Edebiyat dünyasına çocuk yaşlarda adım atan Ayşe Kilimci, 10 Şubat 1954 tarihinde İzmir'de dünyaya gözlerini açtı. Kaleme aldığı çocuk kitapları ve öykülerle modern Türk edebiyatında derin izler bırakan yazar, köklü bir aile geçmişinden süzülüp gelen yaratıcı yazın yeteneğini erken yaşta kanıtlayarak geniş bir okur kitlesine ulaşmayı başardı. Henüz ilkokul sıralarındayken uluslararası alanda kazandığı başarıyla edebiyat yolculuğuna yön veren Kilimci, hayatı boyunca yazın dünyasının içinde aktif olarak yer aldı. Hem tiyatro sahnelerinde hem de yayınevlerinin sayfalarında kendine yer bulan sanatçı, kazandığı saygın ödüllerle öykülüğünü taçlandırmıştır.
Köklü Kâtipzâde Ailesinin Mirası
Ayşe Kilimci'nin aile kökenleri, İzmir ve çevresinde oldukça büyük bir ün kazanmış olan Kâtipzâde ailesine dayanmaktadır. Yazarın baba tarafı, bu geniş ailenin Kilimcizâde kolunun bir temsilcisidir. Ailenin diğer kolları arasında Çelebizâde, Osmanzâde, Aksoy, Alpyörük, Kutluay, Evliyazâde, Yemişçizâde, Kançıbanzâde, Kantarcızâde, Kapanizâde, Uşşakizâde ve Ragıp Paşazâde gibi Osmanlı döneminde İzmir ve çevresinde ünlenmiş büyük sülaleler yer almaktadır. Tarihsel süreçte Kırım coğrafyasından Konya'ya, oradan da İzmir'e göç eden Kâtipzâdeler, Osmanlı İmparatorluğu'nda çok çeşitli ve kritik kademelerde görevler üstlenmişlerdir. Bu görev süreçte, 1700 ile 1827 yılları arasına yayılmaktadır. Bu dönem, III. Ahmet saltanatından başlayıp, İzmir Âyanı olan Kâtipzâde Mehmet Efendi'nin II. Mahmut tarafından idam edilmesine kadar geçen süreyi içerir.
İlk Ödül ve Genç Yaşta Keşedilen Yetenek
Ayşe Kilimci'nin yazma serüveni, çocukluk yıllarında katıldığı bir yarışmayla uluslararası boyut kazandı. Çimentep İlkokulu'nda öğrenci olduğu sırada, Hindistan merkezli Shankar's Weekly dergisinin düzenlediği Dünya Çocuklararası Hikâye Yarışması'na katıldı. Kendi yaş grubunda birinci olarak edebiyat dünyasına adını altın harflerle yazdıran Kilimci, bu alandaki ilk büyük başarısını elde etti. İlerleyen yıllarda İzmir Kız Lisesi'nde eğitimine devam ederken, edebiyat öğretmeni Nafize Öztok onun olağanüstü yazma yeteneğini keşsetti. Öğretmen Öztok, Kilimci'nin şiir ve hikayelerini barındıran özel dosyayı İstanbul'a bizzat götürerek Varlık dergisine ulaştırdı. Bu önemli adım, Kilimci'nin Varlık dergisine girmesini sağladı. Genç yazar, henüz lise öğrencisiyken 1972 yılında bu dergiden ilk telif ücretini almayı başarıdı.
Tiyatro Çalışmaları ve Yayın Dünyası
Lise yıllarında başlayan telif süreci, sonraki dönemlerde artarak devam etti. Yazar, Oxford yayınlarından da hikâye telifleri kazandı. Yükseköğrenimini Ankara Sosyal Hizmetler Akademisi'nde sürdüren Kilimci, edebi ufkunu genişletmek amacıyla tiyatroya yöneldi. Oyun yazma arzusuyla Ankara Sanat Tiyatrosu bünyesine katılan yazar, burada tiyatronun tozunu yuttu. Birçok tiyatro oyununda amatör oyuncu olarak sahne aldı. Kilimci'nin sahneye çıktığı bu yapımlardan en dikkat çekeni ise Bertolt Brecht tarafından kaleme alınan ünlü Carrar Ananın Silahları adlı tiyatro oyunuydu.
Yazarın eserlerini yayımlayan ve telif sağlayan kurumlar arasında şu yayınevleri öne çıkmaktadır:
- Bilgi Yayınevi
- Epsilon Yayınevi
- Altın Kitaplar
- Tudem Yayınları
- İskele, Kök, Kaynak, Oğlak, Pupa Yayınları
Edebi Yapıtları ve Saygın Ödülleri
Ayşe Kilimci'nin ilk öykü kitabı olan Yapma Çiçek Ustaları, 1976 yılında Bilgi Yayınevi tarafından basılarak okuyucuya sunuldu. İlk kitabının ardından yazın dünyasındaki üretkenliğini sürdüren yazar, 1995 yılında edebiyat çevrelerinde büyük ses getiren bir ödüle ulaştı. Yeni Moda Aşklar Destanı adlı öykü derlemesiyle saygın Yunus Nadi Armağanı'na layık görüldü. Öykü alanındaki yetkinliğini kazandığı diğer büyük ödüllerle de perçinleyen Kilimci, 1999 yılında Yıldızları Dinle adlı eseriyle Haldun Taner Öykü Ödülü'nü müzesine götürdü. Hemen ertesi yıl, 2000 senesinde ise Aktör adlı öykü kitabıyla aynı ödüle üst üste ikinci kez layık görülerek öykücülük kariyerinde unutulmaz bir başarıya imza attı.