Türk tiyatro ve sinemasının unutulmaz çınarlarından Avni Dilligil, Osmanlı İmparatorluğu'nun son demlerinde, 1 Ocak 1908 tarihinde Hayfa'da dünyaya gözlerini açtı. Tiyatroya adadığı ömrünü 21 Mayıs 1971'de İstanbul Kadıköy'deki bir tiyatro kulisinde geçirdiği kalp krizi neticesinde noktalayan usta sanatçı, arkasında yüzlerce sinema filmi ve devasa bir sanat ekolü bıraktı. Kendisi Trabzonlu bir ailenin evladıydı. Sanat yolculuğuna genç yaşta adım atan Dilligil, başladığı yaşam mücadelesini Türk kültür tarihinin en saygın isimlerinden biri olarak tamamladı.
Sanatla Filizlenen Bir Ömür ve Eğitim Yılları
Trabzon'un köklü eşrafından Rahmi Bey ile Selvinaz Hanım'ın oğlu olan Avni Dilligil, çocukluk ve gençlik yıllarında eğitim hayatına büyük önem verdi. Ortaöğrenim serüvenine Edirne Lisesi çatısı altında başlayan yetenekli genç, daha sonra eğitimini sürdürmek üzere İstanbul Lisesine geçiş yaptı. Lise eğitimini İstanbul'da başarıyla tamamlamasının hemen ardından, içindeki sahne aşkını dindiremeyerek tiyatro dünyasına adım atmaya karar verdi. Sanat hayatı genç yaşta başladı. Takvimler 1927 yılını gösterdiğinde, Şehir Tiyatroları bünyesinde sahnelenen Hamlet oyunuyla profesyonel sanat hayatına resmen adım attı.
Türk Tiyatrosuna Yön Veren Girişimleri ve Sahne Tutkusu
Şehir Tiyatroları'nda uzun yıllar oyunculuk yapan sanatçı, yönetmen Muhsin Ertuğrul ile yaşadığı fikir ayrılığı sonrasında bu kurumdan ayrıldı. Bu ayrılık yeni kapılar açtı. Kendi tiyatro vizyonunu hayata geçirmek amacıyla kolları sıvayan Dilligil, pek çok oluşumun kurulmasında aktif rol oynadı. Kurucusu olduğu sahneler şunlardır:
- Ses Opereti
- İzmir Şehir Tiyatrosu
- Gençlik Tiyatrosu
- Çığır Sahne
- Halk Tiyatrosu
- Avni Dilligil Tiyatrosu
Kurucusu olduğu sahnelerin dışında, dönemin diğer önemli topluluklarında da çeşitli görevler alarak deneyimini zenginleştirdi. Görev aldığı diğer topluluklar şunlardır:
- Raşit Rıza Tiyatrosu
- Türk Tiyatrosu
- Bizim Tiyatro
Dilligil, duruşuyla tiyatroda derin izler bıraktı. Sanatçının disiplinli duruşu ve kendine has üslubu, "Tiyatroda demokrasi olmaz" şeklindeki ünlü sözüyle özdeşleşerek belleklerde yer etti.
Beyaz Perdenin Üretken Yüzü ve Yetiştirdiği Dehalar
Tiyatro sahnelerindeki muazzam başarısını beyaz perdeye de taşımayı başaran Avni Dilligil, Türk sinemasında da son derece üretken bir kariyer inşa etti. Sinema dünyasına 1941 yapımı Kahveci Güzeli filmiyle adım atan sanatçı, kariyeri boyunca 350'den fazla sinema eserinde rol aldı. Oyunculuğun yanı sıra kamera arkasına da geçen usta isim, 1950 yapımı Oğlum İçin filmiyle yönetmenlik koltuğuna oturdu. Kamera arkasında da oldukça aktifti. Sinemadaki üretkenliğini senaryo yazarlığı ile taçlandıran sanatçı, kariyeri boyunca dört farklı film senaryosuna da imzasını attı. Eğitmenlik yönüyle de öne çıkan Dilligil, sahne dünyasına yeni yetenekler kazandırmak için büyük çaba harcadı. Yetiştirdiği önemli sanatçılar arasında şu isimler yer alır:
- Nejat Uygur
- Metin Serezli
- Ayşen Gruda
- Halit Akçatepe
- Hulusi Kentmen
Onların yeteneklerini keşfederek geniş kitleler tarafından tanınmalarına vesile olan usta sanatçı, adeta tek başına bir okul gibi çalışarak Türk sahne sanatlarına paha biçilemez değerler kazandırdı.
Sanatçı Bir Aile ve Sonsuzluğa Uzanan Miras
Avni Dilligil'in özel hayatı da kendisi gibi sanatla iç içe geçmiş bir yapıya sahipti. Gazeteci Turhan Dilligil ile Türk sinemasının dev aktrislerinden Aliye Rona'nın ağabeyi olan sanatçı, aileden gelen bu güçlü sanat mirasını ve köklü bağları sonraki nesillere de başarıyla aktardı. 1933 yılında hayatını birleştirdiği ilk eşi Nezahat Tanyeri ile olan evliliğinden Erhan Dilligil isimli bir oğlu dünyaya geldi. Belkıs Dilligil ile evliliğinden ise oyuncu Çiçek Dilligil ile Devlet Tiyatroları eski genel müdürü Rahmi Dilligil dünyaya geldi. Hayatının son anına kadar sahnelerden kopmayan usta tiyatrocu, Kadıköy'de bir oyun öncesi kuliste geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Sanatçının anısını yaşatmak adına 1978 yılından itibaren Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri düzenlenmeye başladı. Bu ödüller büyük bir saygınlığa ulaştı.
