert eleştiri aldı. Aynı dönemde lüks bir tekne güvertesinde çekilen klip, kendini ikinci sınıf vatandaş hisseden hayranlar arasında büyük bir hayal kırıklığı yarattı. On beş yıl boyunca birlikte çalıştığı Elanor plak firmasıyla da o yıllarda yollar ayrıldı.
Dönüşüm, Mungan İşbirliği ve Son Yıllar
2000'li yıllarda Gürses'in müzikal yelpazesi belirgin biçimde genişledi. Nilüfer'in "Olmadı Yar"ını, Teoman'ın "Paramparça"sını ve Tarkan'ın "İkimizin Yerine"sini yorumladı; Sezen Aksu şarkılarını da repertuvarına kattı. Eleştirenlere arabesk özünü koruduğunu ve farklı türlerdeki eserleri yalnızca kendi sesiyle yeniden biçimlendirdiğini vurguladı. 2006'da yazar Murathan Mungan ile hazırladığı Aşk Tesadüfleri Sever albümünde David Bowie, Leonard Cohen, Jane Birkin ve Garbage gibi yabancı sanatçıların bestelerini yorumladı; proje yeni bir dinleyici kitlesinin ilgisini çekti. Kasım 2010'da Pasaj Müzik güvencesiyle çıkan Yalan Dünya, son stüdyo albümü oldu.
15 Kasım 2012'de kalbine stent takılan Gürses, üç gün sonra karaciğer ve böbrek komplikasyonları nedeniyle yoğun bakıma alındı. Memorial Şişli Hastanesi'nde yaklaşık dört ay solunum cihazına bağlı kalan Müslüm Gürses, 3 Mart 2013'te hayatını kaybetti.
