Ava Lavinia Gardner, 24 Aralık 1922 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Carolina eyaletinde, yoksul bir çiftçi ailesinin yedinci ve en küçük çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Hayatı büyük zorluklarla başladı. Kıt kanaat geçinen pamuk ve tütün işçisi bir ailenin kızı olan genç yetenek, zorlu geçen çocukluk yıllarının ardından beyaz perdenin efsanevi isimlerinden birine dönüştü. Sinema dünyasında sergilediği başarılı oyunculuk performansı ve büyüleyici güzelliği sayesinde tüm dünyada büyük bir üne kavuştu. Çocukluğundan itibaren yoksullukla mücadele eden bu genç kız, aynı zamanda sergilediği azmiyle Hollywood'un unutulmaz yıldızları arasında kendine sarsılmaz bir yer edindi.
Ava Gardner'ın Gençlik Yılları ve Sinemaya Adım Atışı
Yıldızın çocukluğu Kuzey Carolina ve Virginia arasında mekik dokuyarak geçti. On üç yaşındayken babası Jonas Bailey Gardner'ın amansız bir hastalığa yakalanıp vefat etmesi, aileyi derinden sarstı. İskoç, İrlandalı ve İngiliz köklerine sahip olan babasının ölümünden sonra annesi Mary Elizabeth ile birlikte memleketine geri dönen Ava, burada eğitimine devam etti. 1939 senesinde liseden başarıyla mezun olunca yüksek okul eğitimi almaya başladı. Kararlı bir duruş sergiledi. Genç kadının sinema yolculuğu ise oldukça sancılı başladı. Hollywood yapımcılarının dikkatini çekmeden evvel birkaç ufak yapımda önemsiz roller üstlendi. Asıl çıkışını 1946 yılında Burt Lancaster ile başrolü paylaştığı The Killers filmiyle gerçekleştirdi. Bu yapıt, onu küresel ölçekte tanınan bir ikon haline getirdi. Filmde kendi sesiyle şarkı söyleyen aktris, sonraki projelerinde sesinin dublajla değiştirilmesinden derin bir hoşnutsuzluk duydu. Bu durum onu fazlasıyla üzdü.
Zirveye Tırmanış, Evlilikler ve Unutulmaz Performanslar
Özel yaşamıyla da sürekli gündemde kalan aktris, hayatı boyunca üç evlilik yaptı. Aşkı bulmakta zorlanmıştı. Gardner'ın gerçekleştirdiği evliliklerin listesi şu şekildedir:
- 1942 yılında yaşamını birleştirdiği aktör Mickey Rooney,
- 1945 senesinde nikah masasına oturduğu müzisyen Artie Shaw,
- 1951 yılında evlendiği dönemin en popüler sanatçısı Frank Sinatra.
Güzel oyuncunun gerçekleştirdiği bu üç evlilikten de hiç çocuğu olmadı.
Kariyerinin en parlak döneminde, 1953 yılında rol aldığı Mogambo filmiyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Ancak bu prestijli ödülü Roman Holiday filmindeki rolüyle Audrey Hepburn kazandı. Sinema eleştirmenleri, yıldızın en başarılı oyunculuk performansını The Night of the Iguana filminde hayat verdiği Maxine Faulk karakteriyle sergilediğini belirtir. İlginçtir ki, Gardner bu unutulmaz performansı ile Oscar adaylığı elde edemedi. Bu büyük bir hayal kırıklığıydı.
Çıplak Ayaklı Kontes filminin çekimleri sırasında öğrendiği flamenko dansı ise hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bazı geceler sabaha kadar aralıksız flamenko yaptığı bilinirdi. Hatta otomobil tutkusuyla da bilinen ünlü aktris, 1962 yılında Mercedes'in efsanevi martı kanat model aracıyla büyük bir kaza atlattı. Kazada takla atan araçtan kendi çabalarıyla çıkamayınca, otomobil üreticisi Mercedes bu modelin tasarımını güvenlik gerekçesiyle değiştirmek durumunda kaldı.
Avrupa Yılları ve Sessiz Veda
1950'li yılların sonuna doğru İspanya'ya taşınma kararı alan Gardner, daha sonra yaşamının sonuna dek ikamet edeceği İngiltere'nin başkenti Londra'ya yerleşti. Burada gözlerden uzak, sakin bir yaşam sürmeyi tercih etti. 1989 yılında geçirdiği ağır felç sonrasında tüm tedavi masraflarını eski eşi Frank Sinatra üstlendi. Sinatra onu hiç unutmadı. Efsanevi aktris, 25 Ocak 1990 tarihinde Westminster, Londra'daki evinde zatürre sebebiyle 67 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yalnız geçirdiği son yılların ardından hayata veda eden Gardner'ın cenazesi doğduğu topraklara nakledildi. Bu son yolculukta naaşına sadece sadık bakıcısı Carmen Vargas ve Welsh Corgi cinsi köpeği Morgan eşlik etti.
Naaşı Kuzey Carolina'daki Sunset Memorial Park'ta anne, baba ve kardeşlerinin yanına defnedildi. Vefatının ardından Smithfield kasabasında onun anısını yaşatmak amacıyla özel bir müze açıldı. Amerikan Film Enstitüsü'nün hazırladığı en önemli yüz yıldız listesinde kendine yer bulan sanatçı, 1995 yılında saygın sinema dergisi Empire tarafından da tarihin en seksi yüz oyuncusundan biri olarak tescillendi.
